Çocuklarının cenazesi için 50 gündür nöbetteler

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 108 gündür devam eden kuşatma ve saldırı sırasında yaşamını yitiren Gündüz Akmeşe’nin cenazesi, iki aydır alınamıyor. 1990’larda köyleri boşaltıldıktan sonra Seyrantepe Semti’ne yerleşen Akmeşe Ailesi, çocuklarının cenazesini almak için 50 gündür Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde nöbet tutuyor.

Kulp ilçesine bağlı Dolun köyünde ikamet eden Akmeşe ailesi, 1990’lı yıllardaki devlet baskısı yüzünden göç ederek Yenişehir ilçesi Seyrantepe Semti’ne göç etti. Akmeşe ailesi, burada da devlet zulmünün tanıklığına yeni tanıklıklar ekler. Devlet zulmünden kaçarak sığındıkları evlerinin önünde 20 Eylül 1992’de Musa Anter’in katledildiğine de şahitlik ederler.

Akmeşe ailesinin çocuklarından Gündüz Akmeşe (28), Sur’da 2 Aralık 2015’te başlayan saldırı ve ablukaya 11 Aralık’ta ara verildiğinde ablasının yıkılan evinden bir kaç parça eşyasını almasına yardım etmek için saldırı altındaki mahallelere gitti. Toplanan eşyaların ardından ablası ve annesi eve dönerken, Gündüz mahalleden çıkmadı ve bu sırada yasak başladı. Akmeşe ailesi, henüz bir yıllık evli olan Gündüz Akmeşe’nin 16 Ocak günü yaşamını yitirdiğini televizyondan öğrendi.

Sur ilçesinde 108 gündür devam eden kuşatma sırasında yaşamını yitiren Gündüz Akmeşe’nin cenazesi, iki aydır alınamıyor. Cenazeyi almak için nöbet eylemini sürdüren aileler içinde yer alan Gündüz aile fertleri, maddi imkansızlıklar nedeniyle Seyrantepe’den her gün nöbet eylemi tutulan Dicle Fırat Kültür Merkezi’ne yürüyerek gidiyor. Cenazenin olduğu mahallelere 100 metre uzaklıkta bulunan Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde 50 gündür nöbette olan anne Fatma Akmeşe, devlet vahşetini anlatabilmek için bir kaç cümle Türkçe öğrenmiş. Akmeşe, oğlunun cenazesini almak istiyor.

Henüz bir yıllık evli olan Gündüz Akmeşe’nin eşi Emra Akmeşe, o günden bu yana Huzurevleri Mahallesi’nde bulunan evlerinde hala eşini bekliyor. 7 yıl önce tanıştıklarını söyleyen Akmeşe, “Evimizin kilidi, eşimin yanında o evine geri gelecek” diyerek, öldüğüne inanmadığını her gün rüyasında evine döndüğünü gördüğünü anlattı.

‘Her kapı çalındığında umutla kapıyı açıyorum’

“Eşimle hayallerimiz vardı” diyen Emra Akmeşe, hayat arkadaşını kaybetmenin verdiği acıyla konuşmakta zorlanıyor. 3 aydır eşinden haber alamadığını söyleyen Akmeşe, “Her kapı çalındığında bir umutla kapıya koşuyorum. Her seferinde belki odur diye düşünüyorum” dedi. Mücadelenin büyütülmesini ve ablukanın kırılmasını isteyen Akmeşe, “O dönmedi, insanlar mücadele etsin, bu yasağı kaldırsınlar, kimsenin başına gelmesin bu acılar, ölü veya diri eşimi oradan çıkarmak istiyorum. Bu savaş nereye kadar sürecek bir an önce bitsin eşimin ölümüne inanmak istemiyorum. Ölüm haberini alınca inanmadım, onu görmeyene kadar da inanmam. En büyük dileğim eşimin yaşamasıdır” dedi.

Gündüz Akmeşe’nin babası Abdulselam Akmeşe, yıllarca inşaatta çalıştığını ve çocuklarını zorlukla büyüttüğünü anlattı. Günlerdir cenazelerini almak için direndiklerini ifade eden baba Akmeşe, şunları ifade etti: “Kimsenin ölmesini istemiyoruz. Bir an önce barışın gelmesini istiyoruz. Bu kan dursun Sur’da çocuk kadın siviller var. Tanklarla toplarla saldırıyorlar. Sivilleri öldürüp teröristleri öldürdük diyorlar. Bu halk neden ayağa kalkmıyor. 2 aylık çocuk terörist mi? Kürtleri öldürerek bitirmezler. Devlet insanları boşuna öldürtüyor. Başbakan kardeşiz diyor, kardeşsek niye öldürüyorsun çocuklarımızı.”

‘Durdurmamız lazım bu ölümleri’

Gündüz’ün kuzeni Özlem Donat ise, insanların bu vahşet karşısında sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, “Cizre’yi gördünüz nasıl oldu, bodrum katta yüzlerce insan katledildi, ölüme terk edildiler. Burada aynısı yaşanmasın, yeter artık nereye kadar devam edecek. Ölümle bitecekse hadi öldürün bakalım bitecek mi ama bitmez. Amed halkı ses versin sessiz kalmasın nereye kadar sessiz kalacak. Ben konuşmasam o konuşmasa ölümler devam edecek. Durdurmamız lazım bu ölümleri” dedi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir