‘Riskli alanlara’ Okmeydanı da eklendi

Bakanlar Kurulu, Beyoğlu Belediyesi’nin semt sakinleriyle mahkemelik olduğu ve hazırladığı imar planlarının iptal edildiği Okmeydanı’na bağlı 6 mahalleyi “riskli alan” ilan etti. Alınan bu karar, Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak ve Yüksekova gibi yakılıp yıkılan Kürt kentlerinin ardından başta Aleviler olmak üzere Kürtler ve diğer muhalif kesimlerin yaşadığı batıdaki merkezlerin de iktidarın hedefinde olduğunu açık bir biçimde ortaya koydu.

İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Okmeydanı‘na bağlı Fetihtepe, Kaptanpaşa, Keçecipiri, Piripaşa, Piyalepaşa mahalleleri ile yine bu mahallelerin hemen yanı başındaki Kasımpaşa ilçesine bağlı Kulaksız mahallesi içerisinde bulunan bazı bölgeler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talebiyle Bakanlar Kurulu tarafından 6306 sayılı “Afet Yasası” kapsamında riskli alan ilan edildiği ortaya çıktı. Sözkonusu bölgelerin “riskli alan” ilan edilmesine dair 13 Haziran 2016’da alınan karar, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

okmeydanı-riskli alan-16 mahalleyle ilgili daha önce Beyoğlu Belediyesi ile semt halkı ve Okmeydanı Çevre Koruma Derneği arasında mahkeme süreci yaşanmıştı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, bu mahalleleri içeren projesi için “Okmeydanı’nı Champs-Elysées yapacağız” demişti.

Mahkeme projeyi iptal etmişti

Demircan, bu mahallelerdeki 30 ayrı ada üzerinde büyük bir uzlaşmayla kentsel dönüşüm projesine start vereceklerini açıklamıştı. Ancak mahallelerin sakinleri ile belediye arasında tapu sıkıntısı yaşanınca, nazım imar planı dernek tarafından mahkemeye taşınmış ve iptal edilmişti.

Beyoğlu Belediyesi’nin yeniden hazırladığı plan da, yine dernek tarafından yargıya taşınmıştı. Evlerinin bulunduğu arsalar Turgut Özal döneminde kendilerine satılan mahallelerin sakinleri, mülkiyet haklarının belediye tarafından tanınmamasının öfkesi içerisinde.

Şimdi kentin ortasında kalan bu yerlerin değer kazanması nedeniyle bu bölgeye ilginin yoğunlaştığını söyleyen mahalle halkı, Bölgeyi “Champs-Elysées yapacağız” diyen belediyenin zaten daha önceden satın aldıkları bu yerleri yeniden satmak için kendilerinden fahiş fiyat istediğini ve evlerini yeniden satın alacak maddi güçleri olmadığını belirtmişti.

Kamulaştırılan alanda 80 bin insan yaşıyor

Beyoğlu Belediyesi’nin daha önce açıkladığına göre, söz konusu alan 1 milyon 650 bin metrekareyi kapsıyor ve burada tam 80 bin kişi yaşıyor.

Mahkeme tarafından iptal edilen belediyenin yeni imar planı ve “Champs-Elysées” projesi, mahkeme kararı tanınmayarak Bakanlar Kurulu hayata geçirilmek isteniyor.

Sözkonusu bölge, rantsal projelerle her ne kadar ekonomik boyutuyla hedef alınsa da, asıl niyet tamamen siyasi. Geçmişte köylerinden sürülmüş, katliamlara maruz kalmış Aleviler ve Kürtler başta olmak üzere muhalif kesimlerin yaşadığı mahalle, iktidara geldiği günden bu yana Gazi, 1 Mayıs ve Gülsuyu gibi diğer bazı mahalleler gibi AKP’nin hedefinde oldu.

Kendisine muhalif kesimler üzerinde devreye koyduğu şiddet ve baskı politikaları doğrultusunda Kürtlere savaş açıp, Sûr, Cizîr, Nisêbîn, Şırnak ve Gever gibi merkezleri yakıp, yıkan AKP, bu politikasının devamı olarak bu kez başta Aleviler olmak üzere Kürtler ve diğer muhalif kesimlerin yaşadığı Batı’daki merkezleri hedef olarak önüne koydu.

Hüseyin Ali: Esas amaç, Alevilerin toplumsallığını dağıtıp soykırıma uğratmaktır

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gezi direnişinin yıldönümünde yaptığı açıklamaları üzerinden AKP’nin bu niyetine Özgür Gündem gazetesi yazarı Hüseyin Ali de 21 Haziran günü kaleme aldığı yazısında işaret etmişti. “Şimdi de Okmeydanı ve Tuzluçayır hedeftedir” başlığını verdiği yazısında “Türk devleti, Kürtler üzerinde olduğu gibi Aleviler üzerinde de bir özel savaş politikası yürütmektedir” uyarısında bulunan Hüseyin Ali, devamında ise şunları kaydetmişti:

“AKP iktidarı şimdi de İstanbul’da ya da başka metropollerde Alevilerin toplu yaşadığı mahalleleri kentsel dönüşüm kılıfı adı altında ortadan kaldırıp Aleviliğin metropollerde var olma koşullarını yok etmek istiyor. Sorun sadece buralarda rant elde etmek değildir. Esas amaç, Alevilerin toplumsallığını dağıtıp soykırıma uğratmaktır. Çünkü Aleviler Okmeydanı ve Tuzluçayır gibi toplu yaşadıkları yerleri kaybettikleri an İstanbul ve Ankara’da soykırıma uğratılmış olacaklardır. Aleviler bu gerçeği görmeli; AKP’nin bu uğursuz planına karşı şimdiden örgütlülüklerini güçlendirmeli, toplumsallıklarını dağıtmayı hedefleyen bu inanç soykırımı saldırısına karşı durmalıdırlar. Bulundukları toplumsal ortamdan koparılıp kendilerine dünyanın cennet köşesi verilse bile kabul etmemelidirler. Tabii inançlarını korumayı temel öncelikleri olarak görüyorlarsa!

Var olduğu topraklardan koparılarak yok edilmek istenen Aleviler, Okmeydanı ve Tuzluçayır gibi model mahallelerde kendilerini korumuşlardır. Buralarda toplu olarak yaşamanın değerini çok iyi bilmelidirler. Bunu anlamayan ve bunu korumak için direnmeyen bir Alevilik, Türkiye metropollerinde bitmiş olur….” (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir