Demirtaş: Arkadaşlarını sata sata Saray’a çıkmış kişiyle barış gelmez

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Diyarbakır’daki iftar programında yaptığı konuşmada Saray’ın tekçilik üzerine kurulu savaş politikalarını eleştirdi, “Saray’da aklını ve vicdanını yitirmiş, nereden geldiğini ve nereye gideceğini bilmeyen, en yakın arkadaşlarını sata sata Saray’ın merdivenlerinden çıkmış bir kişiyle bu ülkeye barış gelmez” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Diyarbakır il örgütünün düzenlediği iftar yemeğinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Belediye eş başkanları, kitle örgütleri ve muhtarların katıldığı etkinlikte konuşan Demirtaş, “Bu salonda bulunanlar ve yüreği burada olanlarla birlikte tarihi bir dönemden geçiyoruz. Önümüzdeki yüzyıla dair politikalar üretmeye çalışıyoruz” dedi.

Ortadoğu’nun acıların merkezi haline geldiğini kaydeden Demirtaş, “Sancılı, zorlu, tarihi süreç değiliz diyoruz. Bir tarihi geçmişimiz var, geleceğimiz de buna göre şekillenecek. Geçmişi tarihi yanlış okuyanlar bu topraklardan silinip gidecektir. Biz kendimize güvendiğimiz için kalıcı olacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

Bu coğrafyanın bütün halklarının büyük bir renklilik oluşturduğunu kaydeden Demirtaş, “Tekçilik bu coğrafyada hiçbir zaman geçer bir siyaset olmadı. Tek bir mezrada bile tek bir anlayışı hakim kılamazsınız. Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de, Yüksekova’da bize yaşatılan felaketlerin temel nedeni yine budur. Bu toprakların hakikatine uygun siyaset devleti yönetenler tarafından hiç uygulanmadı. Tekçi, faşist anlayış hakim olduğu için Kürt sorunu diye bir şey var” şeklinde konuştu.

Sorunları çözmek için hiçbir modelin tartışılmaz olmadığını belirten HDP Eş Genel Başkanı, “Hiçbir model başlı başına eşittir demokrasi anlamına gelmez. Modelin değil, işleyişin kendisinin demokratik olması önemli. Bir halk yönetime katılma sürecine dahil olamamışsa, sorun işte buradadır” dedi.

Dün gittiği Yüksekova’da gezdiği üç mahallede tek bir evin dahi sağlam kalmadığını belirten Demirtaş şunları söyledi: “Nedir bunun nedeni? Kürtler yönetime katılmak istiyor, dilini istiyor, emperyal bir müdahaleyi kabul etmiyorlar. Budur nedeni. Tarih hatalar üzerine yazılmaz. Ortadoğu yeniden şekilleniyor. 100 yıl önce dünyanın en güçlü ülkelerinden biri kurulmuş olabilirdi, Türkler gibi, Farslar gibi Kürtlerin de bir devleti olabilirdi. Ancak, halkın birliği yoktu. Şimdi aradan 100 yıl geçti, Ortadoğu yine kasıp kavruluyor. Ne olacağını kimse bilemiyor. Türkiye’de yaşayan tüm halklar, inançlar bizim ittifakımızdır. Bu kargaşa bittiğinde yine bu toprakların kadim hakları, bizler burada olacağız.”

Demokrasinin satın alınamayacağını belirten Demirtaş, “Onun için mücadele ettikçe ona yaklaşırız” dedi. Demokrasiye inanmayan AKP ile sürdürülen müzakere sürecinde yaşananları hatırlatan Demirtaş, “En nihayetinde ortaya çıktı ki bir tarafta Sayın Öcalan’ın, bir tarafta Erdoğan’ın yürüttüğü tartışmada, ortada buluşma koşulu yokmuş. Bugün Cizre’den Edirne’ye kadar herkesin yandığı bu yangın olmayabilirdi. Barışın gelme ihtimali bile güzeldi. Biz kalıcı barış için her türlü adımı attık” diye konuştu.

Başarılması gereken bir barış süreci olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Başaramadığımız bir barış süreci ortada duruyor. Benim naçizane anladığım, bu Saray’da aklını ve vicdanını yitirmiş, nereden geldiğini ve nereye gideceğini bilmeyen, en yakın arkadaşlarını, partiyi birlikte kurdukları yoldaşlarını, sata sata Saray’ın merdivenlerinden çıkmış bir kişiyle bu ülkeye barış gelmez. Ben buna inanıyorum. Keşke barışa, demokrasiye birazcık inansaydı. 14 yıldır geliştirdikleri hiçbir politika barışa hizmet etmemiştir” ifadelerini kullandı. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir