Ağızlarından sadece kan ve katliam damlıyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1915 olaylarını “soykırım” olarak niteleyen tasarının Alman Parlamentosu’ndan geçmesine ağır ifadelerle tepki gösterdi. “O günkü şartlarda Ermeniler için verilen yer değiştirme kararı olmasaydı milletimizin geleceği tehlikeye girecektir” görüşünü savunan Bahçeli, “1915’teki tehcir kararı kesinlikle doğrudur, bugün olsa yine yapılmalıdır” ifadesini kullandı.

Bahçeli, terör operasyonlarına katılan askerlere soruşturma açılmasını izne bağlayan tasarının Meclis’ten geçmesi için destek vereceklerini söyledi. “TSK kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısına mutlaka destek verecek, gereğini eksiksiz yapacağız” diyen Bahçeli, “koalisyon ortaklığı teklifi” olarak yorumlanan hükümete hukuki destek sözlerini hatırlatarak, “Demek ki neymiş? Fiili desteğimiz hukuki boyut alıyormuş. Terörle mücadelede ihtiyaç duyulan hukuki güvence için elimizden gelen çabayı göstereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın” diye konuştu. Tasarı yasalaşırsa, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının yargılanması Başbakanın iznine bağlanacak.

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli’nin açıklamalarından ilgili bölümler şöyle:

“1915’teki tehcir kararı yerindedir, bugün olsa yine aynısı yapılmalıdır!”

Sözde soykırım iddiası Türk milletiyle derdi olan herkesin başvurduğu hayasız bir karalama, çarpıtmadır. Şimdi buna dost ve müttefik bildiğimiz Almanya’da eklenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı’na Almanya’nın müttefiki olarak girmiştir.Seferberliğin öncesi ve sonrasında Ermeni çeteleri isyana girişmiştir. Erzurum, Sivas, Adana başta olmak üzere Ermenilerin isyanı vuku bulmuştur. Ermenilerin, Türklere yönelik yaptığı katliamlar karşısında bile Osmanlı Devleti’nin soğuk kanlılığı belgelerle sabittir. Ermenilerin yerlerini değşitirmek onları imha etmek değil, devleti koruma amacı taşıyordur ki sonuna kadar doğru, sonuna kadar helaldir.

Türk düşmanları şunu kafalarına iyice soksun ki tevkif- tehcir sıralamasında Osmanlı en son sıralarda yer almaktadır. Kim ne söylerse söylesin.

Sözde soykırım çamuru atan Haçlı vekilleri, Ermenilerin Türklere karşı yaptığı katliamlara neden sessiz kalmaktadır? Bayburt ve çevre illerinde masumları katledenler Ermenilerdir. 250 ceset ve toplam 800 bin insanımızın canına kast edilmiştir. Erzurum’a, Van’a, Erzincan’a gidip sorsunlar, vahşilikleri mahalinden öğrensindir. Yer değiştirme kararı olmasaydı milletimizin geleceği tehlikeye girecektir. 1915’teki tehcir kararı kesinlikle doğrudur, bugün olsa yine yapılmalıdır.

Sayın Erdoğan, “Ne Türk’ü be. Bunların kanlarının laboratuvarlardan geçmesi lazım” demiştir. Sayın Erdoğan’ın dediklerini biz söyleseydik ne ırkçılığımız ne de kafatasçılığımız kalmıştır. Laboratuvar analizinden kolay kolay çıkamayacaklardır. Sözde Soykırım’a yeşil ışık yakanların kan değerlerine bakılacak mıdır? Başbakan’dan 1915 olaylarını anlatmasını isteyen gazetecilerin kan testleri yapılacak mıdır?

1915’te yaşananların 1948’de BM Soykırım Beyannamesindeki maddeleri karşıladığını iddia edenlerin damarlarındaki kanın nereye doğru aktığı da gözlemlenecek midir? Eski Başbakan Danışmanının sütüne, hamuruna, kanın bozuk olup olmadığına titizlikle de bakılacak mıdır? Sayın Cumhurbaşkanı, bir daha kan demeyin, kanı bozukların kanı akmaz, kanı olmaz! Almanya’nın sözde Soykırım Kararı hükümsüzdür. MHP ecdadına toz kondurmaz, Milliyetçi Ülkücü Hareketin kılıcı keskindir. Ay’dana arı, sudan durudur. Oyunları yine hezimete uğratacağız. Emek isteyebilir, yorgunluk olabilir. Ancak bize dinlenmek haramdır, oyun bozulacak, Milliyetçi hareket tepeden tırnağa temizlenecektir. Oyun bozulacak, bize çelme takmaya çalışanlar kağıttan kuleler gibi devrilecektir.

“TSK kanununa destek vereceğiz. Demek ki neymiş; fiili desteğimiz hukuki boyut alıyormuş…”

MHP’nin Türk milletinin güvenliği ve milli bekasının sağlam esaslara bağlanması konusunda ödün vermesini kimse beklememelidir. Terörle mücadelede her zamna güvenlik güçlerinin ve devletin arkasındayız. TSK kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısına mutlaka destek verecek, gereğini eksiksiz yapacağız. Neymiş? Fiili desteğimiz hukuki boyut alıyormuş. Terörle mücadelede ihtiyaç duyulan hukuki güvence için elimizden gelen çabayı göstereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

PKK’nın bozguna uğradığını söyleyenler gerçeklerin üstünü örtmektedir. PKK veya IŞİD’i maşa olarak Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme amacında olan fitne güçleri, ülkemizi karanlık günlere götüyor. Yıkıcı terör, finansal ve ekonomik spekülasyonlar, beşeri varlıkların mankurtlaşmasına yol açmaktadır. Bölgesel statükonun değişmesi için sınırların yeniden çizilmesi, asimetrik mücadele emperyalist efendiler tarafından oyuna sokulmuştur. IŞİD, PKK, El Nusra gibi odaklar, hedeflenen harita değişikliği için görevlendirilmiştir.

Büyük Ortadoğu projesinin önü açılmakta, zalimler Türk ve Müslümanları öldürerek hedeflerine yürümektedir. YPG’nin omurgasını teşkin ettiği Suriye Demokratik Güçleri’nin Membiç’i IŞİD’den temizlemek amacıyla başlattıkları operasyon, emperyalistlerin bir oyunudur. Verilen destekler kimseyi şaşırtmalıdır. Cumhurbaşkanı’nın “Gerekirse kendi göbeğimizi kendimiz keseriz” lafı gerçeklerle uyuşmamaktadır. ABD’nin YPG’nin yalnızca Membiç için savaşacağını söylemesi kuyruklu yalandır. Membiç’in IŞİD’den alınması, kurulması adım adım ilerletilen terör devletine açıkça hizmettir. IŞİD, PYD ve PKK’nın diğer yüzüdür. Ortadoğu’nun dinamitlenmesi için kiralanmıştır. Hükümet gözünü açmalıdır. Türkiye bölgeden dışlanmış, hiçbir gelişmeye müdahil olamamıştır.

AKP’nin dış politikasında kırılmadık, dökülmedik hiçbir şey kalmamıştır. Rusya ile gerilen ilişkileri tamir arayışı, İsrail ile yapılan görüşmeler sözlerini yuttuğunun kanıtıdır. Tüm olumsuzluklar Davutoğlu’na yüklenmiş, “Ne yapalım, eline yüzüne bulaştırdı” diyerek hareket etmişlerdir. Hükümetin politikaları nedeniyle çuvallandığı her vicdanda onay görecektir. Türkiye’nin yurtta ve cihanda barışı hedeflemesi, milli çıkarlarına leke sürdürmemesi her açıdan mecburiyettir. Türk milliyetçileri varken bu vatan yıkılamayacak, bu millet bölünemeyecektir.

“Ezber bozuyoruz” dediler, geçmişimizi sorguladır. “Tabuları yıkalım” dediler eski defterleri araladır. “Özür dilediler” düşman çevreleri heyecanlandırdılar. “İmralı” dediler, Ermenilere mektup yazdılar. Ülkemiz kendi tarihine vakıf olmayan, kendi tarihinden bırakın gurur duymayı küresel güçlerin rüzgarlarına kapılan ucuz zihniyetlerle sahipsiz bırakıldı. (Kaynak: T24)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir