Demirtaş’tan işçilere birlikte mücadele çağrısı

DİSK Genel Kurulu’nda konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AKP’nin Kürdistan’da insanlık suçu işlediğine dikkat çekerek, “Silopi’de 500’ün üzerinde genç dağa çıktı. Cizre’de kaç kişinin çıkacağını bilmiyoruz” dedi. İşçilere “Bu ülkenin kontağı, anahtarı, direksiyonu sizsiniz” diyerek, birlikte mücadele çağrısı yapan Demirtaş, “Nehirlerin hepsi kıymetlidir ama önemli olan deniz olmaktır” diye konuştu. Demirtaş, Davutoğlu’nun “Suriye mültecileri için 10 milyar dolar harcadık” sözleri için de “Külliyen yalandır, Türkiye’nin gideri bir milyar dolar bile değildir” dedi.

DİSK’in 15. Olağan Genel Kurulu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın konuşmasıyla devam etti. Sık sık “Cizre halkı yalnız değildir” sloganlarının atıldığı kurulda, Demirtaş, konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Demirtaş konuşmasına, AKP’nin Kürdistan’da gerçekleştirdiği insanlık suçlarını hatırlatarak başladı. AKP eliyle Türkiye’de vahşi bir kapitalizmin devreye konulduğunu söyleyen Demirtaş, “Bu iktidar işçilere vaatlerde bulunarak mı geldi iktidara? AKP eliyle ülkede vahşi kapitalizm devreye konuluyor. Evet, bu ülkeye bir devrim gerek. Faşistler bu kadar rahat bir araya geliyorsa, ileri düşünenler bir araya gelemiyorsa sorundur. Evet, bir araya gelmek gerekiyor. Faşizmdir teklikte birleşmek. Ama biz tekleşemeden de birleşebiliriz” dedi.

Türkiye’nin hem içerde hem de dışarıda devasa sorunlar yaşadığını dile getiren Demirtaş, “Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana böyle krizi yaşamadı. Ya ülkemizin geleceğini, Saray etrafından kurulan karanlık odakların kurduğu geleceğe teslim edeceğiz ya da bizler belirleyeceğiz geleceğimizi” diye konuştu.

‘Silopi’de 500’ün üzerinde genç dağa çıktı’

Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hem Suriye, hem Kürt, hem Alevi, hem emekçi sorunları birbirinden ayrı düşünülemez. Evet, silah ve siyaset bir arada olmaz. ‘Silah ve siyaset bir arada olmaz’ diyenler, çıkıp devletin kullandığı argümanlara baksın. ‘Savaş olmasın’ demekle savaş bitmiyor. ‘Bal bal’ demekle ağzınız bal olmuyor. Şiddeti bitirmenin, Kürt sorununu kan, acı, ölüm dışında, çıplak bedenleri teşhir etmekse, Cizre’de katliamlar yapmaksa bunu kabul etmiyoruz. Şu anda elimizde net bir sayı yok ama Silopi’de 500’ün üzerinde genç dağa çıktı. Cizre’de kaç kişinin çıkacağını bilmiyoruz. Evet, bu işler silahla çözülmüyor ama gerçekçi bir çözüm politikası olmadan da olmuyor.”

‘Birbirimizin acısına ağlayamıyorsak nasıl kardeşiz’

Çatışmalı süreçte yaşanan can kayıplarına ve devlet tarafından uygulanan vahşetin görülmemesine dikkat çeken Demirtaş, “Bu savaşta yüzlerce asker, polis öldü. Ama bunun yanında bu savaşta Kürt çocukları da öldü. Hani kardeştik. Birbirimizin acısına ağlayamıyorsak nasıl kardeşiz. Ben bir askerin, polisin acısına üzülmüyorsam insanlığımdan kaybetmişimdir, orada artık sözüm olmaz. Bu savaşta 30 bin Kürt öldü. Onun acısını görmeden nasıl olacak peki. Acı çok büyük ancak bütün bu acıları ortaklaştırmak daha büyük. Biraz daha empati yapmak gerekir. Her yerde birbirimize dokunmamız lazım. Birbirimizi tanıdıkça korkularımız gider. Bu korkularımızdır AKP’yi bu kadar büyütenler” diye konuştu.

Demirtaş’tan işçilere: Bu ülkenin kontağı, anahtarı, direksiyonu sizsiniz’

DİSK’li işçilere seslenen Demirtaş, “50 yıllık büyük bir birikiminiz var. Şimdi önümüzdeki yüz yılı kurarken, sizler belirleyicisiniz. Bu ülkenin kontağı, anahtarı, direksiyonu sizsiniz. Ülkenin geleceğini gaz yiyenler, direnenlere belirleyecek, sarı sendikacılar değil. Lütfen biraz daha yan yana durun. Bizler temel ilkelerde buluşmak zorundayız” dedi.

‘İnsanlar kimliklerinden utanç duymamalı’

Devletin inanç ve kimliklere yaklaşımını eleştiren Demirtaş, “İnsanlar kimliklerinden utanç duymamalı ama özgür yaşamalı. Sen cemevine giderken, tedirginsen orada inanç özgürlüğünden bahsedemezsin. Sen AKP Kürdü değilim dediğinde başına bir şey gelecekse orada özgürlük yoktur” diye konuştu.

‘Barış dediğimiz her türlü çatışmanın son bulmasıdır’

Emek, demokrasi ve barışın asla birbirinden ayrılamayacağını dile getiren Demirtaş, “Barış dediğimiz şey silahların ortadan kalkması değildir, orada her türlü çatışmanın son bulmasıdır. Kadınlar sokak ortasında katlediliyorsa orada barıştan söz edilemez. Cizre’de silahlar sussa bu ülkeye barış geldi mi diyeceksiniz?” dedi.

’10 milyar dolar harcadık’ külliyen yalan

Davutoğlu’nun “Suriye’den gelen mültecilere 10 milyar dolar harcadık” sözlerine de değinen Demirtaş, “Suriye’den geldi diye niye insanlar yabancı oluyorlar ki. Gelenler Türkmen, Kürtler, Aleviler. Gelenler bizleriz yani. ’10 milyar dolar harcamışız’ diyorlar, külliyen yalandır. Gelenlerin yükü toplumun üzerindedir. Türkiye’nin gideri bir milyar dolar bile değildir” şeklinde eleştirdi.

‘Ağaca baktıklarında dolar görüyorlar’

Demirtaş, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Gelir dağılımdaki adaletsizliği gidermenin yolu, neo-liberal politikalar ve kapitalizm değildir. İşçiyi meta gibi gören anlayışı var. İşçiler artık ‘mal’ gibi satılacak. Dünyaya sağdan bakıyorlar. Bunlar ağaca baktığından ben, sen gibi yeşil görmüyor, bunlar dolar görüyorlar, kereste görüyorlar. Adam odun olunca, gördüğü de odun olur.”

Birlikte mücadele çağrısı yapan Demirtaş, “Nehirlerin hepsi kıymetlidir ama önemli olan deniz olmaktır” diyerek, konuşmasını sonlandırdı.

Demirtaş’ın konuşmasının ardından genel kurul, mali ve idari raporların okunmasıyla devam ediyor. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir