İhtiyaç demokratik muhalefettir – Hüseyin ALİ

HÜSEYİN ALİ

AKP iktidarı dört dörtlük bir faşist iktidar haline gelmiştir. Davutoğlu, biz milli iktidarız, milli muhalefet gerekli demiştir. Bu, muhalefet olmasın demektir. Faşist ülkelerde milli şef ne derse o milli çıkardır; milli politikadır; herkes o politikaya uymak zorundadır. Milli şef Tayyip Erdoğan neyin milletin, halkın çıkarına olduğunu tespit edecek, herkes de ona uyacaktır. Buna uymayanlar da gayri milli, yani hain olacaklardır.

Davutoğlu’nun milli muhalefet dayatması, herkesi kendi siyasi çizgisine getirme dayatmasıdır. Tüm faşist iktidarlar böyle yapar. Ya bendensin, ya düşmansındır! Zaten Tayyip Erdoğan her gün bunu söylemektedir. Bu zihniyet, batının pozitivist felsefesinden kaynaklanmaktadır. Ulus-devletçi zihniyet ve sistem farklı toplulukları kabul etmez, herkesi tek tipleştirmek ister. Nitekim Tayyip Erdoğan her gün tek millet nakaratını terennüm etmektedir.

Davutoğlu milli iktidar var, muhalefet de milli olmalıdır derken kast ettiği Kürt düşmanlığıdır. Türk devletinin 1924’ten beri en temel milli politikası, Kürtleri inkar edip kültürel soykırıma uğratarak Türkleştirmektir. Yani Kürdistan’ı Türk uluslaşmasının yayılma alanı haline getirmektir. Türk hükümetleri şimdiye kadar bu politika çerçevesinde “milli hükümet” olmuştur. Muhalefet de “milli muhalefet” olmuştur. “Milli iktidarın” bir temel politikası da sol ve demokrasi düşmanlığıdır. Çünkü bu zihniyete göre bunlar da politika ve eylemleriyle Kürtlere hizmet etmektedir. Çünkü Türkiye demokratikleşirse bundan Kürtler yararlanır. Bu nedenle demokratikleşme olsun bu temelde Kürtler de haklarını alsın demek de millet karşıtlığıdır, milli politika karşıtlığıdır.

AKP iktidarının milli politika dediği, içeride ve dışarıda Kürt düşmanlığıdır. Muhalefet de bu düşmanlığı yaparsa milli muhalefet olur, yoksa hain! Milli muhalefet baskısı yaparak herkesin kendisinin yaptığı Kürt düşmanlığı etrafında toplanmasını istiyor. Milli muhalefet istiyoruz dediği de budur.

Zaten milli basınları var; Kürt sorununda AKP’nin politikalarından sapmıyorlar. Kürt halkına karşı hükümetin psikolojik savaş organları durumundadırlar. Aslında Türkiye’de her şey, her konu Kürt karşıtlığı üzerine şekillendirilmiştir. Şimdi Kürtlere karşı şiddetli bir savaş sürdürenler sadece siyasi partilerin değil, tüm kurumların iktidarın kontrolünde ve denetiminde hareket etmesini istiyorlar.

Türkiye Kürtleri kültürel soykırıma uğratma temelindeki milli strateji nedeniyle 90 yıldır sorunlarla boğuşmaktadır. Kürt düşmanlığı Türkiye’yi iflah etmez hale getirmiştir. Çünkü Kürt karşıtlığı sadece içeride değil, dışarıda da Türkiye’yi çıkmazlar içine sokmaktadır. 90 yıllık politika da ortaya çıkarmıştır ki, Kürt karşıtlığı Türkiye’nin çıkarına değildir. Kürtleri düşman yapmak Türkiye’ye düşmanlık yapmaktır. Tarih boyunca Kürtlerle iyi ilişkiler kurulduğunda Türklerin de, tüm bölge halklarının da kazandığı görülmüştür. Bu açıdan Türkiye’ye Kürt karşıtlığını ifade eden “milli hükümet” ve “milli muhalefet” değil, demokratik yönetim ve demokratik muhalefet gereklidir. Türkiye için ihtiyaç olan budur.

Şu anda AKP etrafında faşist bir cephe kurulmuştur. Türkiye halkları bu faşist cephe altında ezilmek istenmektedir. Sadece Kürtler değil, tüm demokrasi güçleri ezilmek istenmektedir. Bu faşist cephe içeride ve dışarıda sorunları daha da ağırlaştırmıştır. Türkiye içeride ve dışarıda giderek derinleşen bir kaos içine sokulmaktadır. Bu ortamda Türkiye’nin ihtiyacı Kürtlere karşı savaş hükümeti haline gelmiş AKP hükümetine milli muhalefet kisvesi altında destek vermek olmaz. Türkiye’nin bu faşist iktidarı geriletmek ve düşürmek için demokratik muhalefete ihtiyacı vardır.

Türkiye’de halkların kardeşliğini, birliğini, barışı ve istikrarı faşist bir iktidar değil demokratik güçler sağlar. bunun için faşist iktidarın düşürülerek demokratik bir yönetimin yaratılmasına ihtiyaç vardır. Türkiye sorunlarını kendine milli hükümet diyen faşist cepheler değil, bir demokrasi hareketi çözer. Zaten faşist iktidar bu durumdan korktuğu için bir demokrasi bloğunu, hareketini, yani muhalefetini önlemek için milli hükümet kavramını ortaya atmıştır. Böylece tüm muhalefeti baskı altına alıp faşist iktidarı önünde engel olmaktan çıkarmak istemektedir.

Türkiye’de şu anda demokrasi güçlerine ağır bir baskı vardır. Milli hükümet ve milli muhalefet söylemleri zaten tüm demokrasi güçlerini sindirme saldırısıdır. Türkiye’de herkes AKP iktidarının Kürt düşmanı çizgisine hizmet ettirilmek istenmektedir. Tüm devlet imkanları ve basın kullanılarak demokrasi güçleri üzerinde baskı kurulmaktadır. Bu durum karşısında soğukkanlı, iradeli ve dirençli olarak bu baskılar göğüslenmelidirler. Türkiye’de geliştirilen faşist ve şoven dalgaya karşı demokrasi güçlerinin birliği ve ortak mücadelesi çok önemlidir.

Milli hükümet ve milli muhalefet tüm faşist ülkelerin temel sloganıdır. Bu faşist iktidara karşı demokratik muhalefet, demokratik yönetim çağrısı ve mücadelesi yükseltilmelidir.

(Özgür Gündem)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir