Af Örgütü Koordinatörü Görendağ: AB fonları mültecilere ulaşmıyor

Gündem Çocuk Derneği tarafından hazırlanan “Suriyeli Mülteci Çocuklar ve Vatansızlık Riski Araştırma” raporu, mülteci çocukların Türkiye’deki sorunlarını gözler önüne serdi. Rapora göre, çocukların en acil çözülmesi gereken sorunları emek sömürüsü ve eğitim. Uluslararası Af Örgütü Mülteci Koordinatörü Volkan Görendağ ise, AB’nin mülteciler için Türkiye’ye verdiği 3 milyar Euro’nun mültecilere ulaştırılmadığını söyledi.

Uluslararası Af Örgütü verilerine göre, Türkiye’de kayıtlı mülteci sayısı 3 milyonun üzerinde. Bu mültecilerin 250 bini AFAD kamplarında yaşarken geriye kalan 2 milyon 750 bini de metropol sokaklarında yaşama tutunmaya çalışıyor. Üstelik, 3 milyon mültecinin 708 bini de çocuklardan oluşuyor. Gündem Çocuk Derneği’nin, Mart ayında hazırladığı Suriyeli Mülteci Çocuklar ve Vatansızlık Riski Araştırma Raporu’nda da, Türkiye’de bulunan Suriyeli nüfusun neredeyse yarısını 18 yaş altındaki bireylerden oluştuğu ifade edilerek, mülteci çocukların sorunlarına dikkat çekti. Raporda, 2014-2015 eğitim döneminde Türkiye’ de bulunan 25 AFAD kampında yaşayan okul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 90’ının okula kayıt yaptırdığı bu çocukların sadece yüzde 13’ünün okula gidebildiği vurgulanıyor. Raporda, çocukların kayıt yaptırmalarına rağmen okula gidememelerinin nedenlerine de değiniliyor.

Çocuklar ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığı için eğitim haklarından da mahrum bırakıldığına işaret edilen raporda, çocuklar çalışma izinleri olmadığı için sosyal güvence olmadan ve oldukça düşük ücretlerle çalışmak zorunda bırakıldıkları gibi erken yaşta evlendirilerek cinsel istismar tehlikesi karşı karşıya kalıyorlar. Yine rapora göre, çocuklardan yüzde 3’ü kız çocuğu ve bakım işlerinde çalıştırılıyor.

‘Gebelik yaşı 13-14 yaşına kadar düşüyor’

Söz konusu raporda Suriyeli kadınların yarısından fazlası, kendisinin veya aile bireylerinin psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu ifade ediyor. Kamplarda yaşayan mülteci kadınların yarıya yakını uyku bozukluğu yaşayan çocuk olduğunu belirtmekte. Raporda ayrıca, kimi evliliklerde eşler arası yaş farkının çok yüksek olduğu, annelerin yaş ortalamasının ise çok düşük olduğu ve 13-14 yaşında gebeliklere rastlandığına dikkat çekiliyor. Kamp içinde ve dışında yaşayan Suriyeli mülteci kadınların yarıya yakını, doğurganlığın yüksek olduğu 19-54 yaş grubunda yer alıyor.

‘Doğum kontrol araçlarına erişemiyorlar’

Raporda, KAMER Vakfı’nın 7 ilde yaptığı araştırmanın sonuçlarına da yer veriliyor. KAMER’in araştırmasına göre, ortalama çocuk sayısının yüksek olması sadece geleneksel ve dini değerlerden kaynaklanmamakta, doğum kontrol yöntemlerine ilişkin bilgi eksikliği ve doğum kontrol araçlarına erişimin zorluğu da buna neden olmakta. Raporda, önemli bir sorun olarak da Suriyelilerin doğum kaydı yapılması gerektiğini bilmemeleri olarak ifade ediliyor.

Görendağ: Can güvenlikleri yok

Türkiye’de yaşanan mülteci sorunlarına değinen ve kadın-çocuk mültecileri özel olarak ele alan Uluslararası Af Örgütü Mülteci Koordinatörü Volkan Görendağ, Türkiye kayıtlarında bulunan 3 milyon mülteciden sadece 250 bin mültecinin kamplarda yaşadığını, geriye kalan 1 milyon 250 bin mültecinin ise kamp dışında çok zor şartlarda hayatını sürdürdüğünü belirtti. Görendağ, mülteci olmanın her koşulda zor olduğunu ancak çocuk ve kadın olunca mülteci olma halinin iki kat daha zor olduğunu söyledi.

AB fonu mültecilere ulaşmıyor

Mültecilerin sorunlarının çözülmesi için öncelikli olarak yapılması gerekenin mültecilere yasal çalışma alanları yaratılması olduğunu belirten Görendağ, hükümetin bu imkanları yaratmadığı gibi Avrupa Birliği (AB) tarafından mülteciler için Türkiye’ye verilen 3 milyar Euro’nun mültecilere ulaştırılmadığını söyledi. Görendağ, mültecilerin Türkiye’de can güvenliği olmadığını belirterek, “Tam da bu yüzdendir ki bu insanlar artık umudunu Türkiye’den kesip Avrupa’ya doğru hayatını riske atmayı göze alarak gitmeye çalışıyor” dedi.

‘Vize meselesinin mültecilerle ilgisi yok’

Türkiye ve AB arasında aylardır süren müzakerelere de değinen Görendağ, 18 Mart’ta imzalanan anlaşmada yer alan maddelerin büyük bir bölümünün mültecilerin sorunlarını çözmede yetersiz kaldığını vurguladı. “Bu anlaşmada mülteciler ile ilgili ya da ilgisiz birçok konu gündeme getirildi” diyen Görendağ, Türkiye yurttaşlarına Avrupa yolunun açılacağını iddia eden vize serbestisi maddesinin mültecilerle alakası olmadığını, mültecilerin burada sadece bir pazarlık objesi olarak kullanılmak istendiğini dile getirdi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir