Atatürk Havalimanı saldırısına tepkiler

İstanbul Atatürk Havalimanı’nda canlı bombaların gerçekleştirdiği saldırıda 43 kişi yaşamını yitirdi 239 kişi de yaralandı. Saldırıya ilişkin tepkilerde devam ediyor.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

Gerçekleştirilen saldırıyı katliam olarak değerlendiren İHD, “Bu katliamı gerçekleştirenleri ve arkasındaki güçleri kınıyoruz. Saldırıda yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı yaralılara acil şifalar diliyoruz” dedi. İHD, “Türkiye’nin Ortadoğu’da ve özellikle Suriye’de uyguladığı bize göre tamamen yanlış dış politikanın sonuçları ile karşılaşmaya devam ediyoruz. Suriye’de yaşayan halkların ve inanç gruplarının kendi geleceklerini belirleme hakkına dışarıdan yapılan her türlü müdahale Suriye iç savaşını derinleştirmiş ve cihatçı örgütlerin boy gösterdiği bir saha haline getirmiştir. Türkiye’nin bir an önce ülke içinde ve dışında barışçıl politika geliştirmeye acilen ihtiyacı bulunmaktadır” diye belirtti.

Siyasal iktidarın sorumluluğunu üstlenerek halka karşı hesap vermesi gerektiğini ifade eden İHD, “Türkiye’de neredeyse her ay gerçekleştirilen sivillere yönelik katliam saldırılarında bugüne kadar siyasi sorumluluk üstlenip hiçbir bakanın istifa etmemesi demokrasi bilinci ve kültürünün de olmadığını da göstermektedir. Siyasal iktidar bizlere şiddetle yaşamaya alıştırmak istiyorsa asla alışmayacağız ve her zaman karşı çıkacağız” dedi.

KESK

Atatürk Havalimanı’ndaki saldırıyı kınayan KESK, “Her gün yeni bir saldırı ve katliam haberi ile uyanıyoruz. Dört bir yanımız kan, barut kokuyor. Gözyaşlarımız dinmiyor, kan durmuyor, acılar bitmiyor! Katliamlarla savaş alanına çevrilmiş bir ülkede acıdan başka paylaşacak bir şeyin bırakılmadığı zifiri bir karanlığa itiliyoruz” dedi.

KESK, “Katliamları, çatışmaları durdurmanın yolu hamasi nutuklar atmaktan, teröre lanet etmekten değil, toplumsal barışı tesis etmekten geçmektedir. Bugün, ne yazık ki içeride ve dışarıda savaş konseptinde ısrar eden, toplumsal kaygı ve güvensizlik ortamını iktidarına desteğe dönüştürmeye çalışan siyasi iktidarın günahlarının bedelini hep birlikte ödemeye devam ediyoruz” diye belirtti.

Katliamlara alışmaları, kanıksamaları beklendiğini ifade eden KESK, “Bir kez daha altını çiziyoruz. Kan ve gözyaşı tehdidi ile dayatılan ‘istikrar’ yalanını kabul etmeyeceğiz. Yaşam hakkımızı tehdit eden bu kısır döngüye teslim olmayacağız! Savaş-şiddet-terör kısır döngüsünü emek ve demokrasi mücadelesini yükselterek kıracağız” dedi.

KESK, “Ülkemizin içine her geçen gün daha fazla sürüklendiği kaotik ortam; toplumsal barışı, demokrasiyi, adaleti tesis edecek, emeğin hak ve özgürlüklerinin önüne çekilen setleri yıkacak bir Demokrasi Cephesi’ne olan ihtiyacı daha da yakıcı hale getirmektedir” diye belirtti.

DİSK

“Bir yılda, 17 bombalı saldırıda 294 kişi katledildi: Artık yeter” diyen DİSK, “Her katliamın ardından saldırıları kınamaktan; ölenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilemekten yorulduk, usandık! Her geçen gün yeni bir katliamın yaşandığı ülkemizde iktidarın, bir kez dahi siyasi sorumluluk üstlenmemesi artık kabul edilemez bir noktaya ulaştı” diye kaydetti.

DİSK, “Ortadoğu’da ısrarla sürdürülen yanlış politikalar sonucu bugün bizim topraklarımızda da can güvenliği ortadan kalkmıştır. Bu ülkenin yurttaşlarına ‘Çalışırken ölmek, savaşta ölmek, katliamlarda ölmek’ seçenekleri dayatılırken biz bu meseleyi artık büyütmeliyiz! Ülkemiz bir katliamlar ülkesi haline gelmişse, ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deme lüksümüz yoktur. Ülkemizin katliamları ülkesi olmasını önlemek için hep beraber ‘artık yeter’ demeliyiz. Savaş politikalarının hesabını sormalı, ülkede katliamlar yaşanırken siyasi muhaliflerini yok ederek, susturarak ülkeyi sadece kendisi için ‘güvenli’ haline getirmeye çalışan iktidarın baskı politikalarına ‘dur’ demeliyiz” dedi.

DİSK açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi: “Henüz dün söylediğimizi, bugün yeniden, üstüne basa basa tekrar ediyoruz: ‘Demokrasi için verilecek emeğimiz, uğruna direnilecek memleketimiz, faşizme ve diktatörlüğe teslim edilmeyecek düşlerimiz var!’ Bizler, baskıya, savaşa, teröre karşı birlikte yaşama ve birlikte yaşatma mücadelesine inadına devam edeceğiz.”

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Ali Ekber Çakar yaptığı açıklamada, saldırıyı lanetlediğini belirtti. Çakar, “Türkiye, ne yazık ki, Gezi Parkı direnişi ve son bir yıldan bu yana katliamlar ülkesi haline getirilmiştir. İstanbul’daki bu sonuncu olayın, bir yıl içindeki onuncu toplu katliam olması düşündürücüdür” dedi.

Ülkeyi yönetenlerin güvenliği sağlayamadığını kaydeden Çakar, “Halkın can güvenliğini sağlamanın yolu, yaşamlarını kaybeden insanlar için taziye mesajları yayınlamak, yaralılara şifa dilemek, basmakalıp demeçler vermek ve cenaze törenlerinde boy göstermek değildir. Halkımızı acı, belirsizlik, korku ve kitlesel pasifikasyona esir edecek, insana değer vermeyen, Türkiye’yi daha büyük bir kan gölüne çevirecek çok tehlikeli bir gidiş söz konusudur. Bu gidişe bir son verilmeli, emeğin, insanın, demokrasinin sesi yükseltilmelidir” diye belirtti.

EĞİTİM-SEN

Güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde alındığı iddia edilen İstanbul Atatürk Havalimanı’na yönelik canlı bombalı saldırıya ilişkin yazılı açıklama yapan Eğitim-Sen, “İstanbul’da bu insanlık dışı saldırıyı gerçekleştirenleri ve arkasındaki güçleri lanetliyor, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz” dedi.

Eğitim-Sen, “Türkiye’yi izlediği yanlış politikalar nedeniyle bu tür saldırıların hedefi haline getirenler, Türkiye’nin her fırsatta ‘büyük ve güçlü bir ülke’ olduğundan bahsedenler, yaşanan ölümlere rağmen yine ‘hiçbir güvenlik zafiyeti olmadığı’nı iddia ederek hepimizle dalga geçmiştir” diye belirtti.

Bu tür saldırı ve katliamlarla halkları, işçi ve emekçileri korkutmak, yıldırmak ve sindirmenin hedeflendiğini kaydeden Eğitim-Sen, “Ankara’da ya da İstanbul’da, Bağdat’ta ya da Paris’te, Şam’da ya da Brüksel’de, dünyanın neresinde olursa olsun, doğrudan halka yönelik olarak gerçekleştirilen bu tür saldırılar, insanlığın en temel değerlerine meydan okuyan IŞİD barbarlığına, içerdeki ve dışardaki siyasi destekçilerine karşı ortak tutum almak ve mücadele etmek gerektiğini göstermektedir” dedi.

Eğitim-Sen, bugüne kadar bu tür saldırı tehditlerini hafife alanlar, tüm uyarılara rağmen görmezden gelenler, halkın can güvenliğini tehlikeye atan tüm sorumlular derhal istifa etmesi gerektiğini belirtti.

GIDA-İŞ SENDİKASI

DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası, Atatürk Havalimanı’ndaki saldırıyı kınadığını açıkladı. Gıda-İş, “Acımız büyük lakin katliamları önlemek ve akan kanı durdurmak için sermayenin has hükümeti AKP’nin, IŞİD gibi terör örgütlerine silah, lojistik destek ve finans sağlayan emekçi halkların düşmanı dış politikasını ve içeride hayata geçirdiği savaş politikalarını sorgulamalıyız” dedi. Atatürk Havalimanı’ndaki canlı bomba saldırısının 7 Haziran seçimlerinden sonra gerçekleşen 11. saldırı olduğunu hatırlatan Gıda-İş, “Dış politikadaki yayılmacı ve komşu ülkelerin iç işlerine müdahale eden bu anlayış ülkemize acı ve gözyaşından başka bir şey getirmemektedir” diye belirtti.

Gıda-İş Sendikası, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin içine itildiği bu karanlık gidişata dur dememiz için işçi ve emekçiler olarak birleşmekten ve örgütlenmekten başka çaremiz yoktur. Emeğin haklarına yönelen fütursuz saldırıları engellemek, demokrasiyi inşa etmek ve kalıcı bir barışı tesis etmek için biz emeği ile geçinenler, aramızda yaratılmaya çalışılan yapay bölünme ve kutuplaştırma oyununa gelmeden birlik olmalıyız.”

TÜRKİYE GAZETECİLER SENDİKASI

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), son bir yılda 17 bombalı saldırıda 294 kişinin katledildiğini belirtti. TGS, “Her saldırıdan dakikalar sonra yayın yasağı getirildi ve sosyal ağlara erişim engellendi. Dün gece de Atatürk Havalimanı’ndaki saldırılarda 36 masum insan katledildi, 147 kişi yaralandı. İktidarın ilk aklına gelen ise yayın yasağı getirmek ve sosyal medyayı engellemek. Ülke yangın yerine dönmüş durumda. Fakat 294 kişinin intihar saldırılarıyla katledildiği ülkede hükümete göre güvenlik zaafı yok, sorumlu yok, tek bir onurlu istifa yok” dedi.

Katledilen yüzlerce insanın acısını yürüklerinde taşıdıklarını belirten TGS, “Kaybettiğimiz tüm canlarımızın ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Hükümeti yayın yasağı getirmek yerine sorumluluk almaya davet ediyor, en kısa sürede olayın aydınlatılmasını, sorumluların cezalandırılmasını talep ediyoruz.

TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Atatürk Havalimanı’ndaki canlı bomba saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, “Türkiye’de masum insanları hedef alan yine bir terör olayı gerçekleşmiştir. Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde meydana gelen olayda ilk açıklamalara göre 10 kişi ölmüş, 20 kişi yaralanmıştır. Bir insanlık suçu olan bu terör olayını kınıyoruz. Terör saldırısında hayatını kaybedenlerin acısını tüm ulusumuzla birlikte yürekten paylaşıyoruz. Yaralananlara geçmiş olsun diyoruz. Bu tür terör olayları birliğimize ve dayanışmamıza zarar veremeyecektir. En kısa sürede olayın aydınlatılmasını, sorumlularının cezalandırılmasını bekliyoruz” dedi.

GÜVENLİK-SEN

DİSK’e bağlı Güvenlik-Sen, havalimanı saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, “Sıkı güvenlik politikalarınız, aralıksız denetimleriniz ve gözetimleriniz, bir gecede çıkarttığınız “Terörle mücadele’ yasalarınız. Bunların hiçbiri ne bombaların patlamasına ne de insanların hayatını kaybetmesini engelleyebildi. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki yapılan saldırı yine onlarca vatandaşımızın hayatına mal oldu. Asayiş, ekmeği adil bölüşmekle başlar. Güvenlik, tüm insanlık, tüm ülke, tüm bölge için barış istemedikçe, tankla topla bile sağlanamaz. İnsanlık dışı bu saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz” denildi. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir