Yüksekdağ: ATİK davası Almanya-Saray pazarlığının sonucudur

Almanya’da yargılanan 10 ATİK yöneticisinin davasını takip eden HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, davanın Türkiye ve Almanya’nın ortak laboratuvar davası olduğunu belirtti, “Bu dava Alman devletinin AKP-Saray iktidarıyla kurduğu kirli pazarlığın bir sonucudur” dedi.

Almanya’nın Münih kentinde yargılanan 10 Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) üye ve yöneticisinin yargılandığı duruşmaya katılan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, mahkeme önünde düzenlenen mitingde konuştu.

10 ATİK üyesi Almanya’da 14 aydır ağır tecrit altında tutuluyordu. Bugün başlayan duruşma sürerken, Yüksekdağ adliye önünde bekleyen kitleye seslendi.

Yüksekdağ, “Mahkeme salonunda her koşulda direnen canlarımızın yüzlerini gördük. Onları Türkiye cezaevlerinden de biliriz. Zulme ve haksızlığa karşı her koşulda doğru bildiğini savunan ve arkasında duran irade ve cesareti gördük. Bugün yargılanan arkadaşlarımız şahsında bu devrimci iradeyi ve bilinci selamlıyorum” diye konuştu.

ATİK’li tutsakların mahkemeye kadar aç bırakıldığını ve duruşma salonuna ayaklarının zincirlenmesini protesto ederek geldiklerini aktaran Yüksekdağ, “Direnişin sonrası mahkeme artık diğer duruşmalara tutsakların bu şekilde getirilmeyecekleri yönünde karar aldı” dedi.

Almanya ATİK davasında insanlık dışı uygulama: Prangayla duruşma

Yüksekdağ, devrimcilerin nerede olursa olsun aynı bilinç ve cesaretle direnmeyi sürdüreceklerini kaydetti ve şunları söyledi: “İster Kürdistan’da abluka altında bir kentte olsun, ister Cizre’de vahşet bodrumunda, ister cenazesini arayan ve halen ulaşamayan bir anne olalım, istersek grev meydanından bir işçi, kendi okulunda özgürce konuşmak isteyen bir öğrenci olalım. Nerede olursak olalım direnmeye devam edeceğiz. Ağır tecrit koşullarında bizleri bu kadar güçlü ve enerjik kılan dayandığımız değerlerdir.”

‘İDDİANAMEYİ HAZIRLAYANLAR TÜRKİYE’DE YARGILANIYOR’

Yüksekdağ, tutuklu ATİK’liler hakkında Türkiye’den gönderilen belgelerin altında, bugün Cemaatçi oldukları gerekçesiyle haklarında tutuklama kararları çıkarılan savcı ve polislerin imzaları olduğuna dikkat çekti. Yüksekdağ, “Tutuklanan 10 devrimcinin iddianamesini hazırlayanlar bugün Türkiye’de yargılanıyor” dedi.

ATİK davasının Türkiye ve Almanya’nın ortak laboratuvar davası olduğunu belirten HDP Eş Genel Başkanı, “ATİK davası Alman devletin AKP-Saray iktidarıyla kurduğu kirli pazarlığın bir sonucudur. Alman devleti, İncirlik’te üst almak ve mültecilerin Türkiye’de kalmasının sağlanması için Türkiye ile suç ortağı oldu. Anti-terör yasasıyla bütün siyasi mültecilerin yargılanması yolu açmak isteniyor” şeklinde konuştu.

‘BÜTÜN MEVZİLERİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün Kürt kentlerindeki belediyelerin yöneticilerini hedef gösterdiğini hatırlatan Yüksekdağ sözlerine şöyle devam etti: “AKP-Saray iktidarı bütün seçilmişlere saldırıyor. Sayısız belediye başkanımız tutuklandı, fiilen kayyum atanmış durumda. Sürekli soruşturma açılıyor. Yerel hak ve sorumluluklar gasp edilmiş durumda. Hukuka dayanmadan özel savaş yöntemleri kullanılıyor. Belediye eş başkanları ve meclis üyeleri için gözaltı ve tutuklama sinyali veriliyor. Ama o belediyeler gibi bütün mevziler halkındır. Bütün mevzilerimize sahip çıkmak için demokratik halk savunmasıyla yanıt vereceğiz.”

Almanya’da uzun süredir benzer davalar olmadığını hatırlatan Yüksekdağ, “Alman hükümetinin bu kapsamda DAİŞ çetelerine karşı operasyon yürüttüğünü duydunuz mu? Almanya’da kent kent örgütlenen DAİŞ’lilere karşı operasyon yapılmadı, suçu önleyici faaliyet geliştirilmemiş. Bugün Almanya’da demokratik mücadele yürüten arkadaşlarımızı ama yargılıyorsunuz” ifadelerini kullandı. (ETHA)

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir