Demirtaş: Direniş yükselmezse kayıplar çoğalır

Başta Suriye olmak üzere gözaltında kayıpların yaşandığı ülkelerin pratiklerini uygulayan Türkiye’de 27 Mayıs tarihinde gözaltına alındığı belirtilen DBP İl Yöneticisi Hurşit Külter’den 24 gündür haber alınamıyor. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Külter şahsında Kürt gençlerine mesaj verilmek istendiğini belirterek, “Kürtler bunun karşısında direnişi yükseltmezse Külter gibi bir bir kaybettirilecekler” dedi.

Vatandaşın güvenliğini, mutlu ve özgür yaşama imkanlarını sağlamak ideali üzerinde kurulduğu söylenen devlet, özellikle Ortadoğu’da kendi vatandaşlarının deyim yerindeyse canına okuyor. Mutlu bir azınlığın güvenliğini sağlamak amacıyla milyonlarca insanı mülteci konumuna getiren, savaşlar çıkaran Ortadoğu’daki devletler her türlü ihlali gerçekleştirmekten de geri durmuyor. İnsanlık onurunu ayaklar altına alan, işkence, kötü muamele, tutuklama gibi devletin kendi halkı üzerinde şiddete ve güce dayalı baskı politikaları, otoritenin ve iktidarın halklara çektirdiklerini de gözler önüne seriyor.

Devletlerin uyguladığı en yaygın “bastırma” yöntemlerinden biri de “gözaltına kaybetme” olarak öne çıkıyor. Gözaltına alınıp bir daha kendilerinden haber alınamayan ve bu yöntemle de geride kalanlara umut ve umutsuzluk arasında bir ömür boyu acı çektiren bu yöntem, Şili’den, Angola’ya, Vietnam’dan Suriye’ye, Mısır’dan Kürdistan’a kadar savaş, çatışma, darbe ve otoriter rejimlerin olduğu hemen hemen bütün ülkelerde başvurulan temel yöntemlerden biri haline geldi.

Türkiye’de de özellikle 1980 darbesiyle hayata geçirilen ve Kürt sorunundan kaynaklı son 30 yılda etkili bir biçimde kullanılan “gözaltında kaybettirmeye” yönelik politikalar sonucu şimdiye kadar kimi verilere göre 1353 kişi kaybettirildi.

En son DBP Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter, 27 Mayıs tarihinde gözaltına alındı ve o günden beri kendisinden bir daha haber alınamadı. Sağlam tanıklık ifadelerine rağmen gözaltında olduğu devlet tarafından kabul edilmeyen Külter’in kaybedilen 1353’üncü kişi olmaması için ciddi çağrılar, arayışlar da var.

Külter’in kaybettirilme girişimine tepki gösteren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bunun Kürtlere karşı verilen bir gözdağı olduğunu belirterek, Kürt gençlerinin de ancak direnişle bu yöntemi durdurabileceğini söyledi. Demirtaş, kaybettirilmek istenen Külter hakkında şunları söyledi:

‘Sağ yakalanıp infaz edilenler var’

“24 günden bu yana DBP Şırnak İl yöneticisi Hurşit Külter’den haber alınamıyor. Devletin Cizre Silopi ve diğer yasaklı yerlerde zaten infazlar yaptığını biliyoruz. Söz konusu yerlerde sağ yakalandığı halde infaz edilen çok sayıda Kürt yurtseveri ve genci var. Bunlar birçoğu da PKK kadrosu falan değil. Bu çok iyi biliniyor. Çoğu üniversite öğrencisi ve bunlar Cizre’de bodrumlarda yakıldı. Şimdi Şırnak’ta da sağ olarak gözaltına alındığına dair çok ciddi bilgilerin olduğu Hurşit Külter ile ilgili devletin bugüne kadar inkârcı bir tutum ortaya koyması, gözdağı ve infaz politikalarının bir devamıdır.

Külter üzerinden Kürt gençlerine mesaj veriliyor

Yani direnişe katılmayı AKP faşizmine karşı direnmeyi düşünen Kürt gençlerine bir mesaj verilmek isteniyor. Başınıza bunları getiririz ve hiçbir şey yapamazsınız, hiç kimse size sahip çıkamaz mesajı verilmek isteniyor. Tabi ki Hurşit Külter netice itibari ile devletin gözetiminde, sokağa çıkma yasağının olduğu bir yerde zorla gözaltına alınmış bir siyasetçi. Onun başına gelebilecek her şeyden tabi ki AKP devleti sorumludur. Onu gözaltına alanlar sorumludur. Fakat hukuki başvurular ile sadece çağrılarla da bu iş olmuyor.

Direniş büyümezse Külter veya Birlik gibi insanlar katledilecek

Kürt gençlerinin Hurşit Külter ya da Hacı Birlik’ in şahsında AKP’ye verecekleri cevap direnişi yükseltmektir. Bunun dışında gerçekten başka elimizden bir imkânın ve olanağın olmadığını görmemiz lazım. Yani öyle savcıya müracaat ile sonuç alınamıyor. Avukatların girişimleri ile sonuç alınamıyor. Düşünün ki bir genci şehrin ortasında kaçırıyorlar ve 23 gündür haber yok. Ne yapılacak faşizme karşı her yerde direniş büyütülürse ancak ‘Biz sizin vermek istediğiniz korkunun karşısında diz çökmedik’ mesajı verilirse bu tür uygulamalar durdurulabilir. Yoksa geri adım atılırsa bu korkutma politikalarının başarılı olduğu görülürse, Hurşit Külter ve Hacı Birlik’ gibi birçok Kürt Yurtsever gencin başına aynı şeyler getirilmek istenecektir.” (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir