Belediye eşbaşkanları uyardı: Sonunuz hüsran olur

DBP’li belediyelere el koyma yönündeki hazırlıkları, Kürdistan’a yönelik soykırım politikalarının son halkası olarak değerlendiren belediye eşbaşkanları, “Biz buradan onlara sesleniyoruz, kimse kusura bakmasın bize yüzde 80 oy veren halkımızın iradesini kimse el koyamaz. Buna girişenlerin sonu hüsran olur” uyarısında bulundu.

Her platformda ve fırsatta sandığın ve milli iradenin önemini dilinden düşürmeyen AKP, seçimlerde alamadığı belediyeleri kayyum yoluyla gasp etmeye çalışıyor. Kayyum olabilmek için bir çok müteahhit, yandaş ve işveren hükümetle dirsek teması kurarken, hedef halindeki Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) belediye eşbaşkanları ise hafta sonu Diyarbakır’da düzenledikleri toplantıda nasıl bir yol izleyeceklerini ele aldı. Toplantı sonrası DİHA’ya konuşan seçilmişler, AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kayyum tehditlerine direneceklerinin mesajını verdi.

Kadırhan: Faşizmin geldiğini noktayı gösteriyor

Bölgede AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın DBP’li belediyeleri çalışamaz hale getirmek için kayyumla belediyeleri tehdit ettiğini söyleyen Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) Eşbaşkanı ve Şırnak Belediyesi Eşbaşkanı Serhat Kadırhan, topyekûn imha saldırılarına inat direneceklerini söyledi. Kadırhan, kayyum atama tartışmalarının faşizmin geldiği noktayı da gözler önüne serdiğini dile getirdi.

Dağ: Sadece memur ataması değil

Böylesi bir süreçte kayyum tartışmalarını sadece bir memur atanması olarak değerlendirmediklerinin altını çizen DBP PM üyesi Abdurrahim Dağ ise Kürt halkına dayatılan, savaş, soykırım saldırılarıyla AKP ve Erdoğan’ın “Biz Kürtlerle yaşamak istemiyoruz” mesajı taşıdığını söyledi. Dağ, kayyum atamasının Kürt halkına dönük saldırının sadece bir parçası olduğunu dile getirdi. Dağ şöyle konuştu:

‘Her dünya savaşında bir halk yok ediliyor’

“1’inci Dünya Savaşı’nda Ermeniler, 2’nci Dünya Savaşı’nda Yahudiler, 3’üncü Dünya Savaşı’nda da Kürtler kurban edilmek isteniyor. Fakat Kürtler eski Kürtler değildir. Kürt özgürlük hareketi olarak soykırıma karşı duruş bizim açımızdan nettir. Erdoğan’a çağrı falan yapmıyoruz. Direnen bir toplum ancak bunu başarabilir. Kayyum ataması da varlığımıza dönük bir saldırıdır. Biz varız ve özgür yaşamak için direneceğiz. Bedeli ne olursa olsun birlikte özgür yaşam için direneceğiz.”

Arslan: Belediyelere el koymaya çalışanların sonu hüsran olur

Halkın kazanımları olan belediyelere kayyum atamanın halkı hiçe saymak olduğunu vurgulayan İdil Belediyesi Eşbaşkanı Mehdi Arslan, AKP’nin seçimle alamadığı belediyeleri şimdi “kayyum” adı altında halk iradesine saldırarak almaya giriştiğine dikkat çekti. Arslan, şunları söyledi: “Biz buradan onlara sesleniyoruz, kimse kusura bakmasın. Bize yüzde 80 oy veren halkımızın iradesine kimse el koyamaz. Buna girişenlerin sonu hüsran olur. Kayyumlara karşı halkımızla birlikte belediyelerimizi savunup sahip çıkacağız. Kimseye boyun eğmeyeceğiz.

Bakırhan: Halkımızla belediyelerimize sahip çıkacağız

AKP’nin Türkiye’nin demokratik muhalefetine karşı bir savaş yürüttüğünü anlatan Demokratik Yerel Yönetimler Birliği Eşbaşkanı ve Siirt Belediyesi Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, saldırı dozunun HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla tavan yaptığını, DBP’li belediyelere kayyum tartışmasının ise saldırının son halkası olduğunu söyledi. Bakırhan, “Halkımız belediyelerine her zaman olduğu gibi yine sahip çıkacak. Saldırılar devam etse de halkımız belediyeleri için sonuna kadar direnecek. Kimse bizden belediyelerimizden vazgeçmemizi beklemesin” diye ifade etti.

Türk: Belediyelerine sahip çıkan kazanacak

Bu dönemde Kürdistan’da yapılanların 12 Eylül 1980 faşist cunta darbesinden hiçbir farkının olmadığını ifade eden Mersin Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Fazıl Türk de belediyelere kayyum atama, görevden almanın devletin değil, halkın görevi olduğunu dile getirdi. Görevden alınması gereken biri varsa o da halkın hakkını yiyen, yolsuzluk yapanın olması gerektiğini söyleyen Türk, belediyelere kayyum atamayı bırakıp, merkezi yetkilerin yerele verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Türk, “Bu anlayışa halkımızla birlikte direneceğiz. Buna sessiz kalacak değiliz. Halkımız da belediyelerine sonuna kadar sahip çıksın. Belediyelerine sahip çıkan, karşı duran, direnen kazanacak” dedi.

Sakık: Seçimle alamadıklarını, kayyumla alma peşindeler

Kürt halkının uzun yıllardır dişiyle, tırnağıyla kazandığı mevzileri şimdi devletin kayyum adı altında gasp etmeye çalıştığını söyleyen Ağrı Belediyesi Eşbaşkanı Sırrı Sakık da DBP’li belediyelerin hiçbirinde tek bir lira yolsuzluk ve hırsızlığın olmadığının altını çizdi. Devletin seçimle alamadığını, kayyumlar atayarak elde etmeye çalıştığını belirten Sakık, “Kürtlerin belediyeleri olduğu için kayyum atayabilirler. Ama buna karşı çıkılmazsa yarın öbür gün herkese dokunulacak” uyarısı yaptı.

İmret: Cizîre halkı kayyumları tanımayacak

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Cizre Belediyesi Eşbaşkanı Leyla İmret ise belediyelerin kolay kazanmadığına vurgu yaptı. Birilerinin gelip belediyelerini gasp etmesini kabul etmeyeceklerini vurgulayan İmret, belediyelerin halkla birlikte yeniden inşayı sağladığı, halka sahip çıktığı için devlet tarafından bu kadar hedef alındığını söyledi. İmret, “Cizre’de bu kadar yaşanan vahşete rağmen halkın belediyelerine saldırı olursa Cizre halkı kabul etmeyecek. Cizre halkının artık bu devlete güveni kalmadı. Cizre halkı kayyumları tanımayacak” dedi.

Doğan: Her yerde karşı duracağız

Yaşanan savaş politikalarıyla paralel belediyelerine dönük yoğun saldırıların olduğunu söyleyen Urfa’nın Bozova Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Doğan, devletin soykırım saldırılarına karşı halkla birlikte duracaklarını söyledi. Doğan, halkın bulunduğu her alanda belediyelerine sahip çıkması gerektiğini ifade etti.

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir