SGDF üyeleri Baran Tursun için adalet istedi

SGDF’nin başlattığı “Suruç için adalet herkes için adalet” kampanyası kapsamında İzmir’de polis tarafından “dur ihtarına uymadığı” iddiasıyla öldürülen Baran Tursun için adalet istendi.

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri, “Suruç için adalet, herkes için adalet” kampanyası kapsamında, 25 Kasım 2007 tarihinde polis tarafından “dur ihtarına uymadığı” iddiasıyla aracı içinde vurularak öldürülen Baran Tursun için adalet istedi.

Karşıyaka İzban önünde “Suruç için adalet, Baran Tursun için adalet” yazılı pankart açılan eyleme Baran Tursun Vakfı, HDP, Partizan ve 10 Ekim Dayanışma Derneği üyeleri de destek verdi.

Eylemde söz alan Baran Tursun’un babası Mehmet Tursun, kendilerinin de adalet arayan bir aile olduklarını, Suruç içinde adalet istediklerini belirtti. Oğlunun, “dur ihtarına uymadığı” iddiasıyla polis tarafından 250 metreden vurularak öldürüldüğünü hatırlatan Tursun, polislerin cinayete trafik kazası süsü verip, olay yerinde trafik kazası raporu dahi düzenlediğini anımsattı.

Tursun, üç polisin delilleri karartmasına, on polisin yalancı tanıklık yapmasına, iki polisin sahte trafik kazası raporu düzenlemesine rağmen mahkemenin sadece oğlunu öldüren polise iki yıl hapis cezası verdiğini belirtti. Tursun, “Adaleti tesis edemeyen, taraf tutan bir hakim, dünyanın en azılı katilinden daha tehlikelidir” diye konuştu.

Eylemde açıklama yapan SGDF üyesi Gözde Sivaslıoğlu da, 20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta yaşanan saldırıdan devlet yetkililerinin haberdar olduğununu ortaya çıktığını hatırlattı, hiçbir önlem alınmadığını, 33 kişinin katledildiğini söyledi.

‘2007 YILINDAN BU YANA 327 POLİS CİNAYETİ YAŞANDI’

Baran Tursun cinayetinin münferit olmadığını belirten Sivaslıoğlu, 16 Mayıs 2016 günü de İstanbul Sultangazi’de Pınar Gamsız’ın evinin balkonundayken polis tarafından öldürüldüğünü hatırlattı.

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte yetkileri artırılan polislerin 2007 yılandan bu yana 67’si çocuk 327 kişiyi öldürdüğüne dikkat çeken Sivaslıoğlu şunları söyledi: “Tüm bu ölümlerin cezasız kalması, adaletin yerini bulmaması polise verilen sınırsız yetkiden gelmektedir. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile polise sınırsız yetkiler tanındı. Toplumsal reflekslere direk ve duraksamadan ateş etme yetkisi verildi ve bununla da yetinilmeyerek ‘öngörü ve makul şüphe’ kavramları PSVK’ye eklendi.”

Yaşam hakkı ihlallerinin son bulması için polise verilen sınırsız yetkinin geri alınması ve polis cinayetlerinin aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Sivaslıoğlu, “Suruç için de, Ankara için de, polis tarafından katledilenler için de adalet sağlanmalıdır, Suruç için adalet, Baran Tursun için adalet” şeklinde konuştu. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir