KCK: Ankara eylemi ‘Kürdistan’daki katliamlara karşı bir misilleme eylemi olabilir’

AKP hükümeti tarafından başlatılan savaş ve Cizre başta olmak üzere Kürdistan’da devam eden katliamlar, özyönetimler ve sürece ilişkin ANF’nin KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık ile yapılan röportajda, gündeme gelen Ankara’da ki askeri araçlara yönelik yapılan eyleme ilişkin değerlendirmeyi konunun öneminden dolayı ayrı bir başlık halinde aşağıda sunuyoruz.

Bayık, ‘bunu kim yaptı bilmiyoruz. Ama Kürdistan’daki katliamlara bir misilleme eylemi olabilir’ tespitinde bulundu.

ANKARA EYLEMİ MİSİLLEME OLABİLİR

Ankara’da militarizmin merkezinde yapılan eylem de halkımıza karşı yürütülen insanlık dışı vahşi soykırımcı katliamlara karşı misilleme eylemi olabilir. Bu eylemi kimler yapmıştır bilemiyoruz. Ama daha önce Kürdistan’daki katliamlara misilleme olarak bu tür tepki eylemleri yapanların olduğunu biliyoruz. Herhalde eylemi yapanlar yakında niye yaptıklarını açıklarlar. Ancak şu açıktır ki, Kürtlere karşı bu kadar zalimce bir savaş yürütüldüğü ortamda birilerinin misilleme ve tepki eylemleri yapması anlaşılır bir durumdur. Cizre’de genç, sivil katleden bir devletin bu eylemler neden yapılıyor demeye hakkı yoktur. Bu eylemlerin sonuçları Kürdistan’da yapılanların yüzde biri bile değildir.

Ankara’da eylem oluyor, hemen büyük tepkiler gösteriliyor, paneller yapılıyor, bu eylemleri yapanların zalimliğinden söz ediliyor. AKP hükümeti Amed, Ankara ve Suruç katliamları olduğunda böyle naralar atmamıştı. Sabrımız şöyle taştı, böyle taştı deyip IŞİD’e karşı savaş açmamıştı. Lafta IŞİD’e de karşıyım deyip, ama esas olarak IŞİD’e karşı mücadele edenlere saldırmaktadır. Türk basını da aynı AKP hükümeti gibi davranıyor. Cizre’de, Sur’da, Silopi’de, Silvan’da, İdil’de, Gever’de ve Kürdistan’ın birçok il ve ilçesinde tanklarla, toplarla AKP hükümeti saldırıp yüzlerce sivili katlederken, yüzlercesini yaralarken hükümetimiz ve devletimiz neden sivil yerleşim yerlerine tankla, topla saldırıyor diye programlar yapılmamıştır. Dünyada sivil yerleşim yerlerine böyle tankla, topla saldırıldığı görülmüş müdür? Bu, insanlık suçu değil midir? Türk devletinin bu insanlık dışı politikalarına karşı bir yayıncılık yapılmamıştır. Ama sözde demokrat olduğunu söyleyen kişiler hemen aynı gün Ankara’daki eylem üzerine paneller yapıyorlar, bu eylemleri yapanların ne kadar zalim olduğundan dem vuruyorlar. İşte Türkiye gerçeği budur. Ankara eylemlerini yaratan gerçeklik de budur. Bu eylemleri kimin yaptığını bilmiyoruz; ancak Türkiye’nin aydınları, yazarları, basıncıları, siyasetçileri Türk devletinin bu zalimliğine karşı çıkmazsa; öfkeli Kürt gençleri de bu Kürt halkına yapılan saldırılara misilleme yapabilirler. Türkiye’de ahlaksız ve vicdansız bir çifte standart vardır. Kürt çocuğu, kadını, genci, yaşlısı hunharca, zalimce katledilirken sessiz kalanlar, Türkiye’de, hem de askeri hedeflere bir eylem olunca kıyamet koparıyorlar. Böyle pişkin, ikiyüzlü, çift standart yaklaşım olabilir mi? Yoksa Kürtlerin kadını, çocuğu, genci öldürülebilir diye bir kanun mu var? Eğer AKP hükümeti bu politikalardan vazgeçmezse tabii ki Türkiye de savaş alanı haline gelir. Köyleri yakılıp yıkılarak Türkiye metropollerine sürülen Kürtlerin şimdi Kürt şehirlerinin ve kasabalarının yakılıp yıkılması karşısında sessiz kalmasını kimse bekleyemez.

SAVAŞI TÜRKİYE’YE TAŞIMA ANLAYIŞIMIZ YOKTUR

Bazı Kürtler, ‘savaş hep Kürdistan’da oluyor, PKK hareketi savaşı Türkiye kentlerine taşımıyor’ diyerek bu konuda sizi eleştiriyor. Ankara’da militarizmin merkezi olan bir yerde subaylara karşı eylem yapıldığı bir süreçte bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Bizim savaşı Türkiye’ye taşıma gibi bir anlayışımız yoktur. Bizim Türkiye halkıyla, Türkiye toplumuyla herhangi bir sorunumuz yoktur. Kürt halkı kendi ülkesinde özgür ve demokratik yaşamak istiyor. Bu açıdan kendi topraklarında direniyor, kendi topraklarında onlarca yıldır direnişini sürdürüyor. Şimdi de kendi şehirlerini, kasabalarını ve mahallelerini kendi yönetmek istiyor. Ancak kendini yönetmek isteyen Kürt halkına karşı kirli bir savaş sürdürülmektedir. Bu yönüyle hep savaş Kürdistan’da oluyor sözü yanlış bir sözdür. Tabii ki mücadele Kürdistan’da olacaktır. Dünyada da böyledir, herkes kendi ülkesinin özgür ve demokratik yaşamını gerçekleştirmek için direnmektedir. Kendi topraklarında direnmektedir. Doğrusu da budur. Bunu böyle ele almak gerekiyor. Tabii ki gerilla savaşını esas olarak Kürdistan dağlarında yürütecektir. Direnişi Kürdistan’da yürütecektir, Kürdistan’da Türk devletinin kültürel soykırımcı sömürgeci sistemini gerileterek Türk devletini Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamını kabul eden, yerel demokrasiyi kabul eden bir çizgiye getirmek istiyor. Türk devletinden beklemeden çeşitli biçimlerde kendini örgütleyerek kendi mahallesini, şehrini kendisi yönetmek istiyor. Bu açıdan Kürdistan’da niye direniliyor, Türkiye’ye gidilsin savaşılsın yaklaşımları yanlış yaklaşımlardır. Bunlar doğru anlayışlar değildir.

Röportajın tamamı

Ankara’da askeri servis araçlarına bombalı saldırı: 28 ölü 61 yaralı

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir