Baluken: Kayyum darbe girişiminin finalidir

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, DBP’li belediyelere dönük kayyum tehdidinin Erdoğan’ın darbe girişiminin finali niteliği taşıdığını dile getirdi. Baluken, toplumun tüm kesimlerine dönük topyekûn saldırı dalgası başlatan Erdoğan’ın “kendi ayağına sıktığına” da vurgu yaptı.

Hükümetin sivil katliamlar, şehirleri yerle bir etme, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırması, kırsal alanlara dönük başlattığı saldırıların ardından gündeme getirdiği DBP’li belediyelere kayyum atama girişimi Kürt siyasetini tasfiye etme planının son halkası oldu. Bu operasyonlara karşı ortak tavır alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) ise bu politikalar teslim olmayacaklarını birçok defa tekrarladı. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, gündemdeki gelişmeleri ajansımıza değerlendirdi.

Dokunmazlıkların kaldırılıp bu süreçte savcıların hızlı bir şekilde ifadeye çağırmaya başladığına değinen Baluken, HDP milletvekilleri üzerinde algı operasyonlarıyla linç kampanyasının startını verildiğini vurguladı. Baluken, AKP’nin partilerini, “teröre destek vermek” iddiasıyla itham ettiğini, ancak uluslararası tüm güçlerin AKP’nin Ortadoğu’daki terör gruplarına destek verdiğini her defasında gündeme getirdiğini söyledi.

‘Kayyum darbe girişimin finali niteliğindedir’

DBP’li belediyelere dönük kayyum ve saldırıları Erdoğan’ın darbe girişiminin finali olarak değerlendiren Baluken, Erdoğan’ın Başbakanı görevden aldığını, parlamentoya karıştığını ve tüm bunların nasıl bir darbe yapıldığını ortaya koyduğunu ifade etti. Tüm bunları yapan Erdoğan ve AKP’nin yerel halk iradesini de tasfiye etmek istediğini söyleyen Baluken, Erdoğan’ın ağzını her açtığında, “sandık” dediğini ve bütün yanlış uygulamalarını kamuoyuna dayattığını dile getirdi. Sandığı bu kadar “kutsayan” birinin Kürt halkının iradesini yok saydığının altını çizen Baluken, bunun Erdoğan’ın içine düştüğü çelişkinin bir sonucu olduğunu söyledi.

‘Halkımız kayyumları kabul etmeyecek’

“Seçilmişleri atanmışlara ezdirmeyiz” diyen Erdoğan’ın bugün yüzde 90’ları aşan oyla seçilen belediye eşbaşkanları yerine atanmış memur getirmeye çalıştığına dikkat çeken Baluken, “2 buçuk yıl çözüm süreci boyunca Erdoğan ve hükümet yetkilileri Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik şartına çekincelerin kaldırılmasını söylüyordu. Merkezi yetkilerin yerele verilmesi gerektiğini Sayın Öcalan’a da ilettiler. Tüm bunları bir tarafa itenler bugün kayyum diyerek, halkın iradesini yok saymaya çalışıyor. Ama halkımız bunu içine sindirmeyecek ve kabul etmeyecek. Önümüzdeki günlerde bunların devreye konması büyük kaosu beraberinde getirecek. Halkımız bunlara karşı tepki ortaya koyar” dedi.

‘Lice bir kez daha direnecek’

Kürdistan illerini ilçelerini yakıp yıkanların şimdi kırsal alanlara yöneldiğini söyleyen Baluken, Licê’deki operasyonların da bu saldırıların bir parçası olduğunu dile getirdi. Licê’deki saldırısıyla devletin “Ben şehir merkezlerini insansızlaştırdım. Katliam yaptım, aynı şeyi köylerde de yaparım” mesajı vermek istediğine dikkat çeken Baluken, 90’lı yıllarda aynı şekilde 5 bine yakın köyün yakılıp yıkıldığını, Licê’deki saldırının da bu yönlü olduğunu söyledi. Licê’nin geçmişten gelen direniş geleneğini bugün de ortaya koyacağını ve devletin saldırılarına bir kez daha karşı duracağını kaydeden Baluken, “Licê bir kez daha onuruna, mücadelesine sahip çıkacak. Devletin politikalarını bir kez daha boşa çıkaracak” ifadelerini kullandı.

‘Gazetecileri tutuklatmak ahmakçadır’

Tüm saldırı dalgalarıyla eş zamanlı olarak özgür basın üzerinde de devlet terörü estirildiğine değinen Baluken, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, gazeteci Erol Önderoğlu ve yazar Ahmet Nesin’in Özgür Gündem gazetesinin Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptıkları için tutuklanmasını da değerlendirdi. Bunun Erdoğan’ın gerçeklerden ne kadar korktuğunun göstergesi olduğunu dile getiren Baluken, Cizîr ve Sur’da yapılan katliamları raporlaştıranlara nasıl tehditler savrulduğunu gördüklerini söyledi. Baluken, “Özgür Gündem, DİHA, JINHA’dan korkan ve gerçeklerin gücünden korkan bir Erdoğan var. Bu tutuklamayı ortaya koymak için insanın ahmak olması gerekiyor. Bu insanın kendi ayağına sıkmasıdır. AKP ve Saray baltayı ayağına vuruyor. Birçok yerde bu kararlara tepki geliyor. Her geçen gün Erdoğan’ın sonu daha fazla yaklaşıyor. Bunları boşa çıkarmak için gerçeklerden taviz vermeden dik duruşumuzu ortaya koymalıyız. Özgür Gündem ne kadar gerçeği yazarsa Erdoğan’ı o düzeyde hata yapmaya zorlar” dedi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir