Gençlik gelecek… gelecek nerede? – Mustafa YALÇINER

MUSTAFA YALÇINER-1

 

 

 

 

Liseli gençler, en yüksek puanla girilebilen İstanbul Erkek Lisesi’nin işaret fişeğiyle birbiri peşi sıra tepki vermeye başladılar. Kim ne kadar “dindar ve kindar bir gençlik” yetiştirme peşinde olursa olsun, liseliler, gençlerimiz, bir kez daha geleceğimiz olduklarını kanıtladılar. Sadece geleceğimizin emin ellerde olduğunu değil, ama bugünümüzün de kendi katkılarıyla toparlanabileceğini ortaya koydular. Gençlik yoksa ne gelecek vardır ne yaşanan an!

“Proje okulu” ilan edilerek “topun ağzı”na konan, tümüne İmam Hatip’ten müdürler atanarak, “balık baştan kokar” düşüncesiyle en gelişkin eğitim vermekte olan liselerden başlanarak “başı” koparılmaya çalışılan liseliler çoktandır isyana teşvik ediliyordu. İstanbul Erkek.. Galatasaray.. Cağaloğlu Anadolu.. Kadıköy Anadolu.. Beşiktaş Atatürk Anadolu.. Ankara’dan Gazi Anadolu, İzmir’den Bornova ve Çiğli Anadolu…Tümü birbirlerinin peşi sıra sökün ettiler.

İlk önce, dönem başında Cağaloğlu Anadolu’da ayağının tozuyla giriştiği baskılarla uygulamaya koyduğu yasaklar dolayısıyla müdür oturarak ve alkışlanarak protesto edildi. Sonraysa İstanbul Erkek’li öğrenciler, Cağaloğlununkine pek benzeyen ve aynı amaçla göreve getirilmiş müdürlerini, mezuniyet töreninde sırtlarını dönerek protesto ettiler. Galatasaray’lılar nasıl bir müdür istediklerini afişle dile getirdiler. Sonra bildiriler.. Bildiriler… Eğitimin ve şüphesiz eğitim yoluyla gençliğin Ortaçağ karanlığına sürüklenmek üzere muhafazakarlaştırılması operasyonu kapsamında olağan liselerin yerine ortaöğretimin başlıca alternatifi haline getirilmek istenerek öğrenci sayısı 1 milyon 200 bine ulaştırılan ve çoğunluk öğrenciye zorla dayatılan İmam Hatip liseleri de katıldılar. Onlar da bildiriler yayınladılar.

Gençliği karşınıza almayacaksınız! Gençliği hedef alan, gençliklerine, özgürlük tutkularına, damarlarında dolaşan ateşe ve gelecek özlemlerine karşı politikalar kurgulayıp izlemeyeceksiniz! Kendinizi, geçmişe saplanıp kalmış hülyalarınızı, tarih bilinci adına çürüyerek çöküp gitmiş Osmanlı’yı ve ümmetçiliğini, disiplin adına bilim ve düşüncede yaratıcılığı, sosyal pratikte laik ve demokratik yaşam tarzını yok etmeyi amaçlayan yasakçılığınızı, güzellikleri, özgünlükleri, gençliğin heyecanı, ilerletici tartışmaları ve ama barışçıllığıyla akıp giden yaşamı zapturapt altına alma zorbalığını, çatışma ve kavgayı ve.. ve ölümü dayatmayacaksınız!

En başta gençliğe “yeter artık” dedirtirsiniz! “Darbe” dediğiniz, lanetler okuduğunuz, “faiz lobisi”ne, “üst akıl”a yorduğunuz Gezi de böyle bir “yeter” demeydi.

Gezi gibi, tepkilerini ortaya koyan liseliler de örgütsüzler. Ve şüphesiz ki politika yapmıyorlar. Ya da geleceklerinin ellerinden alınması girişimine, insan yerine konmamaya, her şeylerine müdahale edilip, gerici dayatmacılıkla iyi ne varsa yok edilerek, dert üstüne dert sahibi kılınmalarına karşı kendilerini ve geleceklerini sahiplenme “politikası” yapmaya mecbur kılındılar. Yakında muhtemelen egemenliğin üst katlarından iddia edileceği gibi oradan buradan emir almadan kendiliğinden ayağa kalktılar.

Çoktan yaşlanmış gericiliğin gençliği, dolayısıyla geleceği hedef almış, politik olduğu kadar ideolojik içeriği de tartışmasız saldırganlığına karşı tutum aldılar. Şimdi kesindir ki, çok sayıda politika erbabı başlarına üşüşecek, akıllar verecek, kendi siyasal yörüngelerine çekmeye çalışacaktır.

Gençlik heyacanı iyidir ve olmazsa olmazdır, ama tecrübe eksikliğinden gelen tehlikelere de açıktır. Eksiklikler giderilir. Hiç ya da fazla bedel ödenmeden giderilmesi önemlidir. Hem örgüt hem de politika şüphesiz ki gereklidir; başka türlü yol doğrultulamaz ve başarıya ulaşılamaz. Gençlerimiz, mücadele içinde tecrübe sahibi olacakları gibi, yollarını doğrulturken öncelikle bölünmemeyi ve –tabii ki seçerek– kendilerine söz söyleyenlerden, ama en çok da bilimden, öyleyse toplumsal gelişmenin bilimi olan bilimsel sosyalizmin öğretilerinden yararlanmayı bileceklerdir.

(Evrensel)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir