Baskıya karşı dayanışmayı büyütme çağrısı

Özgür Gündem ile dayanışmak amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni” kampanyasına destek veren Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin’in tutuklanmasına tepki gösteren demokratik kitle ve sivil toplum örgütleri, baskıya karşı dayanışmayı yükseltme mesajı verdi.

Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılması nedeniyle Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, yazar Ahmet Nesin ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu’nun tutuklanmasına dair TİHV Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, TİHV Genel Sekteri Metin Bakkalcı, İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Sekteri Mehmet Sezai Berber, İnsan Hakları Ortak Platformu (İHD) Yöneticisi Feray Salman, TİHV eski başkanı Yavuz Önen, insan hakları aktivisti ve yazar Temel Demirer, Halkevleri Yöneticisi Dilşat Aktaş ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) yöneticisi Cem Gurbetoğlu katıldı. Toplantıda, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’ndan (DİSK) temsilcilerin yanı sıra demokratik kitle örgütlenin temsilcileri katıldı.

İşkenceleri açığa çıkaran tutuklandı

TİHV Genel Sekteri Bakkalcı, tutuklamalara dikkat çekerek, bunun karşısında dayanışma ağını örnek için bir araya geldiklerine işaret etti. Tutuklama kararı verilmeden önce, “Bütün hayatını işkencenin önlenmesi ve insan hakları mücadelesine veren sevgili başkanımız Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’yı tutuklama girişimi ne anlama geldiğini biliyor musunuz” sorusunu sorduklarını belirten Bakkalcı, Fincancı’nın “Bosna Katliamı, Filistin, Bahreyn, Yeni Zellanda, Mavi Marmara olayı, Abu Ghraib hapishanesi” gibi işkence ve kötü muamelelerin yaşandığı her olaya ilişkin çalıştığına dikkat çekti. Bakkalcı, Fincancı’nın Manisalı gençlere işkence olayının ortaya çıkarılmasında, 1993’te işkence sonucu katledilen Baki Erdoğan ve 1999 yılında katledilen Süleyman Yeter’in işkence sonucu katledilmesi olayını ortaya çıkan isim olduğuna işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

Kimi tutukladığınızın farkında mısınız?

“Olur da bilmeyenler var ise, ya da anlamak istemeyenler var ise hatırlatmak isteriz ki; sadece ve sadece hakikate tanıklık eden, hakikatin kaydını tutan ve onu yaymak için zorbalığa direnen vicdanın sesi hapsedilemez!

Varlık nedeni ülkemizde ve dünyada işkencenin son bulması için çaba göstermek olan TİHV başkanının tutuklanması, doğal olarak TİHV’in; bir başka deyişle, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlallerine yönelik çabaların engellenmesi girişimidir.

Bu hukuksuz uygulama sonlanıncaya kadar, yaşadığımız coğrafyada ve tüm dünyada işkence ve insan hakları ihlallerine maruz kalan herkes için, TİHV olarak, tüm ilgili kişi ve ve kurumlarla birlikte etkin ve demokratik bir mücadeleyi sürdüreceğimiz aşikardır.”

Bakkalcı, tutuklananların derhal serbest bırakılmasını isteyen Bakkalcı, gelişecek dayanışmayla bu tutuklanmanın sonlanacağına işaret etti.

İHD Genel Başkanı Türkdoğan ise Türkiye’nin tipik bir otoriter sistem ile yönetildiğini belirtti ve tutuklamaların Türkiye’de hukuksuzluğunun bir kez daha gözler önüne serdiği söyledi. Saray’ın yargıçlarına dair “Bu kez baltayı taşa vurdular” diyen Türkdoğan, Fincancı’nın tutuklanmasının sadece Türkiye’de değil tüm dünyada konuşulduğunu söyledi.

Türkdoğan, tutuklamalarla birlikte bir kez daha Demokrasi Cephesi ihtiyacının görünür hale geldiğini belirtti ve “Daha ne kadar bekleyeceğiz. Makul ilkeler etrafında Demokrasi Cephesi altında bir araya gelmeliyiz” çağrısında bulundu.

Bizim Pinoche’miz

En son konuşan TİHV eski başkanı Yavuz Önen ise insan hakları savunucularını Türkiye’de her zaman hedef halinde olduğunu aktardı. Şili’nin diktatörü Augusto Pinoche hatırlatan Önen, “Bizim Pinoche’mizin de ne olacağını göreceğiz. Erdoğan, bizim dönemimizde yargılandığı zaman insan haklarının güvencesinde yargılanacak. Onun güvencesi biz olacağız! Bu adam ulus-devlet sürdürücüsü falan değil, ümmetçi ve faşist” dedi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir