Gülmeyin! Bu hafta da ‘kaçmadık’ diye hapishanede imza verecekler!

Demokratik eylemlere katıldıkları için 8 sosyalisti tutuklayan mahkeme bir hukuk skandalına imza attı. Tutuklulardan 4’ü hakkında, “şüphelinin kaçmaması için” uygulanan adli kontrol şartı getirildi. Dayanaksız iddialardan tutuklu sosyalistler, artık her Pazar bulundukları hapishanede imza vermek zorunda. Avukat Uçar, “‘Abes bir karara imza atmış oldular. Serbest bırakmaya elleri titriyor. Ya tutukluyorlar ya da adli kontrolle bırakıyorlar. Bu teknik hata da bu algının sonucu” dedi.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyelerine yönelik polis baskınları sonrasında tutuklanan sosyalistlerin dosyasında bir hukuk skandalı ortaya çıktı.

15 Haziran’da gözaltına alınan ve iki gün sonra adliyeye sevk edilen 16 sosyalistten 8’i “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklanmıştı.

17-31 Aralık yolsuzluk skandalı eylemleri, Gazi Mahallesi’nde yapılan cenaze törenleri ve anma etkinliklerine katılmanın “suç”muş gibi sayıldığı trajikomik dosyadan, yeni bir hukuk skandalı çıktı.

Çalıştıkları işyerleri, yaşadıkları adresleri belli olan sosyalistler hakkında, savcılığın “örgüt üyeliği” iddiasının dahi dayanağı olmadığı için “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklama kararı veren mahkeme, “şüphelinin kaçmaması için” uygulanan adli kontrol şartı koydu. Tutuklu ESP üyeleri Hüseyin Şahin, Uğur Tuncer, Mehmet Salih Çekim ve Emrah Görtaş, mahkeme kararıyla bulundukları hapishaneden kaçmadıklarını kanıtlamak için her Pazar günü saat 19:00’a kadar imza vermek zorundalar.

GEZİ DİRENİŞİNE KATILMAK HALA ‘SUÇ’ SAYILIYOR

sezin ucar-22-06

Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Sezin Uçar, müvekkillerine yönelik kararın büyük bir hukuksuzluğun örneği olduğunu söyledi. ETHA’ya konuşan Uçar, “Örgüt üyeliği” ve “Örgüt propagandası” iddialarına “delil” olarak eylemlerin hemen hemen tamamının ESP’nin çağrısıyla yapılan demokratik etkinlikler olduğunu vurgulayan Uçar, 1 Mayıs eylemi, Suruç şehitlerinin cenaze ve anma törenleri, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak için anma yürüyüşü gibi etkinliklerin çok eyleme katılmanın “suç”muş gibi gösterilmek istendiğini ifade etti. Avukat Uçar, Gezi eylemlerine katılmanın da yargılama gerekçesi yapıldığına dikkat çekti.

‘SERBEST BIRAKMAYA ELLERİ TİTRİYOR ADETA’

Avukat Uçar, mahkemenin 4 müvekkili hakkında “örgüt üyeliği” iddiasından tutuklanmasına gerek duymadığı, bunun yerine “örgüt propagandası” iddiasından tutuklama kararı verdiği hatırlattı. Avukat Uçar, “Mahkeme bu kararıyla abes bir duruma imza atmış oldu” dedi.

Tutuklamanın, adli kontrolün yeterli olmadığı koşullarda verildiğine dikkat çeken avukat Uçar şunları söyledi: “Bu kararla şöyle bir durum ortaya çıkmış oldu, müvekkiller tutuklu, hem hapishanedeler hem de her hafta Pazar günü imza atma zorunlulukları var. İki farklı tedbiri birlikte getirmiş oldular. Bu uygulanabilecek bir şey değil. Ama böyle abes bir karara da imza atmış oldular. Serbest bırakmaya elleri titriyor adeta. ‘sorgu hakimliğine tutuklama kararıyla gelen kişi serbest kalamaz’ düşüncesiyle ya tutukluyorlar ya da adli kontrolle bırakıyorlar. Bu teknik hata da bu algı ve yaklaşımın sonucu.”

Kararın teknik olarak uygulanamayacağını kaydeden Uçar, hapishanede olan kişinin ikametinin olduğu karakola götürülüp imza vermesi için hapishaneden çıkarılmasının mümkün olmadığını ifade etti. Uçar, “Serbest bırakmamak adına böyle teknik olarak uygulanması imkansız bir karara imza attılar” dedi. Avukat Uçar, 8 sosyalist hakkındaki tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz edeceklerini söyledi.

‘YÜKSEKDAĞ’IN EVİNE BASKIN BAŞLI BAŞINA BİR HUKUKSUZLUK’

Soruşturmanın yürütülüş şeklinin de baştan itibaren hukuksuz olduğunu dile getiren Uçar, her gün demokratik eylemlere katılan, açıklamalar yapan ESP Genel Başkan Yardımcısı Çiçek Otlu ve SKM Genel Sözcüsü Fadime Çelebi hakkında da arama kararı çıkarıldığını, evlerine baskınlar yapıldığını hatırlattı. Uçar, müvekkillerinin haklarında soruşturma açılışmış olduğunun bildirilmesi durumunda ifade vermeye gidecekleri halde, ev baskını yapılmasının hukuksuzluk olduğunu söyledi.

Gizlilik kararı olduğu için hala dosyanın ayrıntılarına ulaşamadıklarını söyleyen Uçar, haklarında yakalama kararı olan çok sayıda kişi olduğunu bildiklerini belirtti.

Fadime Çelebi hakkında Sultangazi’de üç, Eyüp’te bir ve Beyoğlu’nda bir olmak üzere 5 ayrı adrese arama kararı çıkarıldığına dikkat çeken Uçar, bu adreslerden birinin HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın ikamet adresi olduğunu hatırlattı. Uçar şunları söyledi: “HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Fadime Çelebi’nin misafir olarak kaldığını açıkladı. Bu adrese arama kararının verilmesi zaten başlı başına bir hukuksuzluk. Yüksekdağ’ın evinin bu dönem basılmış olmasının iki anlamı var. Biri, SGDF’nin başlattığı ve ESP’nin de aktif olarak katıldığı ‘Suruç için adalet herkes için adalet’ kampanyasını engellemek. İkincisi ise dokunulmazlıkların kaldırılması durumunda sürecin nasıl işleyeceğini göstermek.”  (İsminaz TEMEL – ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir