AKP, IŞİD’in tüm katliamlarının suç ortağıdır – Hüseyin ALİ

HÜSEYİN ALİIŞİD yine İstanbul’da turistlere ve sivillere yönelik bir saldırı gerçekleştirdi. Daha önce Mersin ve Adana HDP binalarını bombalamışlar, HDP Amed seçim mitinginde bomba patlatıp birçok yurtseveri katletmişler, onlarcasını yaralamışlar; Suruç’ta 33 genci, Ankara’da barış mitingini bombalayarak yüzden fazla insanı katletmişler, yüzlercesini de yaralamışlardır. Sultanahmet’te çoğu Alman 12 turist bombalarla katledilmiştir. Tüm bu katliamlardan en az IŞİD kadar AKP hükümeti de sorumludur. Saray Gladyosu ve MİT’in yönlendirmesi ve kontrolüyle bu katliamlar gerçekleştirilmiştir. Tüm katliamlara hemen yayın yasağı konularak AKP ile ilişkisinin açığa çıkması önlenmeye çalışılmaktadır. Binlerce Kürt’ü hiçbir suçu yokken tutuklarken, Ankara’daki barış mitinginde bomba patlatılmasından sonra Ahmet Davutoğlu’nun “IŞİD bombalayıcılarını izliyoruz, hemen tutuklamamız hukuken mümkün değildir” sözünü unutmadık.

IŞİD, AKP hükümeti desteğiyle gelişmiştir. Başka ülkelerin de IŞİD’e desteği olmuştur; ancak IŞİD’in gelişmesinde en büyük desteği siyasi ve lojistik olarak AKP hükümeti vermiştir. Belki AKP hükümet üyelerinin hepsinin bu ilişkiden haberi yoktur, ama Saray Gladyosu ve MİT, kesinlikle IŞİD’in beslenip büyütülmesinde rol almışlardır. IŞİD’i hem bölgede hem de Kürtlere karşı bir enstrüman olarak kullanmak için beslemişlerdir. Hatta MİT, IŞİD’in içine önemli düzeyde yerleşmiştir. Birçok eylemi MİT yönlendirmiştir. IŞİD’in gerçekleştirdiği tüm katliamlardan, cinayetlerden MİT, Saray Gladyosu ve tabii ki siyasi olarak AKP hükümeti sorumludur.

Türkiye’deki IŞİD katliamlarından da AKP sorumludur. IŞİD Türkiye’yi bir üs olarak kullanmıştır. Türkiye’de IŞİD’in örgütlenmesine izin verilmiştir. IŞİD esas olarak AKP muhaliflerine karşı eylem yapmıştır. Turistlere yapılan eylemler de AKP’nin politikalarına hizmet için yaptırılmaktadır. IŞİD içindeki MİT tarafından yönlendirilmektedir. Son eylemin Newroz’dan bir gün önce olması da tesadüfi değildir. Bir taşla birkaç kuş vurma gibi planlanmıştır. Saray Gladyosu’nun işi gücü IŞİD ile PKK’yi aynı gösterip IŞİD karşıtlığıyla birlikte PKK’yi de halletmektir. Türkiye’de IŞİD eylemleriyle birçok amaca ulaşmayı hedeflemektedir. Hem muhaliflerini sindirme, hem IŞİD’in kendisi için de tehlike olduğunu gösterip şimdiye kadarki IŞİD’le ilişkisini örtmeye çalışmaktadır. Öte yandan PKK’nin Avrupa ve ABD’nin terörist örgütler listesi içinde olmasından yararlanıp IŞİD’e karşı aldığınız tutumu PKK’ye de alın dayatmasıyla IŞİD’in yanında PKK’yi de götürmek istemektedir. Öte yandan PYD’nin PKK ile ilişkisi var deyip bu güçleri PYD ile de karşı karşıya getirmeye çalışmaktadır.

AKP hükümeti, şu anda Kürt halkının iradesini kırmak için şehirleri yakıp yıkmakta ve katliamlar yapmaktadır. Halkın iradesini kırma temelinde PKK’yi tasfiye edeceğini sanmaktadır. Bu nedenle bir taraftan Kürt halkının özgürlük mücadelesine saldırırken, diğer taraftan Avrupa ve ABD’yi de PKK’nin üzerine sürme politikası izlemektedir. Brüksel’de Ahmet Davutoğlu’nu protesto için yapılan demokratik eylemin hedeflenmesi de bu saldırgan politikanın sonucudur. Kürt halkının demokratik örgütlenmesine, demokratik eylemine her yerde saldırarak Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle Cizre’de katliamlar yapması, özyönetim alanlarına saldırmasıyla Avrupa üzerinde PKK konusunda baskı yapması aynı politikanın sonucudur. Avrupa, Türkiye’nin bu baskı ve dayatmalara boyun eğerek, Kürdistan’daki zulme ve katliamlara destekçi konumuna düşmemelidir. AKP’nin saldırılarına cesaret vermemelidir.

Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti suçlu oldukları halde sürekli Avrupa’yı, ABD’yi ya da başkalarını suçlayarak hem suçlu hem güçlü olmaya çalışmaktadır. Böylece AKP’nin faşist politikaları ve katliamlarına ses çıkarılmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Hesap vereceğine, içeride ve dışarıda herkesi töhmet altında bırakıp kendi politikalarının parçası yapmak istiyor. Halbuki AKP hükümetinden, Tayyip Erdoğan’dan hem içeride, hem dışarıda hesap sorulması gerekir. IŞİD’in katliamlarından doğrudan sorumlu olduğu gibi, Türkiye’yi bu noktaya getirmesinden dolayı da hesap vermesi gerekir. “IŞİD terör örgütüdür; IŞİD’e de, PKK’ye de karşı çıkılmalı” diyerek kendisini kurtaramaz. IŞİD bu eylemleri nasıl yapabiliyor, bunun hesabı sorulmalıdır.  Avrupa’da katliam yapan IŞİD’liler bile Türkiye üzerinden geçmiştir. AKP iktidarı şu anda bile IŞİD’i korumaktadır. Suriye Demokratik Güçleri’nin IŞİD alanına girmesi kırmızı çizgimdir diyor. Bu durum her şeyi açıklıyor. Hem IŞİD’i kullanıyor, hem de IŞİD’le PKK ve PYD’yi aynılaştırıp ezmeye çalışıyor. Bu kadar kirli ve Kürt karşıtı politika mutlaka sonuçsuz bırakılacaktır. Kürt halkının haklı ve temiz mücadelesi her türlü oyun ve komployu da bozacaktır.

AKP’nin Galatasaray-Fenerbahçe maçını iptal ettirmesi de bir oyundur. Sanki IŞİD böyle bir eylem yapacakmış ve kendisi de IŞİD’in hedefiymiş gibi bir algı yaratmaya çalışmaktadır. Bu tamamen Saray Gladyosu tarafından hazırlanmış bir oyun ve planlanmış bir durumdur. IŞİD’in doğrudan AKP’yi hedefleyen böyle bir eylem planı yoktur ve olmamıştır. Ancak Türkiye bu tür yollarla sadece kendi toplumuna karşı değil, tüm dünyaya karşı da bir psikolojik savaş yürütmektedir. Ne yazık ki tüm politikasını çıkar üzerine kurmuş kapitalist modernist ülkeler bu politikayı yutmaktadırlar.

Saray Gladyosu ve MİT, tabii ki AKP hükümeti hem IŞİD’in katliamlarından, hem de Kürtlere yönelik insanlık dışı politikalar ve katliamlardan dolayı mutlaka hesap verecektir. Bağırıp çağırarak yargılanmaktan kurtulmaya çalışsa da mutlaka insan hakları mahkemesinde yargılanacaktır.

(Özgür Gündem)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir