Gazeteci örgütlerinden tutuklu gazeteciler için uluslararası imza kampanyası

TGC, TGS, ÇGD, DİSK Basın İş, Haber Sen ve Basın Enstitüsü, Türkiye’de tutuklu olan 34 gazetecinin serbest bırakılması, haber yapma ve alma hakkının önündeki engellerin kaldırılması için uluslararası imza kampanyası başlattı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), DİSK/Basın İş, Haber Sen ve Basın Enstitüsü Derneği, Türkiye’de tutuklu olan 34 gazetecinin serbest bırakılması ve basın özgürlüğü için uluslararası imza kampanyası başlattı.

Kampanyaya Avrupa Gazetecilik Federasyonu (EFJ) Uluslararası Gazetecilik Federasyonu (IFJ), IPI, Medya Etik Ağı (EJN) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler de (RSF) destek veriyor.

Kampanyaya destek için hazırlanan çağrı metninde, “Türkiye’de habere ve düşünceye özgürlük istiyoruz” denilerek, Türkiye’de yaygın ve yerel medyada çalışan gazetecilerin zorlu bir süreçten geçtiği belirtildi.

Gazetecilerin ancak beşte birinin 5953 Sayılı Basın İş Yasası kapsamında çalıştırıldığına, diğerlerinin ise güvencesiz çalışmaya mahkum edildiğine dikkat çekildi.

‘GAZETECİLER YOKSULLUK SINIRINDA ÜCRETLE ÇALIŞIYOR’

Gazetecilerin yoksulluk sınırında ücret aldığına dikkat çeken basın örgütleri, “Türkiye’de basın sektöründeki işsizlik oranı diğer sektörlere göre üç kat daha yüksektir” denildi.

‘GAZETECİLER ŞİDDETE MARUZ KALIYOR’

Toplumsal olaylarda basın kartı olmadığı için yüzlerce gazetecinin güvenlik güçlerinin şiddetine maruz kaldığını, yapılan şikayet başvurularının ise yanıtsız bırakıldığına işaret edilen metinde şunlar kaydedildi: “TCK ve TMK’deki boşlukların gazeteci aleyhine yorumlanması nedeniyle çatışma bölgelerinde görev yapan gazeteciler sürekli gözaltına alınmakta, hedef gösterilmektedir. Kamu görevlilerinin gazetecilere karşı kullandıkları şiddet ise cezasız kalmaktadır.”

‘GAZETECİLER TARAF OLMAYA ZORLANIYOR’

Çatışma bölgelerinde gazetecilere can ve çalışma güvenliğinin sağlanmadığı belirtilen açıklamada, şunlara dikkat çekildi: “Gazeteciler taraf olmaya zorlanmaktadır. Oysa ki, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi; Gazetecinin Temel Görev ve İlkeleri, ‘Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. İnsanlar, topluluklar ve uluslararasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz’ diye tarif eder.”

Kampanyanın talepleri şöyle sıralandı:

-Halkın haber alma hakkı korunmalıdır.

-Halkın haber alma hakkını engelleyecek baskılardan vazgeçilmelidir.

-Gazetecilere yönelik baskılar kaldırılmalıdır.

-Gazetecileri hedef alan baskılar sona ermeli, gazetecilerin tüm ülkede serbest dolaşımı, güvenliği ve haber kaynaklarına erişimi sağlanmalıdır.

-Gazetecilere yönelik soruşturmalar bitirilmelidir.

-Gazetecilere yönelik hukuk dışı soruşturmalar sonlandırılmalıdır.

-Hapisteki tutuklu ve hükümlü 34 gazeteci serbest bırakılmalıdır.

-Gazeteciler tutuksuz yargılanmalıdır.

-Pek çok toplantıya siyasi iktidar destekli TRT ve Anadolu Ajansı temsilcileri alınmakta, diğer gazetecileri alınmamaktadır. Haber almada eşitlik ilkesini ortadan kaldıran akreditasyon uygulamasından vazgeçilmelidir.

-Olaylar ne kadar sarsıcı olursa olsun yayın yasaklarıyla halkın haber alma hakkı engellenmemelidir. Her sarsıcı olayda Anayasa’ya da aykırı olan yayın yasakları uygulamasının getirilmesinden vazgeçilmeli, halkın bilgi alma ve gerçekleri öğrenme hakkı zedelenmemelidir.

-İnternet sansürüne son verilmelidir.

-Kamu ihalelerinin, kamu şirketlerine ait reklamların medyada adil bir biçimde dağıtımı sağlanmalıdır.

-Türksat uydusu ve kamu dijital yayın platformları medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara tarafsız, hakkâniyet ölçülerinde, makul ve ayrımcılık içermeyecek koşullarda hizmet vermek ile yükümlüdür. İktidarın hoşuna gitmeyen yayın kuruluşlarının sansür amacıyla hukuksuz bir biçimde uydudan ve dijital yayın platformlarından çıkarılmasından vazgeçilmelidir.

-Cumhurbaşkanı ve kamu görevlilerine hakaret adı altında dava açılmasına neden olan TCK’daki 199. Madde değiştirilmelidir. Hakaret suçlamasıyla gazetecilerin oto sansüre itilmesi alışkanlığından vazgeçilmelidir.

-Medyada sendikalaşmayı zorlaştıracak yaklaşımlardan uzak durulmalıdır.

-Gazete sahiplerine yönelik baskılar nedeniyle sektörde artan işsiz gazeteci sorununun araştırılması için TBMM’de bir komisyon kurulmalıdır.

-Siyasi iktidar evrensel gazetecilik değerleriyle de örtüşen Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uygun gazetecilik yapılmasını engelleyecek yaklaşımlardan kaçınmalıdır.”

İmza kampanyasına destek vermek için tıklayın

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir