Nusaybin Belediye Eşbaşkanından çağrı: Gelin bu vahşeti kendi gözünüzle görün

Nusaybin’de 120 gündür devam eden kuşatmada 12 binden fazla ev yerle bir edildi. 6 mahallede taş üstünde taş bırakılmadığını ve asıl amacın Nusaybin’i insansızlaştırmak olduğunu söyleyen Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya, Türkiye ve dünyadaki tüm halkları yasak bittiğinde ilçeye davet ederek, Nusaybin için ses vermeye çağırdı

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 14 Mart tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla ağırlaştırılan soykırım saldırıları beşinci ayına girdi. 12 bin ev ve işyerinin tank ve toplarla yıkıldığı ilçede binlerce ev de hasar gördü. Yurttaşlar, kuşatmanın kaldırılıp yaşamı yeniden inşa etmeyi beklerken, ilk günden bu yana halkla birlikte ilçeyi terk etmeyen Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya, kuşatmayı değerlendirdi.

6 mahallede taş üstünde taş bırakılmadı

İlçenin yaklaşık 1 yıldır fiili olarak kuşatma altında olduğunu hatırlatan Kaya, “Ancak son ilan edilen yasakla birlikte en ağır saldırılara tanık olduk. Gerek havan topları gerekse de fosforlu bomba olduğu iddia edilen saldırı yöntemleriyle 6 mahallede neredeyse taş üstünde taş bırakılmadı. Yoğun çatışmaların olduğu 6 mahallede şu ana kadar yaptığımız değerlendirmelerde 12 bine yakın ev ve işyeri yakılıp yıkılmış durumda olduğu sonucuna ulaştık. Bununla birlikte çatışmaların olmadığı binlerce ev hasar gördü” dedi.

‘Aileler morg kapılarında cezalandırılıyor’

Nusaybin’in adı konulmamış bir savaşla yüz yüze bırakıldığını kaydeden Kaya, 26 Mayıs’ta YPS’nin geri çekildiğini ilan etmesine rağmen saldırıların hala devam ettiğini söyledi. İlçeden şuan kadar 54 cenaze çıktığını ancak cenazelerin teşhis edilemediğini dile getiren Kaya, “Aileler aylardır morg kapılarında bekliyor. Bu şekilde ailelere de işkence ediliyor. Birçok cenaze isimsiz bir şekilde mezarlıklara defnedildi. Bizi arayan aileler, çocuklarının cenazelerine hala ulaşamadıklarını bu nedenle cenazelerin hala mahallelerde olması şüphesiyle her şeye rağmen mahallelere girip çocuklarının cenazelerini aramak istiyor” diye konuştu.

Amaç Nusaybin’i insansızlaştırmak

Nusaybin’deki 6 mahallenin tel örgülerle çevrilerek adeta açık cezaevine çevrildiğini kaydeden Kaya, tel örgülerle çevrilen bölgede evleri olan ailelerin evsizleştirildiğini ifade etti. Mahallelerde binlerce ailenin evsiz kalmasının yanı sıra tüm mahallerin yıkılmasıyla anılarının da yıkıldığını söyleyen Kaya, “Benim evim çatışmanın olmadığı Devrim Mahallesi’nde bulunmasına rağmen televizyonum ve birçok eşyam çalınmış. Çocuklarımın kitapları ve eşyaları yırtılmış ve kırılmış durumda. Benim evime yapılanlar, şu ana kadar Kürt halkına yapılanların yanında çok hafif kalır ama bu şekilde bir belediye başkanının evine saldırmaları Kürtlere dönük besledikleri öfkeyi gösteriyor” şeklinde konuştu.

Tüm bu yıkım ve saldırıları amacının Nusaybin’i insansızlaştırmak olduğunu dile getiren Kaya, haklın topraklarına sahip çıkmakta kararlı olduğunu, evleri yıkılsa dahi bahçelerinde kalmak istediğini ve ilk günkü gibi direneceklerini söyledi.

Gezi Parkı için direnenler…

Devlet güçleri tarafından ağaçlık alanların yok edilerek zırhlı araçların geçiş noktası haline getirilmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kaya, “Musa Anter Parkı 17 yıllık bir park. Çocuklar ve gençlerin diktiği ve her bir ağaca kendi adını verdiği bir parktı. Bu park Devrim Mahallesi’nde olmasına rağmen yüzlerce ağaç kökünden sökülerek yol haline getirildi. Bununla birlikte Şeyhmus Akıncı Parkı’ndaki ağaçlar da söküldü. Parkın içinde yer alan Gülşilav Kadın Merkezi de harap edildi. Gezi Parkı için direnenleri bugün Nusaybin’de kökünden sökülen yüzlerce ağaç için tepki göstermesini isterdik ama ne yazık ki böyle bir yaklaşımı görmedik. Ağaçlara dahi tahammülün olmadığı tüm bu saldırıların dilimize ve kültürümüze dönük bir saldırı olduğunun açıkça farkındayız” diye kaydetti.

Halk sıkıyönetime alıştırılıyor

Operasyonların bitmesine rağmen sokağa çıkma yasağının kaldırılmamasıyla halkı sıkıyönetim uygulamalarına alıştırmanın hedeflendiğini kaydeden Kaya, son olarak Türkiye olmak üzere tüm dünya halklarına seslenerek, “Nisêbîn halkı tarihten bu yana dünyanın herhangi bir yerinde yapılan haksızlığa karşı ayağa kalktı. Şimdi de biz Nisêbîn halkı olarak Türkiye ve dünya halklarını Nisêbîn için ses vermeye çağırıyoruz. Nisêbîn yasağı kalktığında herkesi ilçeye davet ediyoruz. İlçenin başına getirilenleri gelip kendi gözleriyle görsünler. Şuan belediye binamıza dahi devasa Türk bayrakları asılarak istila pozları veriliyor. Bu tablo bir devletin kendi devletini işgalin fotoğrafıdır. Bu uygulamaların son bulması için Türkiye haklarının adı konmamış bu savaşa karşı ses çıkarması gerekiyor” diye çağrıda bulundu. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir