SGDF: Suruç için adalet herkes için adalet

SGDF, “Suruç için adalet herkes için adalet” şiarıyla 20 Temmuz’a kadar yürüteceği çalışmanın planını açıkladı. Katliamlar ve insanlık suçları karşısında adalet ve özgürlükten yana durmak isteyen herkesi çalışmalara katılmaya çağıran SGDF, “Bu davet Suruç’taki 33 düş yolcusundan, bu davet büyük insanlık için” dedi.

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Beyoğlu Kültür Merkezi’nde yaptıkları basın açıklamasıyla “Suruç için adalet herkes için adalet” kampanyasının startını verdi.

SGDF Eşbaşkanı ve Suruç şehitlerinden Hatice Ezgi Sadet’in ablası Özgen Sadet, 20 Temmuz’a kadar yürütülecek çalışmayı kamuoyuna duyurdu. Kampanyaya destek sunmak, çalışmalarında yer almak, katliamlar ve insanlık suçları karşısında adalet ve özgürlükten yana durmak isteyen herkesi çalışmalara katılmaya çağıran Sadet, “Bu davet Suruç’taki 33 düş yolcusundan, bu davet büyük insanlık için” dedi.

SGDF’nin kampanya duyurusunun tam metni şöyle:

“Bugün sizleri 20 Temmuz’da Suruç’ta yaşanan katliamda yitirdiğimiz 33 düş yolcusu adına yürüteceğimiz kampanyamız hakkında bilgilendirmek üzere buraya davet ettik. Zorlu 1 yıl geçirdik. “Düştü düşecek” dedikleri Kobanê’nin direnişi karşısında bölgesel hayalleri, 7 Haziran seçimlerinde yükselen umut ve birleşik mücadele karşısında başkanlık hayalleri çözülen siyasi iktidar, ezilenlere, halklarımıza startını Suruç’ta bize saldırarak, yoldaşlarımızı katlederek verdiği yeni savaş konseptini dayattı. Suruç ve Ankara katliamları ile halklarımızın birlikte yaşam umudu bombalandı. Kürt illerinde yürütülen sömürgeci savaşa direnen halkımıza açıktan soykırım politikası uygulandı. Cizre’de vahşet bodrumlarında insanlığımıza kast edildi. “Kanımızın bile doğru düzgün akmadığı” bir yıl geçirdik…

Katliamların aydınlatılması konusunda tek bir adımın atılmadığı, istihbarat listelerine, arama kayıtlarına rağmen IŞİD çetelerinin kent merkezlerinde ellerini kollarını sallayarak dolaştığı ve katliam örgütlediği, siyasi iktidarın bu faillere “eylem yapmadan yakalayamayız” diyerek arka çıktığı sayısız örnek yaşadık.

Katliam soruşturmasında tek bir adımın dahi atılmadığı koşullarda adalet istediğimiz, katledilen yoldaşlarımızın anılarını yaşatmaya çalıştığımız için saldırıya uğrayan, gözaltına alınan, soruşturulan biz olduk. Derneğimize Aralık ayında yapılan bir operasyonla Federasyon eş başkanlarımız ve çok sayıda Suruç gazisi yoldaşımız gözaltına alındı. Bizleri ifademize dahi başvurmadan tutuklama istemiyle sorgu hakimine sevk eden savcı, Suruç konulu panellere, gecelere katılımımızı, Suruç şehitlerinin cenaze törenlerine katılmamızı suç saydı. Suruç katliamı soruşturmasını yürüten Urfa savcısının talimatıyla müşteki olarak ifademizi alan TEM Şube büroları, şehitlerimizin ailelerine “SGDF’den şikayetçi misiniz” diye sordu. Aynı bürolar IŞİD soruşturmalarında çeteler hakkında “SGDF’li teröristlere dönük bombalı eylem yapan” ifadesini kullanmaktan, yazmaktan çekinmedi. IŞİD Türkiye temsilcisini kısa sürede serbest bırakan mahkemeler, Suruç gazisi üyemiz Ulaş Alankuş’u uzun süre tutuklu yargıladı. Suruç gazimiz Merve Nur İşleyici ise halen Isparta hapishanesinde tutsak.

Suruç’un yaralarını mücadele ve dayanışma ile sardığımız, sınır tanımayan 33 düş yolcusunun izinden gitme irademizle yürüdüğümüz 1 yılı geride bırakıyoruz. Katliamın aydınlatılarak, faillerinin yargı önüne çıkarılmasının ise “adalet”i koparıp alan bir sokak mücadelesiyle gerçekleşeceğini biliyoruz. Bu yüzden Suruç için, herkes için adalet diyoruz. Bu yüzden 20 Temmuz 2016 tarihini Saray’a karşı direniş cephesi yapmaya hazırlanıyoruz.

Sizlere çağrımız için seçtiğimiz bugün Gezi şehitlerimizden Abdullah Cömert’i yitirdiğimiz gün. Abdocanımızı ve Gezi şehitlerimizi saygı ve bağlılıkla anıyoruz. Biz özgür ve eşit bir yaşam gerçeğine Gezi ayaklanmasında, Taksim komününde dokunduk. Suruç’ta yitirdiğimiz genç yoldaşlarımız o onur ve özgürlük isyanında, birlikte doyup, birlikte güldüğümüz, birlikte kurup, birlikte savunduğumuz alanlarda geliştirdi kalbini. Biz Gezi’nin çocukları bütün düşlerimizi alıp yürüdük Kobanê’nin yaralarını sarmaya. “Beraber Savunduk, Beraber İnşa Edeceğiz” dedik. Gezi’nin çocuklarının Kobanê direnişi ile kuracağı köprüyü, birleşik devrim fikri ve pratiğini yıkmak, düşümüzü yarım bırakmak istediler, “Kobanê sana yine geliriz” dedik. Şimdi katliamının yıldönümü yaklaşırken, Gezi’den Kobanê’ye, ayaklanmadan devrime yürüme iradesini kuşanan 33 düş yolcumuz şahsında, “Suruç İçin Adalet, Herkes İçin Adalet” temel şiarıyla kampanya başlatıyoruz.

20 Temmuz’a kadar sürecek kampanyamız boyunca “Düş Yolcuları Adalet Yolunda Suruç İçin 1 Milyon İmza” şiarı ile imza kampanyası yürüteceğiz. Adalet Bakanlığı’na sunacağımız imza kampanyamızın talepleri; soruşturma dosyasındaki gizlilik kararının kaldırılması, katliamda sorumluluğu bulunan devlet yetkilileri hakkında verilen soruşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılarak, sorumluların yargılanması, Suruç katliamı belgeleri ile Amed, Suruç, Ankara katliamları arasındaki bağlantıların açıklanmasıdır.

Kampanyamız boyunca “adalet büroları” açarak, katliamların teşhirini yapacak, katliamlara karşı “adalet gönüllülerini buluşuyor” etkinlikleri düzenleyeceğiz. 16 Haziran ile 18 Temmuz tarihleri arasındaki 33 günde 33 farklı katliam noktasında Suruç katliamının gerçekleştiği 11.50 saatinde adalet eylemleri yapacak, Ankara’dan Gezi şehitlerine, Metin Lokumcu’dan Aylan bebeğe, Cizre’den Soma’ya, Torunlar’dan Terolar’a adalet talebini yükselteceğiz. 16 Temmuz tarihinde Deniz Gezmiş Parkı’nda “Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak, Adalet Kazanacak” şiarıyla bir adalet gecesi düzenleyeceğiz.

Katliamın yıldönümü olan 20 Temmuz günü; Suruç’ta Amara Kültür Merkezi’nde 33 şehidimiz için anıt açılışı yapacak ve burada bir anma etkinliği örgütleyeceğiz. Aynı gün bir heyetle 33 şehidimizin düşünü yarım bırakmamak için Kobanê’de olacak, başka bir heyetimizle savaşın yıktığı Cizre’nin yaralarını sarmak için Cizre’de olacağız.

20 Temmuz günü İstanbul’dan Amed’e, Samsun’dan Yüksekova’ya, Muş’tan Van’a, Cizre’den Bursa’ya her bir Suruç şehidinin mezar başlarında olacağımız gibi merkezi mezar anmamızı 24 Temmuz Pazar günü İstanbul’da Gazi mahallesinde bulunan Suruç şehitlerimiz Cemil Yıldız, Duygu Tuna ve İsmet Şeker’in mezarı ile Elazığ’da bulunan Cebrail Günebakan’ın mezarı başında yapacağız.

Çağrımız adalettir ve 20 Temmuz günü Saray’ın savaşına karşı direniş günüdür. O gün katliamı lanetlemek ve halklarımızın özgürlük ve adalet talebini yükseltmek isteyen tüm gençlik örgütlerini, siyasi parti ve demokratik kurumları kentlerde sokaklara çıkmaya çağırıyoruz. Yakalarımıza kokartlarımızı takıp, bulunduğumuz yerlerde katliama karşı tepki vermeye çağırıyoruz.

Kampanyamıza destek sunmak, çalışmalarında yer almak, katliamlar ve insanlık suçları karşısında adalet ve özgürlükten yana durmak isteyen herkesi çalışmamıza bekliyoruz.

SGDF olarak kurulduğumuz günden bugüne bütün ezilenlerin acısı ve özlemini yüreğimizde duymayı büyük insanlığın rehberi bildik. Katliamla sarsılan Roboski’nin acılarını paylaşmaya, depremle yıkılan Van’ı yeniden ayağa kaldırmaya giden, Ezidi kadınları için eşya, Kobanêli çocuklar için oyuncaklar toplamaya koşanlar olduk. Gençlik hareketinin ve devrimci hareketin mirasını başımızın üstünde tutup, Nurhak’a Sinan Cemgil hatıra ormanı yapanlar olduk. Füze kalkanına karşı Kürecik’e giden, eşitlik için Dicle’yi kardeş üniversite yapanlardık. Suruç’ta yitirdiğimiz 33 düş yolcusu coğrafyamızın bütün özlemleri ve insanlık mücadelemiz içinde hafif adımlarla ilerlediler. Onlar kanatlandığında binlerce düş saçıldı toprağa. 1 yıldır adlarına kurumlar, ideallerine kütüphaneler açanlar, her ayın 20’sinde eylem yapıp, doğumgünlerinde kutlamalar yapanlar, yeni doğan çocuklarına onların isimlerini veren, amfileri, derslikleri onlarla ananlar… Gezi gibi büyük ailemiz, Cizre gibi diz çökmeyenlerimiz… Sizleri herkes için adalet çığlığını büyütmeye çağırıyoruz. Bu davet Suruç’taki 33 düş yolcusundan, bu davet büyük insanlık için!”




4 thoughts on “SGDF: Suruç için adalet herkes için adalet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir