HBDH: Saray savaşı tüm ezilenleri kapsayacak şekilde genişletiyor

Halkların Birleşik Devrim Hareketi, Saray cuntasının savaşı Kürdistan’dan Batı’ya doğru tüm ezilenleri kapsayacak şekilde genişlettiğini vurguladı, “Kürdün barış, emekçinin ve ezilenin hak arayışı, özgürlük, adalet ve eşitlik istemi kanla yanıtlanıyorsa, bu durumda direnmekten ve zulmün saltanatını yıkmak için savaşı büyütmekten ve zafere yürümekten başka bir yol yoktur” diye belirtti.

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) Genel Konseyi, Saray cuntasının savaş politikalarına karşı mücadele çağrısı yaptı.

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) Genel Konseyi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Erdoğan sultasındaki AKP hükümeti ve faşizmin topyekün vahşi saldırı ve katliamları doludizgin sürüyor” denildi.

‘TOPLUM DEVLET TERÖRÜYLE ZAPTURAPT ALTINA ALINMAYA ÇALIŞILIYOR’

Saray cuntasının savaş konseptiyle birlikte Kürdistan ve Türkiye kentlerinin kan gölüne döndürüldüğünü kaydeden HBDH;

“Kürdistan kentleri ve direniş merkezleri tanklarla, toplarla dövülüyor; değerleri, doğası ve tarihi yerle bir ediliyor. Çocuklar, yaşlılar, kadınlar sorgusuz sualsiz kurşuna diziliyor; kadınların çıplak bedenleri teşhir edilerek, panzerlerin arkasından sürükleniyor. Kürt gençlerinin bedenleri tanklarla eziliyor. ‘Vahşet bodrumları’nda insanlarımız diri diri yakılıyor. Kimyasal gazlar kullanılıyor. Toplum, kırımlar ve faşist devlet terörüyle zapturapt altına alınmaya çalışılıyor. Savaş uçaklarının bombardımanlarıyla Kürdistan coğrafyası yakılıp yıkılıyor” diye belirtti.

İktidarın sadece Kürtlere değil, Alevilere karşı da savaş politikaları yürüttüğüne dikkat çeken HBDH,

“Alevi yerleşim yeri Terolar’a Suriye’de Esad dönemi benzeri ‘Arap Kemeri’yle Sünni nüfus yerleştiriliyor; Kürt Alevilere topraklarını terk etmeleri dayatılıyor. Maraş katliamı benzeri yeni katliam hazırlıkları yapılıyor” diye kaydetti.

‘SAVAŞ TÜM EZİLENLERİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLETİLİYOR’

Savaşın adım adım Batı’ya ve diğer ezilenleri de kapsayacak şekilde genişletildiğini vurgulayan HBDH açıklamasının devamında şu ifadeler yer aldı:

“Suruç’tan Ankara’ya uzanan kitle katliamları peş peşe uygulanıyor. Türk halkımız ve diğer ulusal topluluklardan insanlarımız bu kirli savaşın hedefi oluyor. Batı’da da hemen her gün devrimciler katlediliyor, en küçük hak arayışı vahşice bastırılıyor. Barış isteyen akademisyenlerden muhalif gazetecilere, demokratik siyasetin yönetici ve aktivistlerinden sendikacılara kadar yaygın bir gözaltı ve tutuklama furyası devam ediyor.”

Emekçilerin kazanılmış haklarına da yoğun saldırılar gerçekleştirildiği vurgulayan açıklamada, “İş kazası adı altında her gün işçi katliamları yaşanıyor. ‘Kiralık İşçilik’ ve ‘Özel İstihdam Büroları’yla köle işçilik yasalaştırılıyor, kıdem tazminatları ve kamu emekçilerinin iş güvencesi gasp ediliyor. Kadınlar aşağılanıyor, taciz-tecavüz ve katliam devlet ve AKP eliyle yaygınlaştırılıp meşrulaştırılıyor. Kürde savaş ilan edenler, emekçilere, alevilere ve bütün ezilenlere karşı da savaş veriyor. Barış ve özgürlük isteyenlerin sesi boğulmaya ve susturulmaya çalışılıyor. Halkın gerçek vekillerinden intikam alınıyor. Halkın vekillerinin dokunulmazlığı kaldırılırken, halkı katledenlere dokunulmazlık zırhı getiriliyor. Vahşetin hukuki ve siyasi dayanakları geliştiriliyor. Rojava’yı işgal planları sürüyor. Topyekun bir savaş ve Kürt düşmanlığı siyaseti, devletin bütün yönelimlerini belirlemiş bulunuyor” ifadeleri yer aldı.

‘ÖZGÜRLÜK, ADALET VE EŞİTLİK İSTEMİ KANLA YANITLANIYORSA, SAVAŞI BÜYÜTMEKTEN BAŞKA YOL YOK’

Açıklamada AKP-Saray iktidarının sürdürdüğü savaş politikalarında halkların hiçbir çıkarı olmadığına vurgu yapıldı ve şunlar kaydedildi:

“Bu kirli vahşi savaş, Saray’ın ve faşizmin halklarımıza karşı savaşıdır. Evet, faşizm Kürde düşmandır! İşçiye, emekçiye düşmandır! Aleviye, ötekileştirilenlere, ezilenlere düşmandır! Kadına, gençliğe düşmandır! Emeğe, aydınlığa düşmandır! Zira faşizm, imha ve inkardır; Irkçılık ve militarizmdir; katliam ve göçertmedir! Yayılma, işgal, savaş, yağma ve yıkımdır; ölüm ve gözyaşıdır! Bugün ülkemizde bütün bunları görüyor ve yaşıyoruz. Kürdün barış, emekçinin ve ezilenin hak arayışı, özgürlük, adalet ve eşitlik istemi kanla yanıtlanıyorsa, bu durumda direnmekten ve zulmün saltanatını yıkmak için savaşı büyütmekten ve zafere yürümekten başka bir yol yoktur.”

Tüm halkların köleci yaşama mecbur olmadığını vurgulayan HBDH Genel Konseyi, “Kölelik düzeninin bizi teslim almasına izin vermeyeceğiz. İşçiler, emekçiler, aleviler, aydınlar, kadınlar, gençler, Kürtler, barış ve doğa savaşçıları seçeneksiz değildir; artık Halkların Birleşik Devrim Hareketimiz var. Gün, HBDH saflarında birleşerek, mücadele ederek, hesap sorarak, kazanmaya kilitlenme günüdür” diye vurguladı.

‘HALKLARIMIZA SAVAŞI DAYATANLARA DÜNYAYI DAR EDELİM’

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) Genel Konseyi açıklamasının devamında tüm ezilen halklara şöyle şu çağrıyı yaptı:

“Hitler taslağı Erdoğan’ın başında bulunduğu Saray cuntası, savaş cephesini büyütmek için her türlü kirli yöntemi alçakça uyguluyor. MHP’den sonra CHP’yi de yanına çekme çabası bunu gösteriyor. Bu temelde bir saflaşma dayatılıyor. Saflaşmayı ezen-ezilen, diktatörlük-demokrasi, savaş-barış, haksızlık-adalet ekseninde sağlayarak direnişi, barış, özgürlük, kardeşlik, demokrasi, adalet ve devrim cephesi yönünde büyüterek, faşizmin planlarını bozmamız gerekiyor. Bozalım ki, ateşe benzin dökenler yaptıklarına pişman olsunlar! ‘Ya baş eğeceksiniz, ya baş vereceksiniz’ diyenler, kendileri kaybetsinler.

Cizre-Sur’dan Nusaybin’e uzanan özyönetim direnişlerinde sembolleşen halk kahramanlığı ruhu şimdiden faşist karargahları kuşatmıştır. Gerilla direnişiyle birlikte halk kahramanlığı ruhu ayağa kalkmıştır. Bu ruhu esas alan HBDH’miz birleşik devrimimizi zafere taşıyacaktır!

Kirli savaşı, katliamları, yıkımları dayatan faşizme, biz de devrimci kavgayı büyüterek yanıt veriyoruz; vermemiz gerekiyor. Topyekün faşist saldırılara karşı topyekün devrimci direnişle yanıt vermemiz büyük önem taşıyor. Savaşı şimdi daha fazla Batı’ya taşımanın zamanıdır. Halklarımıza ölüm dayatanların hiçbir yerde rahat yaşamalarına biz de izin vermemeliyiz, vermeyeceğiz de. Bunun için Türkiye’nin her tarafını eylem ve direniş alanına çevirelim! Faşizmin Göbels tarzı yalan propagandasıyla Türkiye toplumunun beyninin yıkanmasına ve halklarımızın birbirine karşı düşmanlaştırılmasına izin vermeyelim!

Topyekün savaş kararını alanlar ve sürdürenler, bu savaşı finanse edenler, savaşı besleyen burjuvaların yaşam alanları, turizm sektöründeki savaş kundakçıları, PÖH’çü ve JÖH’çü katiller, kirli savaş baronları, üst düzey AKP ve devlet bürokratları Batı’daki politik askeri hamlemizin hedefleridir. Halklarımıza savaşı dayatanlara, dünyayı dar edelim!

Yaşadığımız birleşik devrim sürecinde tüm ezilenler, HBDH’mizin bütün bileşenleri, tüm devrimci-demokratik güçler, hepimiz bulunduğumuz her yerde ve her türlü imkânı kullanarak köhnemiş bu faşist düzeni yerle bir etmek için direnelim ve devrimci kavgayı büyütelim!

Politik askeri hamlemiz, hesap sorma, birleşik mücadeleyi zafere taşıma iradesi olsun!” (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir