‘Barış için herkes’ bir araya geliyor…

‘Bu suça ortak olmayacağız’ diyerek imza kampanyası başlatan ve Hükümet ile ona yakın medya dışında herkesin desteğini alan barış çağrısı ortak hareket etme konusunda önemli bir adım atıyor. Barış için Akademisyenlere destek vermek, devam eden savaşın son bulması için toplumun çeşitli kesimlerinin bir araya gelerek oluşturduğu barış inisiyatifleri buluşuyor.

‘Barış için herkes’ adı verilen buluşma bugün saat 19.30’da Şişli Kent Kültür Merkezinde yapılacak. Buluşmada Barış için Akademisyenler, yazarlar, edebiyatçılar, sağlıkçılar, sendikacılar, gazeteciler, kadınlar, mali müşavirler, tribünler, tur rehberleri, psikologlar… barış isteyen herkes bir araya gelecek.

‘BARIŞ İÇİN HERKESİ ÇAĞIRIYORUZ’

‘Barış için herkes’ forumunu düzenlemek için, imzacı akademisyenlerle görüştüklerini ve bu görüşmenin üzerine forum düzenlemeyi planladıklarını belirten Barış İçin Edebiyatçılardan Ayşegül Tözeren, “Asıl amacımız barış için inisiyatiflerinin bir çatı altında toplanabildiğini, birbirinden bağımsız gruplar olmadığını göstermek, bu inisiyatiflerin amaçlarının aynı olduğuna dikkat çekmek” diye konuştu.

Barış için Akademisyenlerin bildiriyi yazma sebepleri olan, çatışmalı sürecin bitirilmesi ve müzakerelerin başlaması talebini desteklediklerini vurgulayan Tözeren, “Barış için inisiyatifler olarak ‘Amasız, eğersiz, fakatsız bu suça ortak oluyoruz’ dedik. ‘Amamız yok, eğerimiz yok, fakatımız yok akademisyenler ne suç işlemişse biz de ona ortak oluyoruz ve barış en güzel suçtur’ dedik. Tabii bu suçsa” değerlendirmesinde bulundu.

Tözeren foruma, barış için düşünen, kafa yoran, bunu dert eden herkesi davet etti.

Barış İçin Yazarlardan Hakkı Zariç de ‘Barış için herkes’ buluşmasını “Ülkenin bir yanında olan bitene sessiz kalmayı değil, acıyı ortak kılmayı hedef alan barışseverler, savaşa karşı barış inisiyatifleri olarak toplu hareket edip sivil araçları kullanarak sorumluluk üstleniyor.” sözleriyle değerlendirdi.

Barış İçin Fotoğrafçılardan Galata fotoğrafhanesinden Yücel Tunca ise farklı farklı inisiyatifler tarafından ortaya koyulan tepkilerin tekil kaldığına, çok fazla etki yaratmadığına dikkat çekti. Tunca, hedeflerinin  bu forumu kalıcı bir birlikteliğe dönüştürmek ve barışın sesini büyük kitlelere duyurmak olduğunu ifade etti.

 ‘BARIŞ HABERİ YAPMAK İSTİYORUZ’

Bölgede devam eden çatışma ortamının Türkiye’nin büyük çoğunluğunda tepkilere neden olduğuna dikkat çeken Barış İçin Gazetecilerden Gökhan Durmuş, “Belki bu tepkilerin sembolü olan akademisyenler Türkiye’de yeni bir cephenin de önünü açtı. Çok farklı kesimlerden insanlar barış taleplerini haykırdılar akademisyenlerin ardından. Bizler savaşın değil barışın haberini yapmak istiyoruz. Çünkü savaş biz gazeteciler içinde ekstra baskı, tehdit, tutuklama anlamına geliyor” diye konuştu.

‘BİZE DAYANIŞMAK DÜŞÜYOR’  

Barış için Akademisyenlerden Prf. Dr. Beyza Üstün: Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Halkların öldürüldüğü, parçalanan kesimlerin duyarsız kaldığı bu dönemde dayanışmayı büyütmek ve barışa ses olmak çok kıymetli. Barış amacıyla yapılan tüm forumlar çok kıymetli. Yaşananlara göz yummak istemiyorlar, çözüm sürecine dönülmesini istiyorlar. Bir an evvel bu katliamların durması gerekiyor. Yakarak, vurarak halkların öldürülmesi, gençlerin, çocukların, kadınların öldürülmesine, bizler de burada tanıklık ederek acı çekiyoruz. Mutlaka çözüm sürecine geçilmesi gerekiyor, akan kanın durması gerekiyor, barışın bir an önce inşa edilmesi gerekiyor. AKP Hükümeti inadına savaşı körüklüyor, inadına egemenliğini, iktidarını savaştan ve kapitalizm süreçlerinden beslenerek alıyor. Bize de dayanışmak ve barışı savunmak düşüyor.

‘İŞÇİ SINIFI BARIŞIN TARAFI OLMALIDIR’

Barış İçin Sendikacılardan Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek: Barış için herkes inisiyatifine barış için sendikacılar olarak destek veriyoruz. Bu inisiyatif barışın toplumsallaşması açısından önemli. Kürt halkının demokratik taleplerinin karşılanmayıp savaş açılması, işçilere, emekçilere de çok şey kaybettiriyor. Bu, savaşçı politikalar işsizlik, hayat pahalılığı ve zamlar olarak emekçilere dönüyor. Patronlar bu sorunu kullanarak fabrikalarda işyerlerinde işçilerin birliğini bozuyor ve insanca yaşam insanca çalışma taleplerini bastırıyor. İşte tüm bu bahsettiklerim ışığında işçi sınıfı barışın tarafı olmalıdır.

‘MAÇLARDAN TAT ALMIYORUZ’

Barış İçin Tribünlerden Mor Barikattan Dilek Demir: Bir araya gelme sebebimiz barış, ülkenin bu ortamında tribünler olarak sessiz kalamazdık, barış istiyoruz akan kanın durmasını istiyoruz, bunun için de bir araya gelme kararı verdik inisiyatifler olarak. Forumdan beklentimizi hepimiz bir arada kendi basın açıklamalarımızla, sosyal medya hesaplarımızla ilettik. Ama barış isteyen her kesimin daha güçlü bir şekilde bunu haykırmasını, ifade etmesini haykırmak istiyoruz. Daha huzurlu bir ortamda, tribünlerde maç yapalım, tek derdimiz tuttuğumuz takım olsun. Barış istiyoruz.

‘SAVAŞA KARŞI ORTAK BİR TEPKİMİZ VAR’

Barış İçin Kadın Girişimi Üyesi Feride Eralp: Barış için kadın girişimi savaşa karşı uzun zamandır mücadele ediyor, dolayısıyla biz de “Barış için herkes” içindeyiz. Bir araya gelme sebebimiz de tek başımıza, farklı farklı gruplar olarak bu savaşın şiddetine karşı, devletin savaşı meşrulaştırmasına karşı hep birlikte olursak etkili bir ses çıkarabileceğimiz düşüncesi. Farklı farklı noktalarda duruyoruz, fakat savaşa karşı ortak bir tepkimiz var. Bunu dillendirmek için bir araya geliyoruz. İlk bir toplantı, esas amacı birlikteliğimizi gücümüzü görmek. ‘Barış için herkes’ adlı bu toplaşma, içindeki gruplarla kendi karar verecek ne olacağına. Özellikle uluslararası alanda görünür olmak açısından bu forum çok önemli. Hem savaşın hem de devletin, iktidarının teşhir olması için, uluslararası kamuoyu oluşturmak açısından iyi bir toplantı.

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir