HDP dokunulmazlıklar konusunda yol haritasını belirleyecek

Anayasa Mahkemesi’nin anayasaya aykırı olduğu birçok kesim tarafından kabul edilen “dokunulmazlıkların kaldırılması” düzenlemesine ilişkin yapılan başvuruyu reddederken, HDP hukuki ve siyasi mücadeleyi yükseltme kararı aldı. HDP hukukçuları, bazı anayasa hukukçularıyla Salı günü bir araya gelerek, sürecin yol haritasını belirleyecek.

TBMM’de dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik yapılan değişikliğe ilişkin HDP’li vekiller ile bazı CHP’li vekillerin Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuruların reddedilmesi üzerine, HDP mücadeleyi yükseltme kararı aldı.

Anayasa Mahkemesi başvuruları “anayasa değişikliği olduğu için görev alanına girmediğini” belirterek başvuruyu reddetmesi üzerine HDP yeni hazırlıklara başladı. HDP, Anayasa Mahkemesi’nin kararını siyasi olarak yorumlayıp, hukuki mücadeleyi başka platformlarda sürdürme kararı aldı. İktidarın hedefinde olan HDP milletvekilleri tasarı Cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp resmi gazeteden yayınlandıktan sonra AYM’ye bu kez bireysel başvuruda bulunacak. Çünkü milletvekilleri bir önceki başvuruyu Anayasa’nın 85’inci maddesine dayanarak dokunulmazlıkları kaldırılmasından kaynaklı kendilerine tanınan hak çerçevesinde başvuruda bulunmuştu.

Salı günü hukuk komisyonu toplanıyor

HDP Hukuk komisyonu, 7 Haziran Salı Günü, bazı anayasa hukukçularının da katılımıyla geniş katılımlı bir toplantı yaparak hukuksal çerçevede yeni bir yol haritası belirleyecek. Toplantı da özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılacak olan başvurunun hangi çerçevede yapılması gerektiğini netleştirecek. Yine HDP, yapılacak olan bireysel başvuruların da kapsamını netleştirecek. Bu arada daha önce yapılan kimi hazırlıklar da yeniden gözden geçirilecek.

‘AYM baskılara boyun eğdi’

Anayasa Mahkemesinin kararını değerlendiren Türkiye’nin sayılı anayasa hukukçularından ve aynı zamanda HDP Mardin Milletvekili olan Mithat Sancar, kararı, “Anayasa Mahkemesi korkak davrandı. Baskılara boyun eğdi” sözleriyle değerlendirdi. Yaptıkları başvuru gerekçelerinin güçlü olduğunu ve bizzat Anayasa Mahkemesinin benzer konularda daha önce verdiği kararları referans aldıklarını dile getiren Sancar, şöyle konuştu:

“Biz AYM’nin bu başvuru gerekçelerimizi güçlü bir biçimde tartışmasını beklerdik. Zaten AYM çok erken karar verdi, hızlı davrandı; daha bir hafta süresi vardı. Ama o süreyi beklemedi. Red gerekçesiyle de son derece yüzeysel bir karar aldı. Bu başvuruyu incelemeyeceğini değişikliğin anayasa değişikliği olduğunu söyledi. Biz dokunulmazlıkları kaldıran bir karar olduğunu bunun AYM denetimine tabii olduğunu dile getirmiştik. Ayrıca AYM’nin geçmişte verdiği kararları hatırlattık ki, bunları dikkate alsaydı başka türlü bir karar kurması gerekirdi. Uluslararası hukuka uysaydı farklı bir karar verirdi.”

‘AYM denetime alınan yargının bir parçası oldu’

Ayrıca kararın yargının içinde bulunduğu durumu bir kez daha gösterdiğinin altını çizen ve yargının denetime girdiğini ifade eden Sancar, şöyle devam etti: “Yargının içinde bulunduğu durum ortada, Saray bütün alanları denetlemek için elinden geleni yapıyor. İçeriden atamalarla yargı kompozisyonu değişiyor. AYM bir parça bu tablonun dışında gibi duruyordu. Başvuruyu olumlu değerlendirmesine yönelik beklentimiz vardı. Gördük ki AYM de genel tablonun bir parçası olmayı tercih etti. Bu siyasi ve hukuki mücadelenin bir adımıdır. Başka hukuki yollarda var onları da kullanacağız.” AYM’nin kurduğu kararın da son derece yüzeysel olduğunu bir kez daha hatırlatan Sancar, AYM’nin daha önce, “Ben kendim değerlendirmemi yapar ve ona göre karar oluştururum” şeklinde oluşan içtihatları olduğunu söyledi.

‘Asıl önemli olan siyasi mücadelemizdir’

Sancar, sadece hukuki mücadele ile sınırlı kalmayacaklarının bir kez daha hatırlatarak, “Mevcut durumdan kaynaklı hukuki mücadelenin tek başına bir anlama sahip görmüyoruz. Hukuki mücadele bizim demokratik siyasi mücadelemizin bir parçasıdır. Asıl önemli ve belirleyici olan demokratik siyasi mücadelemizdir” diye konuştu.

Sancar devamla, AYM’ye yeniden bireysel başvurularda bulunacaklarını, bunun içinde Cumhurbaşkanının düzenlemeyi onaylamasını beklediklerini söyledi. AİHM’e başvuru konusunda da acele etmeyeceklerini vurgulayan Sancar, “AİHM’e başvuru için hazırlıklarımız tamam. Ama acele etmeyeceğiz. Bu düzenleme yürürlüğe girdikten sonra ihlaller de ortaya çıkacak ve biz onun üzerinden AİHM’e gideceğiz” dedi.

Sancar, Erdoğan’ın düzenlemeyi 15 gün içinde onaylama süresi bulunduğunu da anımsatarak, “Ama bu süreyi geçse bile bu hakkı ortadan kalkmıyor” diye belirtti. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir