Saray’ın savcısına göre ‘Beyaz Toros’ tehdidi ‘düşünce özgürlüğü’ymüş!

İstanbul Cumhuriyeti Başsavcılığı, AKP yandaşı gazeteci Ömer Turan’ın Twitter hesabından HDP ve Kürtleri, 90’lı yıllarda JİTEM’in işlediği “faili meçhul” cinayetlerde kullandığı “Beyaz Toros”larla tehdit etmesini “düşünce özgürlüğü” olduğunu savunarak takipsizlik kararı verdi.

beyaz torosİstanbul Cumhuriyeti Başsavcılığı, AKP yanlısı gazeteci Ömer Turan’ın Twitter hesabından, 90’lı yıllarda JİTEM’in kullandığı ve adı “faili meçhul” cinayetler ve infazlarla özdeşleşen Beyaz Torosları hatırlatarak “Renault beyaz Toros serisinin üretimini durdurmuş olabilir. Ama Toyota’nın pikap serisi bu boşluğu çok rahat doldurur bence” paylaşımıyla HDP ve Kürtleri tehdit etmesini “düşünce özgürlüğü” olarak savundu ve takipsizlik kararı verdi. Merkezi Amed’te (Diyarbakır) olan Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD), AKP’li Ömer Turan hakkında 10 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesinde Turan’ın 9 Haziran günü Twitter hesabından “Renault, beyaz Toros serisinin üretimini durdurmuş olabilir. Ama Toyota’nın pikap serisi bu boşluğu çok rahat doldurur bence” paylaşım yaptığı belirtilerek, “Aynı tarihte başka paylaşımında Halkların Demokratik Partisi Başkanı Selahattin Demirtaş ve partiye oy vermiş herkes hakkında nefret söylemleri, terörist, terör partisi gibi ithamlar ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmiş ve aşağılamıştır” sözlerine yer verilmişti. MHD, Turan hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi kapsamında soruşturma açılıp, yargılanmasını istemişti.

İfade özgürlüğüymüş

beyaz toros-dusunce ozgurluguSuç duyurusunu işleme koyan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Umut Tepe, suç duyurusundan 9 ay sonra soruşturmayı sonuçlandırdı. Turan’ın ifadesini almaya gerek görmeyerek, sadece soruşturma dosyası üzerinden inceleme yapan savcı, nefret suçu ve tehdit içeriğindeki paylaşımlarda bulunan Turan hakkında “Kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar verdi. Savcı kararın gerekçesini ise düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda AİHM ve Yargıtay’ın verdiği içtihat niteliğindeki yargı kararlarına dayandırdı. Turan’ın Kürtlere ve HDP’ye yaptığı tehdit ve hakaretleri “eleştiri hakkı” olduğunu savunan savcı, kararını ise Anayasa’nın düşünce ve ifade özgürlüğü ilgili maddelerine dayandırdı.

Turan’ın nefret söylemi içeren paylaşımlarını “Kamu güvenliği”ni tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığını savunan savcı, kararında, “Kaldı ki açık ve yakın tehlike bakımından 5237 sayılı TCK’nın 216 maddesinin gerekçesi nazara alındığında Ömer Turan’ın paylaşımları sonrasında ortaya çıkan somut bir tehlike söz konusu değildir. Toplum kesimleri arasında oluşmuş ve ortaya çıkan bir infial, herhangi bir taşkınlık saptanmamış, kamu güvenliğini bozan herhangi bir somut olgu da meydana gelmemiştir. Dolayısıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun oluşmadığı kanaatine varılmıştır” dedi.

MHD, kararın kaldırılması için İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi’ne yaptığı itiraz ise reddedilmişti.

AKP yandaşı Ömer Turan twitter hesabından nefret suçu ve tehdit içeren şu paylaşımlarda bulunmuştu: “HDP legal görünümlü bir terör örgütüdür. Bırakın koalisyon yapmayı bir an önce parti ve yöneticilerine terör örgütü muamelesi yapılmalıdır. Ekranlarda türkü söyleyip barış edebiyatı yapan Silho hippi görünümlü eli kanlı bir katildir. Elinde Yasin Börü gibi nice masumların kanı var. Bugün, bu saat itibariyle, HDP’li teröristler Diyarbakır sokaklarında Müslümanları katlediyorlar. Renault beyaz Toros serisinin üretimini durdurmuş olabilir. Ama Toyota’nın pikap serisi bu boşluğu çok rahat doldurur bence. Kürtler çok sevinmesinler, orta ve uzun vadede onları maalesef sıkıntılı, kanlı bir dönem bekliyor. En güzel dönemlerini geride bıraktılar.”

Turan 2 Mayıs 2016 tarihli başka paylaşımda ise şiddet ve nefret içeren, “HDP ve KCK; haklısınız bu gidişle oluk oluk kan akacak ama o kan sizin kanınız olacak ve kan gölünde boğulacaksınız” paylaşımlarda bulunmuştu. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir