Yüksekdağ: Saray dayanışmanın gücünden korkuyor

HDP Eş Genel Başkanı Yuksekdağ, AKP/Saray hükümetinin halkın dayanışma gücünden korktuğunu vurguladı. Yüksekdağ, demokratik siyasetin merkezinde olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin Esenler İlçe Örgütü tarafından düzenlenen iftar programına katıldı.

yuksekdag-esenler iftar-2

Esenler Tuna Mahallesi’nde bulunan Öz Umut 3 Düğün Salonu’nda verilen iftara HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın yanı sına HDP PM üyeleri Beycan Taşkıran ile Sezai Temelli, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Doğan Erbaş ve DBP İl Esbaşkanı Ali Rıza Bilgili de katıldı.

İftar programında söz alan HDP İl Eşbaşkanı Doğan Erbaş, inançları gereği iftar programları düzenlediklerini söyledi. Erbaş, Sur’dan Cizre’ye yardım kampanyasını hatırlatarak dayanışma çağrısında bulundu ve söyle dedi: “Dayanışmanın olduğu günlerdeyiz. Kardeşlik sofrasındayız, helal kazanılan bir yemek verdik.”

‘BOYUN BÜKMEDİK KAZANDIK’

yuksekdag-esenler iftar-1

Erbaş’ın ardından söz alan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP’nin geride bıraktığı 1 yıllık siyasi sürecini değerlendirdi. Yüksekdağ, akıntıya karşı kürek çekerek AKP iktidarında olmayan bir gücü ortaya çıkardıklarını kaydetti. Ezilenler üzerinde en az yüz yıllık bir süreçte baskı kurulmaya çalışıldığını vurgulayan Yüksekdağ, “Boyun bükmedik, kazandık. 7 Haziran’da Kürtler kazandı, Aleviler kazandı, doğa ve yaşam savunucuları kazandı, işçiler kazandı” diye konuştu.

‘SERMAYENİN KARŞISINDAKİ DİRENİŞİMİZDEN KORKUYORLAR’

Yüksekdağ, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde diğer siyasi partiler gibi maddi yardım olmadıklarına dikkat çekti ve “Sermayenin karşısındaki direnişimizden korkuyorlar. Kazandığımız her kuruşu siyasi çalışmalarda kullandığımız her fonu anamızın ak sütü gibi helal kazandık. Bizler paranın elde edemeyeceği sermayenin kazamamayacağı asla satın alamayacağı zenginliğe sahibiz. Bu halkın gücüne” dedi.

‘TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞMESİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Saray’ın tehdit ve zora dayalı saldırılarına karşı demokratik siyasi duruşlarıyla ayakta kaldıklarını ifade eden Yüksekdağ, “Bizlerin bu siyasi duruşunu başka hiçbir partide göremezsiniz. Türkiye’nin demokratikleşmeşinden vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Hükümetin sonunu göremediğini vurgulayan Yüksekdağ, tarihte bir çok sarayın yerle bir edildiğini vurgulayarak, “Onlar sonunu göremiyor ama biz geleceği görüyoruz. Özgür, demokratik ve eşit yeni yaşama ulaşmak için dört bir yandan dört bir koldan bu duruşumuzu korumaya devam edeceğiz” dedi.

‘KÜRT HALKINA SÜRGÜN YAŞATILDI’

Kürt kentlerindeki Saray savaşını hatırlatan Yüksekdağ, iktidarın bu zamana kadar hendek ve barikat yalanlarıyla başlattığı savaşa tepki gösterdi. Lice’de barikat olmadığı halde halka savaş açıldığını söyleyen Yüksekdağ, “Hiçbir çatışmanın yaşanmadığı yerlerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Halkın kendi ülkesinde kendi mahallesinde sokağa çıkması yasaklandı. Kürt halkına sürgün yaşatıldı. Halk toprağını terketsin diye alenen yaşamları cehenneme çevrildi. Bu bir darbe sürecidir. Bunu dün ‘darbeci’ ilan ettikleriyle ortak yaptılar” diye konuştu.

Türkiye’de sivil görünümlü bir askeri darbe olduğunu söyleyen Yüksekdağ, “Saray tarafından düğmesine basınca çalışan kapatınca etkisiz hale gelen bir Meclis var. Meclis’teki HDP dışındaki muhalefet partilerini ya kendilerine bağladılar ya da basiretsiz bir hale getirdiler” dedi.

‘ONLAR İÇİN EN BÜYÜK KORKU YANYANA GELMİŞ BİR HALKTIR’

Türkiye’de tüm yaşam alanlarına dönük bir darbe sürecinin yaşandığını vurgulayan Yüksekdağ, Saray/AKP iktidarının işledikleri suçu daha büyük suçlarla örtmeye çalıştığını ifade etti. İktidarı “ölüm makinesi” olarak tanımlayan Yüksekdağ, şu ifadeleri kullandı: “Suç makinesine dönüşmüş bir iktidar Türkiye’nin geleceği olamaz. Biz, sizden aldığımız güçle sonuna kadar yürüyecek, her yerde üzerimize düşen görev olan demokratik siyaset alanını yükselteceğiz. Onlar için en büyük korku, yanyana gelmiş bir halktır!”

‘BİZİM DAYANIŞMA GÜCÜMÜZDEN KORKUYORLAR’

Barış bildirisini imzadıkları için tutuklanan 3 akademisyenin ardından, Özgür Gündem gazetesine yönelik baskılara karşı dayanışma sergiledikleri gerekçesiyle tutuklanan TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, gazeteci Erol Önderoğlu ve yazar Ahmet Nesin’e dikkat çeken Yüksekdağ, “Tek suçları Türkiye’de basının özgür olabilmesi için bir basın kuruluşuna destek olmak. Tutuklandılar. Çünkü bizlerin dayanışma gücünden korkuyorlar” diye konuştu.

Ellerinde devletin bütün gücü ve olanağını toplayan bir muktedir ekibinin 3 aydından korktuğunun altını çizen Yüksekdağ, “Ama bizler bu onurlu mücadele yolunda hiçbir zaman ‘pişmanlık’ kelimesini ağzımıza bile almadık. Gerçeğin özgür olabilmesi, yalanlar karşısında Türkiye haklarına gerçeğin bilgisinin ulaşabilmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye belirtti.

‘DEMOKRATİK SİYASETİN MERKEZİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

AKP/Saray iktidarının şiddet ve korku politikasının dışında bildiği diğer şeyin yalan ve iftira olduğunu söyleyen Yüksekdağ, hükümete bağlı ajansların parti eşbaşkanları, milletvekilleri, üye ve yöneticilerine yönelik karalama kampanyalarını işaret etti. Hükümetin seviyesinin gittikçe düştüğünü ifade eden Yüksekdağ, “Birgün gelecek gerçekler için yalvaracaksınız. O gerçeklere ulaşmak için yalvaracaksınız” dedi. İktidarın algısıyla barışık olmayacaklarını duyuran Yüksekdağ, “Demokratik siyasetin merkezinde olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Türkiye halklarını geriye götürmeye çalışanlara seslenen Yüksekdağ, “Şunu çok iyi bilin. Belki dün olsaydı bunu başarabilirlerdi kendilerinden başka bir siyaset seçeneğinin olmadığını dayatarak kendilerini kabul ettirebilirlerdi. Ama artık dünde yaşamıyoruz. Onları geride ama Türkiye toplumumun tercihleri de artık daha ileri durumda. Dün başardıklarını asla bugün başaramayacaklar. Çünkü bugün HDP var. HDP’nin birleştirdiği Türkiye, Kürdistan, Mezopotamya halklarının bütün ezilenlerin gücü var. Bu güçle mücadele edeceğiz” dedi.

‘HAKLI DAVADA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Yüksekdağ, birliğin ve dayanışmanın, direnişin gücüyle tüm engelleri aşacaklarını vurguladı ve söyle devam etti: “Özgür yarınlara özgür geleceğe hep birlikte ulaşacağız. Bugün nerede olursak olalım bu engeli aşmak için, özgürlükler ve yeni bir yaşamla aramızdaki son engeli aşmak için büyük bir yürekle, inatla dirayetle yürümeye ihtiyacımız var. Dayanışmamızı heryerde büyüterek bu yolda yürüyeceğiz.”

Yüksekdağ, sözlerini “Suriye’de Kobane’de olduğu gibi biz kararlı oldukça, bu haklı davada yürümeye devam edeceğiz” şeklinde sonlandırdı. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir