‘Politikalarınızın bedelini yaşamımızı yitirerek ödüyoruz’

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı’nın “Güvenlik zafiyetleri”nin faturasını halka ve çiftçiye çıkararak, nitratlı gübreyi yasaklaması ardından ülkenin birçok yerinde devam eden patlama ve saldırılara dikkat çeken ZMO Genel Başkanı Özden Güngör, nitratlı gübrenin tek başına patlayıcı madde olmayacağını belirtti. Güngör, “Gübre yasağı getirmek yerine dış politikalarınızı gözden geçirin. Bugüne kadar uyguladığınız politikaların sonucunu yaşamımızı yitirerek ödüyoruz, yeter artık” diyerek tepki gösterdi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın rakamlarına göre, Türkiye’de her yıl 1,5 milyonu nitratlı gübre olmak üzere toplam 6 milyon ton gübre kullanılıyor. Gübre satışı ise Bakanlığın izniyle 9 bin 700 bayi tarafından gerçekleştiriliyor. Rakamlara göre, Türkiye tarımının yüzde 20 si nitratlı gübreye dayanırken, çiftçi, toptancı, üretici, bayi gelirlerinin ve giderlerinin büyük bir kısmını nitratlı gübre oluşturuyor.

Nitratlı gübreler, diğer gübrelere göre çok çabuk eriyip bitkinin kullanımına hazır hale geldiğinden özellikle meyve ve sebze yetiştiriciliği hususunda olmazsa olmazlar arasında. Bu bakımdan diğer gübre çeşitleri ile arasında nem, ısı ve topraktaki mikroorganizma durumuna bağlı olarak 3-4 haftalık artı zaman farkı ortaya çıkar. Bitkinin kısa sürede azot ihtiyacını karşılayamaması halinde fizyolojik olarak zarar görecek verim kayıpları ortaya çıkar.

Fatura yine yurttaşlara çıkarıldı

Üreticiler için bu kadar olmazsa olmaz durumuna rağmen 9 Haziran’da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “güvenlik zafiyetleri”nin faturasını yurttaşlara çıkararak şu açıklamayı yaptı, “Patlayıcıya konu olan gübrenin satışını Türkiye dondurmuş bulunmaktadır. Hiçbir yerde nitratlı gübrenin satışı gerçekleştirilemeyecek.”

Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör, nitratlı gübrelerin birim azot miktarı açısından diğer azotlu gübrelere göre daha ucuz olduğunu ve yasaklayarak çiftçilerin zaten fazla olan girdi fiyatlarını daha da artmasına neden olacağına dikkat çekerek, “Nitratlı gübreler, ısı ve nemden çok çabuk etkilenir ve uygun şartlarda muhafaza edilmezlerse birkaç haftada bozulur. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın el koyduğu gübreleri doğru koşullarda saklamadığını basına yansıyan görüntülerden anlıyoruz. Bu şartlarda gübre azot değerini kaybeder ve işlevini yitirir. Konu hakkında gübre satışını yapan bayi, dağıtıcı ve üreticiye hiçbir teminat veya cevap vermeyen Bakanlık sadece yasakladığını açıkladı” dedi.

‘Gübre yasağı yerine dış politikalarınızı değiştirin’

Güngör, yasağın ardında Türkiye’nin çeşitli noktalarında devam patlamalara ve en son Atatürk Havalimanı’ndaki saldırı sonucu 45 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. AKP’nin gübre yasağı yerine dış politikalarını gözden geçirmesini isteyen Güngör, “Gübre yasağı getirmek yerine dış politikalarınızı gözden geçirin. Bu güne kadar uyguladığınız politikaların sonucunu yaşamımızı yitirerek ödüyoruz, yeter artık” diyerek tepki gösterdi.

Özellikle mevsim itibari ile nitratlı gübrenin en gerekli olduğu dönemde olduklarını kaydeden Güngör, şunları aktardı: “Nitratlı gübrenin yasaklanması tarımın ve çiftçinin cezalandırılması, açlıkla baş başa bırakılması anlamına geliyor. Hükümet ne yazık ki zafiyete düştüğü her durumda olduğu gibi bu olayda da sorunu en kolay yoldan yani yasakçı zihniyetle çözmenin dışında bir çözüm üretemedi.”

Akademisyenler can güvenliklerinden Türkiye’ye gelmeyecek

2018 yılının Nisan ayında Antalya’da uluslararası Tarım ve Biyosistem Mühendisliği (CIGR) buluşması gerçekleştireceklerini Güngör, dünyanın bütün ülkelerinden 2 bin 200 akademisyenin katılımını hedeflediklerini ancak Atatürk Havaalanı’na yönelik saldırı sonrası davetlilerin birçoğunun “Türkiye Devleti kendi yurttaşlarının can güvenliğini sağlayamıyor benim can güvenliğimi hiç sağlayamaz onun için katılamayacağım” cevabı verdiğini dile getirdi.

‘Bakanlık çiftçiyi eziyor’

Nitratlı gübrenin tek başına patlayıcı madde olmayacağını ancak mazot, dinamit gibi güçlü maddelerle karıştırılması gerektiğini hatta çelik, fitil gibi onlarca ek maddeye ihtiyaç olduğunun altını çizen Güngör, şöyle devam etti: “Şüphesiz ki hiçbir şey insan hayatından önemli değil. İnsanların can ve mal güvenliğine zarar gelmemesi için bir takım önlemler tabi ki alınmalıdır fakat bunun çözümü gübreyi yasaklayarak, çiftçiyi ezmek değildir. Bunun yanında biz Ortadoğu’da yaşıyoruz ve burada onlarca örgüt var. Bu örgütlerin kullandığı silahlara legal olarak sadece devletlerin güvenlik güçleri alabiliyorken bu örgütlerde bunların tamamı var. Hatta DAİŞ terör örgütünün uçağı bile olduğu söyleniyor. Öncelikle bunun yolu kapatılmalı gübrenin değil.” (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir