Demirtaş: Temel hak ve özgürlüklerde referandum olmaz

HDP İzmir İl Örgütü’nün düzenlediği dayanışma yemeğinde konuşan, Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. “Dün yaptığım bir yanlışı da düzeltmek istiyorum. Partimizin resmi politikası olmayan bir durumu ben yanlış ifade ettim. Referanduma götürelim diyerek bu insanlara haksızlık yaptım. Referandum temel hak ve özgürlüklerde olmaz” diyen Demirtaş, dokunulmazlık meselesi ve belediyelere kayyum atanmasına da değinerek “Dokunulmazlık ve kayyum meselesine direneceğiz. Görkemli bir direniş ortaya koyacağız. Ne kimliklerimizi ne belediyelerimizi bu çapulcu anlayışa teslim etmeyeceğiz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü, partinin Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın katılımıyla dayanışma yemeği düzenledi. Balçova Plus Garden Düğün Salonu’nda düzenlenen dayanışma yemeğine Barış Anneleri, HDP’li yöneticileri ve İzmir Milletvekili Müslüm Doğan yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Yemek öncesi konuşan Demirtaş, dayanışma yemeğine katılan herkese teşekkür ederek, tarihsel bir süreçten geçildiğini ve bu dönemde yapılacak hamlenin önümüzdeki yüzyıl nasıl yazılacağını belirleyeceğini ifade etti.

İran rejimi tarafından pusuya düşürülerek katledilen Dr. Qasımlo’yu anan Demirtaş, yaşamını yitirse de mücadelesinin sürdüğünü söyledi. HDP olarak ülkede yaşanan tüm problemlere en makul çözümleri sunduklarını belirten Demirtaş, “HDP olarak ülkemizdeki yaşanan tüm problemlere en makul çözümleri ortaya koymaya çalışıyoruz. Bizim pozisyonumuzda hiçbir parti yok. Bu kadar baskıya engellemeye rağmen her gün daha fazla büyüyen etkili siyaset üreterek siyasi şekilenmeye yön veren bir parti yok” dedi.

‘Bu kadar siyasi körlük olur mu?’

Başbakan Binali Yıldırım’ın yaptığı konuşmasında MHP ve CHP’ye Kürdistan’da örgütlenme çağrısı yapmasına değinen Demirtaş, şunları söyledi: “‘Rakip muhalif partilere çağrı yapıyorum gelin ülkenin doğusunda örgütlenin size destek olacağız’ diyor. Kime karşı HDP’ye karşı. Bunu söyleyen başbakan bir cümle önce de biz bütün düşüncelere saygılı olacağız diyebiliyor. Bu iki cümleyi bir başbakan aynı konuşmada kurabiliyor. Böyle bir rezillik Türkiye cumhuriyeti siyasi tarihinde görülmedi.” Konuşmayı siyasi körlük olarak nitelendiren Demirtaş, “HDP’ye oy vermiş 6 milyon insan var 7 Haziran seçimlerinde. Beğenirsin ya da beğenmezsin. Halk iradesi ortaya çıkmış. Saygı duymak yerine MHP ve CHP’ye çağrı yapıyor. Gelin siz örgütlenin diyor. Biz zaten oy almışız sen oy verenlerin iradesine neden saygı duymuyorsun. Sen atanmış başbakan olabilirsin biz de seçilmiş insanlarız. CHP MHP’nin olduğu yerde HDP oy almaz zannediyorsan, biz İzmir’de de varız. Biz Türkiye’nin her yerinden oy alıyoruz. Bu kadar siyasi körlük akılsızlık olur mu?” diye konuştu.

‘El ele verin gidin’

Ülkenin başbakanının iç savaşla tehdit edebildiğini sözlerine ekleyen Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir eline bahçeliyi al bir eline Kılıçdaroğlu’nu al, el ele tutuşun Şırnak’a gidin. Hadi miting yapın. Halkın içerisine çıkacak yüzünüz yok. Gizli gizli gidip geri dönüyorsunuz. Halk elinin tersiyle sizi kovar diye bildiğiniz için gidemiyorsunuz. O halde sen bizim başbakanımız değilsin. Bize o vermiş insanların başbakanı değilsin. Başbakana bu sözlerini düzeltme çağrısı yapıyorum. Böyle bir hadsizliği kabul edemeyiz. Bu ülkede HDP’ye oy verenler vergi ödüyorlar, askere gidiyor. HDP’yi bu şekilde ötekileştirmelerine izin vermeyeceğiz. Ülkenin babalarının malı gibi davranmalarına izin vermeyeceğiz. Başbakan hadsizliğini bu şekilde sürdürürse iç savaş propagandaları yapmış olur. Kendisini bu şekilde konuşmaktan men ettiğimizi kabul etmediğimizi belirtiyoruz,”

‘Milletin çocuğu Gabar’da seninki kumar masasında’

HDP’nin bu ülke için demokrasi mücadelesinin en büyük bedeller ödemiş parti olduğunu altını çizen Demirtaş, “Önce hesap vereceksiniz. Yoksulun çocuğunu Cudi’ye Gabar’a göndereceksin sizin evlatlarınız kumar masalarından kalkmayacak. Sonra HDP vatan haini diyeceksin yok öyle bir şey” diyerek Yıldırım’ı kumar oynayan oğlunu hatırlattı.

AKP’nin dış politikadaki dönüşlere de değinen Demirtaş, şöyle dedi: “Bu kadar ikiyüzlü bir iç politika bu kadar ikiyüzlü dış politika yürütecekler, geri dönüp HDP’yi günah keçisi ilan edecekler. 5 Yıldır Suriye’yi karıştırmayı bırakın diye dilimizde tüy bitti. Davutoğlu ve ekibi 10 yıldır ülkenin dış politikasını belirliyor. Şu bir hafta içerisinde ne değişti. Ortalığı cehenneme çevirdiniz. Hiçbir şey olmamış gibi bizim Mısır, Suriye ile bir sorunumuz yok diyorsunuz. Madem yoksa niye savaşı büyüttünüz. IŞİD’e siz silah gönderdiniz. Osmanlı’da olduğu gibi her yer bize ait olacak mantığıyla nerede barbar varsa beslediler büyüttüler. Lübnan’ın başına bela ettiler. Atanmış başbakan çıkmış ‘Bizim Suriye ile bir sorunumuz yok’ diyorlar.”

‘Referandum’ söylemini düzeltti: Referandum temel hak ve özgürlüklerde olmaz.

Demitaş, “Rusya’dan Putin’den özür diliyor. Kendi halkından özür dilemiyorlar diyerek savaş mağduru 3 milyon Suriyeli mültecinin yaşadığı drama dikkat çekti. Daha sonra mülteci konusunda yaptığı referandum çağrısının yanlışlığına dikkat çekerek sözlerini düzelten Demirtaş, “Birincisi mülteci statüsü tanımamız lazım. Mülteci statüleri yok. Avrupa’dan gelen kazanıyor, Suriye’den gelenler kazanamıyor. Mülteci statüsü demek çalışma hakkı eğitim hakkı kazanılması demek. Mülteci hakkı tanıdıktan sonra başvuru yapan herkes vatandaş olabilmelidir. Ancak Suriyelilerin iyilerini alalım diplomalı olanları alalım diğerleri gönderelim diyorlar. Partimizin resmi politikası olmayan bir durumu yanlış ifade ettim. Referanduma gidelim diyerek yanlış yaptım. Referandum temel hak ve özgürlüklerde olmaz. Ayrıca bir göç bakanlığı olsun diyoruz. Kendileri ne yapıyorlar seçelim diyorlar. AKP’ye oy verir mi vermez mi ona göre seçecek derdi bu. Derdi insan değil” diye konuştu.

‘Bir bizimize saygı duyarak bir arada yaşayabiliriz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diploma meselesine de değinen Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz güvenmiyoruz Saray’daki zata. Sicili bozuk çünkü. Kendisi bizzat şaibeli bir şekilde cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor. Halen diplomasını gösteremiyor. Şaibeli bir şekilde koltuğunda oturuyor. Biz HDP çatısı altında bir araya gelmiş olanlar. Bizim ortak kimliğimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı. Hepimiz Türk olamayız. Türk’ü çıkaralım yerine Kürt koyalım o da olmaz. Mesele Türklük Kürtlük değil, mesele tekçilik meselesi. Hepimiz tek inançta olamayız. Hepimiz birbirimize saygı duyarak bir arada yaşayabiliriz. ‘Tek dil olacağız tek din olacağız bunu inkar eden vatan hainidir. Onlar da yok edilmelidir’ diyorlar. Hiç kimse kendi inancından vazgeçmez. Bize dayatılan bu biz de inadına çok kimlikle çok dille çoğulcu yaşacağız.”

‘Bu iş mahşere kalmayacak’

Ortadoğu’daki iç savaşlara işaret eden Demirtaş, “İç savaşı önlemenin tek yolu kendi kimliğimizi koruyup başkasının kimliğine saygı duyup anayasal güvence isteyeceğiz. HDP bunu yapıyor yapmaya da devam edecek. Dokunulmazlık ve kayyum meselesine direneceğiz. Görkemli bir direniş ortaya koyacağız. Ne kimliklerimizi ne belediyelerimizi bu çapulcu anlayışa teslim etmeyeceğiz. Bu iş öyle kolay olmayacak” diyerek kayyum tartışmalarına ilişkin partisinin tavrını ortaya koydu. Zilan Katliamı’nı da hatırlatarak bugünkü zihniyetin aynı olduğunu vurgulayan Demirtaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bundan 86 yıl önce Ağrı Zilan deresinde bu günlere benzer tarihi anlar yaşanıyor. 15 bin sivil Kürt öldürülüyor. O dönemde gazeteler ‘Zilan deresi eşkıyadan temizlendi’ diye. Tıpkı bugün ‘Cizre teröristlerden temizlendi’ dediği gibi. 86 yıl geçmiş aradan kafa aynı kafa zihniyet aynı zihniyet değişen tek şey var biz eski biz değiliz. Daha güçlü daha örgütlüyüz. Bütün bunların hesabını sorabilecek güçteyiz. Hukuksuzlukların hesabını soracağız bu iş de mahşere kalmayacak.” (DİHA)

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir