‘Biz o acıyı yaşadık, Külter Ailesi yaşamasın’

Şırnak’ta gözaltına alındıktan sonra kendisinden 9 gündür haber alınamayan DBP Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’in durumu ailesinden sonra belki de en çok 1990’lı yıllarda yakınlarını gözaltında kaybeden aileleri endişelendiriyor. Kayıp yakınları, her yeni gözaltında kayıp olayının kendi acıları olacağını belirterek, “Biz yaşadık başkası yaşamasın. Kendisine insanım diyenler ayağa kalksın. Bir kaybı daha yaşamayalım” diye kamuoyuna seslenerek, duyarlılık çağrısı yaptı.

Şırnak’ta 27 Mayıs’ta gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan DBP Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’in akıbetine ilişkin devlet yetkilileri sessizliğini sürdürüyor. Sessizlik kaygıları giderek arttırırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Birleşmiş Milletler’e (BM) yapılan başvurularda da şu ana kadar sonuç çıkmadı. Külter Ailesi ise, her platformda Hurşit Külter’in akıbetinden endişe duyduklarını belirterek, resmi makamlardan bir an önce açıklama yapmasını bekliyor.

Külter’in gözaltına alındıktan sonra haber alınamaması ve emniyet ile valiliğin “Bizde yok” açıklaması ise akıllara 1990’lı yıllardaki gözaltında kayıpları getiriyor. Adalet mücadeleleri 21 yıldır devam eden gözaltında kaybedilenlerin ve katledilenlerin aileleri ise, “Kendisine insanım diyenler ayağa kalksın. Bir kaybı daha yaşamayalım” diyerek, Külter’in akıbetinin bir an önce açığa çıkartılmasını istedi.

1995’te Ocak, bugün Külter

21 Ocak 1995′ gözaltına alındıktan 5 gün sonra cenazesi bulunan Hasan Ocak’ın ablası Aysel Ocak, ilk Galatasaray Meydanı’nda oturduklarında Ocak’ın en son gözaltında kaybedilen olmasını istediklerini söyleyerek, “Bugün yine bir kayıpla karşı karşıyayız ve bu çok acı bir durum. Çünkü bizler yıllardır bu alanda çoğalmamak, azalmak için mücadele ettik. Ama şu an gelinen aşamada yine çoğalıyoruz” dedi.

Ocak ilk gözaltında kaybedildiğinde “Sağ aldınız sağ istiyoruz” kampanyası başlattıklarını hatırlatan Ocak, “Şimdi de ‘Hurşit’i sağ aldınız sağ istiyoruz’ diyoruz. Hurşit bizim için çok önemli. Bu alanda hepimiz kayıp yakınları aynı duyguyu yaşıyoruz ve yine geriye dönerek aynı acıları yaşıyoruz. Hurşit bir an önce ailesine, sevdiklerine, bizlere ve mücadele ettiği yoldaşlarına devlet onu vermek zorundadır” diye konuştu.

Görgü tanığı: Hurşit Külter Şırnak Tümeni’nde tutuluyor

Külter’in başına geleceklerden devletin sorumlu olduğunu vurgulayan Ocak, “Hurşit’in ailesinin yanındayız. Onların duygularını anlamak değil bizlerde aynı acıyı yaşıyoruz. Onun için öncelikle kardeşleri ve annesinin yanında olduğumuzu buradan bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.

‘Biz yaşadık başka aileler yaşamasın’

Yıllardır mücadele verdikleri Galatasaray Meydanı’nda başlattıkları eylem ile birlikte 1995-96 yıllarında gözaltında kaybedilmelerde azalma yaşandığını belirten 19 Ekim 1995’te gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun, Külter olayıyla birlikte aradan geçen 21 yılda devletin zihniyetinin değişmediğini gördüklerini söyledi. Tosun, “Biz o acıyı çektik artık başka kimse çekmesin” dedi. Tüm insanlara çağrıda bulunan Tosun, “Kendisine insanım diyenler ayağa kalksın ve bunun hesabını sorsun. Hurşit’in ne suçu vardı gözaltına alındı ve kaybedildi. Günler ve hatta saatler bile onun için şu aşamada çok önemli. Kimin elindeyse, hangi kan emicilerin elindeyse söylesinler. O ‘Biz insanları kaybetmiyoruz’ diyenler adım atsınlar ve Hurşit neredeyse ortaya çıkarsınlar” dedi.

‘Hurşit’in akıbetinin takipçisiyiz’

Devlet yetkililerinin öncelikli görevinin insanların can sağlığını korumak olduğunu belirten 8 Ekim 1980’de gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayırın ağabeyi Mikail Kırbayır ise, şöyle konuştu: “12 Eylül’de tek tek gözaltına alıyordu ve kaybediyordu. 90’larda Toroslarla alıp götürüyorlardı. 2000’lerde herkesin gözü önünde insanları, gençleri katlediyorlardı. Şimdide buna bile zahmet etmeden çekinmeden evlerinde, yaşadıkları yerlerde insanları katlediyorlar. Hurşit bunlardan sadece biri. Şunu iyi bilsinler ki Hurşit’in akıbetini oldu bittiye getiremeyecekler.” “Akıllarını başına toplasınlar” diyerek devlet yetkililerine seslenen Kırbayır, Hurşit’in akıbetinin takipçisi olacaklarını söyledi.

‘Hurşit’i kaybetmek için mi Diyarbakır’a gitti?’

23 Şubat 1995’te gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız da, “Bu acının ne olduğunu ve kaybetmenin nasıl bir acı olduğunu biliyoruz. Buna bizler sessiz kalamayız” dedi. Gözaltında kaybedilmelerin son bulmasını isteyen Yıldız, “Bize yaşatılan bu acıların bir başkası yaşamasın diye tekrar tekrar bunlardan hesap soracağız. Adaletin peşini bırakmayacağız. Ama ne yazık ki bu adaletsizler kendi arkalarında bir sürü adaletsizler ordusu bıraktılar ve bunları yaşatmaya devam ediyorlar. Hükümette vicdan yok” dedi. Vicdan sahiplerine seslenerek yanlarında olmalarını isteyen Yıldız, “Kaybedilen her insanla birlikte insanlık kaybediliyor. Sağ aldılar sağ istiyoruz. Bizler artık bu kaybedilmeleri kabul etmiyoruz” diyerek, başka kayıpların yaşanmaması için Külter’in akıbetinin ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çizdi. (DİHA)

Gözaltında kaybedilmek istenen Külter için AİHM’e acil çağrı

Tuncel: Sağ aldığınız Külter’i sağ istiyoruz

Cumartesi Anneleri 584.Hafta: Hurşit Külter Nerede?

İHD: ‘Hurşit Külter nerede?’

Gözaltına alınan Külter’den 4 gündür haber yok!

Hurşit Külter’in gözaltına alındığına tanık olanlar konuştu

Özel harekâtçılar Külter’in infaz edildiğini ileri sürdü

Şırnak Valiliği’nden iki gün sonra iki satırlık açıklama: “gözaltına alınmamıştır”

Kaybedilmek istenen Hurşit Külter’de ‘Savcılık sorumluluk almak istemiyor’

Baba Külter: Devlet oğlumun nerede olduğunu açıklasın

Özel harekattan ‘Külter elimizde’ mesajı.. Resmi kurumlar ise hala, gözaltını inkar ediyor.

Hurşit Külter’in son mesajı: Hakkınızı helal edin

Gözaltında kaybedilmek isteniyor: DBP’li Hurşit Külter için acil çağrı




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir