İlhan Çomak neden tahliye edilmiyor?

22 yıldır yargılanan ve uzun tutukluluktan tahliye edilmesi gereken İlhan Çomak’ın avukatı Fırat Epözdemir, davayı, “sahte deliller, sahte tutanaklar ve hukukun el koyduğu bir yaşam” olarak nitelendirdi. Benzer durumda olan İBDC davasından yargılanan kişilerin duruşmasız serbest bırakıldığını söyleyen Epözdemir, Çomak’ın Kürt olduğu ve Kürt davasına gönül verdiği için tahliye edilmediğini kaydetti.

İlhan Çomak, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciyken “örgüt adına eylem yapmak” iddiasıyla işkence altında tutuklandı ve Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yapılan yargılama sonucu müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “Adil yargılanmadığı” kararının ardından dosyası bozulan Çomak, 22 yıldır yargılanıyor. Uzun tutukluluk süresini 4 kez doldurmuş olmasına rağmen hala tahliye edilmeyen ve 22 yıldır adalet arayan İlhan Çomak’ın yeniden yargılama kapsamındaki davası da, Türkiye’deki adalet sistemindeki durumu bir kez daha gözler önüne serdi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, İlhan Çomak tutuklandıktan yaklaşık 20 yıl sonra yeniden yargılanmasına karar verdi. Çomak, 19 Aralık 2013’te yeniden hakim karşısına çıktı, avukatların tüm çabalarına rağmen tahliye edilmedi. Tahliye edilmemesinin gerekçesi olarak 20 yıl önce işlediği varsayılan suçların delillerini karartabileceği şüphesi gösterildi. Çomak’ın tahliye edilmemesi karşısında ne avukatları ne de ailesi pes etti.

Tanık ifadeyi yalanladı, Çomak yine tahliye edilmedi

Çomak, 11 Mart 2014, 5 Eylül 2014 ve 2 Temmuz 2015’te üç kez daha duruşmaya çıktı, fakat her defasında tahliye talebi reddedildi. Çomak’ın yeniden yargılama hakkı kapsamında delil toplaması gereken mahkeme heyeti, aksi bir şekilde davranarak davaya, Çomak hakkında polis işkencesi ile verilen ifadeleri ekledi. Bu ifadelerden biri 22 Aralık 2015’te görülen duruşmada, bizzat ifadeyi veren Fikret Çalağan tarafından yalanlandı. Çalağan, dönemin koşullarında polis işkencesi ile ifadeyi verdiğini belirtti. Mahkeme heyeti, Çalağan hiç bu ifadeyi vermemiş gibi ifadeyi dikkate almayarak davayı 12 Nisan’a erteledi.

Duruşma var yine tahliye yok

Çomak’ın avukatları 12 Nisan 2016’daki ve 1 Haziran 2016’daki duruşmalarda da, mahkeme heyetinin göz önünde bulundurduğu delillerin sahte olduğunu, tanıkların ifadelerinin polis işkencesi ile alındığını ifade etti. Ayrıca avukatlar, bu davaların artık yeniden yargılama değil bir tekrar yargılamaya dönüştüğünü belirterek, amacın aslında Çomak’a yine aynı cezayı vermek olduğunu tarafsız bir heyet olmadığını söyledi. Avukatlar, mahkeme heyetinin tarafsız olmadığını ön yargılı olduğunu belirterek, mahkeme heyetinin reddini talep etti. Ancak heyet, ne Çomak’ın tahliye talebini ne de avukatların reddi hakim talebini kabul etti. Davaya 13 Temmuz’da İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek.

‘Dava siyasi saiklerle yürüyor’

Çomak’ın avukatlarından Fırat Epözdemir, Çomak’ın tahliyesi için hukuki hiçbir engel olmadığını engelin siyasi tercihler olduğunu söyledi. Davanın sadece şimdi değil 1994 yılından beri siyasi saiklerle yürüdüğünü belirten Epözdemir, “1994’te yargıya askerler yön veriyordu bugünde başka siyasi erkler yön veriyor” dedi. Epözdemir, davaya tamamen hâkimlerin siyasi kararlarının yön verdiğini belirtti.

‘İşkence ile alınmış ifade hayatına mal oldu’

Davanın merkezinde Çomak’ın gözaltında iken işkence ile alınan ifadeleri var. Epözdemir, Çomak’ın 15 gün boyunca işkencede tutulduğunu tamamen tecrit altında tutulduğunu söyledi. Epözdemir, o dönemin polislerinin hazırladığı ifade metninin Çomak’a işkence ile imzalatıldığını ve bu işkence ile imzalatılan ifadenin daha sonra fezleke, fezlekenin iddianame, iddianamenin de gerekçeli karar haline getirildiğini vurguladı.

‘Siyasi elit dosyaya el koydu’

O dönem dosyada hakim olan isim, dönemin işkencesi ile ünlü emniyet yetkilisi Reşat Altay’dı. Avukat Epözdemir, dosyaya tamamen Altay’ın yön verdiğini belirterek, siyasi elitlerin bu davaya bu şekilde el koyduğunu söyledi. Epözdemir, “İlhan’ın davası 1994’te 15 günlük süre içinde bitirilmişti. Askeri hâkim de delil toplama işine geçmişti. Tüm bunlar bir araya gelince İlhan’ın dosyasında işkence var, sahte tanık var, askeri hakim var. Tam da bu nedenle AİHM adil yargılanma adına bu kararı verdi” dedi.

‘Askeri hâkim imzalı delil geçerli olamaz’

Çomak’ın ilk gözaltına alındıktan sonra işkence ile hakkında deliller ve ifade toplandığını belirten Epözdemir, bu delillerin askeri hakim imzası ile olduğu için zaten bir geçerliliği olmadığını söyledi. İşkenceci polislerin de dinlendiğini ve onların ifadelerinin de Çomak hakkındaki aleyhe deliller hakkında ipucu verdiğini kaydeden Epözdemir, delillerin geçerli olmadığının altını çizdi.

‘Asıl nedeni Kürt olması’

Epözdemir, İlhan Çomak’ın Kürt olduğu ve Kürt davasına gönül verdiği için tahliye edilmediği görüşünde. Buna kanıt olarak da, kendisi ile benzer durumda olan İBDC davasında yargılanan kişilerin serbest bırakılmasını gösterdi. Epözdemir, “Örneğin, İBDC davasında İlhan ile hukuki statüsü aynı olan tutsaklar yeniden yargılama kapsamında duruşma bile açılmadan tahliye edildi. Ancak İlhan gibi olan hiçbir tutsak tahliye edilmedi” dedi.

‘Hakimler İlhan’ı tahliye etmemek için yeminli’

Yeniden yargılama konusun Türkiye’de çok anlaşılmadığını söyleyen Epözdemir, “Hakimler eski yargılamaları sanığın yüzüne okuyup yeniden eski kararı sanığın yüzüne okuma olarak algılıyor. Oysa yeniden yargılama şudur: Yargılamayı sakatlayan bütün unsurların dosyadan çıkartılmasıdır. İşkenceci polislerin tutanakları, delilleri bunların hepsini yok saymaktır. Mahkeme yeniden yargılama yapmıyor. Mahkeme inanılmaz ön yargı ile hareket ediyor. Mahkeme adil olmak zorunda baştan beri kararı belli. Bir tiyatro oynanıyor ve biz yer almak istemiyoruz. Hakimler İlhan’ı tahliye etmemek için yeminli” dedi.

‘Bir derviş gibi cezasının bitmesini bekliyor’

Epözdemir, son olarak, Çomak’ın yeniden yargılama yapıldığı gün tahliye edilmesi gerektiğini belirterek, “İlhan bir derviş gibi cezasının biteceği günü bekliyor ama adalet ve hukuk adına bir beklentisi yok” diye konuştu.

Çomak’ın eserleri

Çomak’ın cezaevinde kaleme aldığı “Gitmeler Çiçek Kurusu”, “Açık Deniz” ve “Günaydın Yeryüzü” isimli şiir kitapları yayınlandı. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir