TBMM olağanüstü toplandı, darbeye karşı ortak metin okundu

TBMM’de bulunan dört parti, darbeye karşı ortak deklarasyon metni üzerine uzlaştı.

TBMM’de bulunan dört parti, darbeye karşı ortak deklarasyon metni üzerine uzlaştı.

Darbe girişiminde saldırıların hedefi olan ve 4 kez bombalanan Meclis’te olağanüstü toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıda açıklanacak olan deklarasyonda HDP, CHP, MHP ve AKP uzlaştı.

Toplantı İstiklal Marşı’yla başladı. Marşın 10 kıtası da okundu.

Toplantıya dün rehin alınan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da katıldı.

ORTAK METİN

4 parti adına okunan ortak metin şöyle:

“TBMM bu aziz ve kahraman milletin temsilcisi olarak bombaların ve kurşunların altında görevini ifa etmiştir. Bir  kez daha milletine layık bir meclis olduğunu göstermiştir. TBMM Kurtuluş Savaşı’nı yapan, demokratik parlamenter sistemi geliştirmiş, bir milleti yokluk ve yoksulluktan muasır medeniyet seviyesine çıkarmış bir meclistir. Meclisimiz tek yürek, tek vücut olarak darbeye karşı cevabı vermiştir.

TBMM’nin mefhum darbe girişimine karşı sergilediği kararlılık, Türkiye’de demokrasinin daha da yerleşmesi açısından son derece değerlidir. Bugün olduğu gibi gelecekte de milletimize, gazi meclisimize uzanan her el karşıda TBMM’nin çelikten iradesini bulacaktır.

Meclisimizde bulunan tüm siyasi parti gruplarının ortak bir tavır ve dille karşı durmaları tarihidir, tarihe geçecektir. Ortak tavır ve ortak dil, milletimizi ve milli iradeyi daha da güçlendirecektir. TBMM tek yürek olarak görevinin başındadır, milletin meclisi millete ve egemenliğine yönelik bu saldırıya girişenlere bedelini hukuk içinde en ağır şekilde ödetecektir. Türkiye’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının ispatı da bu bildiridir.

Dört parti olarak farklı görüşlerimiz olsa da hepimiz milli iradenin yanındayız, sahip çıkıyoruz ve ebediyen sahip çıkacağız. Milletimiz müsterih olsun. Milletimiz ve milletvekilleri milletin emanetini yere düşürmemiştir ve düşürmeyecektir. Bir kez daha demokrasimize, milletimize, TBMM’ye yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Demokratik tepkileri aşan şiddet eylemlerinden kaçınılması çağrısında bulunuyoruz. Şehitlerimizi rahmetle anıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyor, milletimize geçmiş olsun diyoruz. Milletimize destek mesajları ileten tüm dost ve kardeş ülkeleri de selamlıyoruz.”

YILDIRIM: MECLİS’E KİM EL UZATIRSA AKIBETİ AYNI OLACAKTIR

 

Genel Kurul’a seslenen Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşmasının satır başları şöyle:

“Dün gece milletin bağımsızlığını, namusunu korumak için sokağa çıkan, tankların önünde birer kahraman olarak dikilen, o mübarek kanlarıyla bayrağını, hürriyetini, milletinin istiklalini muhafaza eden şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyor, mekanları cennet olsun diyorum.

O kahramanların ailelerine sesleniyorum, üzülmeyin, hüzünlenmeyin. Onlar peygamberlikten sonraki en yüksek makama, şehitlik makamına ulaştılar.

Onlar hepimizin evlatları oldular. Kabirleri nur, mekanları cennet olsun.

Milletin iradesini teslim almak isteyenlere karşı sokağı teslim alan kahraman milletimi selamlıyor, böyle kahraman bir milletin bir ferdi olmaktan dolayı gurur duyuyorum.

Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’a dik duruşundan dolayı teşekkür ediyorum. Siyasi partilerimize, meclis gruplarına teşekkür ediyorum. Her biri birer Alpaslan, birer Selahattin Eyyubi olan polislerimizin alnından öpüyorum. TSK’nın vatanını seven subaylarına teşekkür ediyorum.
Sabaha kadar ezan ve sala okuyan imamlarımıza teşekkür ediyorum.

Dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum. Ya demokrasi ya ölüm diyerek dün gece bu salonda dimdik durdunuz. Milletin meclisinin üzerine bombalar yağdırdılar, silahla taradılar. Bir tek geri adım atmadınız. Her birinizin ölümü yanı başında hissettiğinizi biliyorum. Dünya parlamentolarına, demokrasilerine örnek bir duruş sergilediniz.

‘PARTİ AYRIMI YAPMAKSIZIN SELAMLIYORUM’

Bu tavrınızla Türkiye’nin talihini değiştirdiniz. Milletten sonra en büyük övgüyü bu gazi Meclis, sizler hak ediyorsunuz. Parti ayrımı yapmaksızın her bir milletvekilimizi selamlıyorum. Sizleri büyük bir heyecanla alkışlıyorum.

Gazi Meclis 23 Nisan 1920 sonrasındaki en zor, en sıkıntılı gecesini yaşadı. İşgal güçleri Polatlı’ya kadar gelmişti ama bu Meclis’e dokunamadılar. 1960’ta darbe yapanlar Meclis ruhuna saldırsa bile Meclis’in bedenine dokunamadılar.

’12 EYLÜLCÜLER MECLİS’İ BOMBALAMADI’

12 Eylülcüler Meclis’i bombalamadılar. Ancak dün gece öyle alçakça bir saldırı gerçekleşti ki, millet iradesinin tecelli ettiği meclisin hem ruhunu, hem bedenini hedef aldılar. Bunlar asker değil, bunlar asker kılığında teröristlerdir.

Gözlerini kan bürümüştü. Cinnet halindeydiler. İhanet ve haşhaş akıllarını teslim almıştı. Ancak bilmedikleri şuydu. Milletin evine dokunanın eli yanar. Milletin evine saldıranın ocağı söner. Daha 24 saat geçmeden elleri yandı, o elleri kırıldı. İnşallah ocakları da ebediyen söndü.

Burada tarihe bir not düşmek isterim. Bundan sonra 50-100-1000 yıl milli iradenin tecelli etiği bu Meclis’e kim el uzatırsa akıbeti aynı olacaktır.

Hiçbir darbe yapanın yanına kâr kalmadı, bundan sonra da kalmayacak. Ama aklından geçiren olursa gözünün önüne bugün hayatları sönmüş darbeciler gelecek ve buna asla yeltenemeyeceklerdir.

‘BUGÜN BİR MİLATTIR’

Bugün Ak Parti’nin, CHP’nin, MHP’nin, HDP’nin ve tüm partilerin darbeye karşı çıktıkları bir gündür. Bugün bir milattır. İnanıyorum ki yeni bir sürecin de başlangıcıdır.

Bu ruhla biz terörü de yeneriz yaralarımızı da sararız. Bu birlik ruhuyla Türkiye’yi Gazi Mustafa Kemal’in işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine de çıkarırız.

Milletin her köşesinde AK Partililer CHP’liler MHP’liler HDP’liler el ele verdiler tek eylem yaptılar. Bu tarihi dayanışmayı inşallah geleceğe de taşıyacağız.

KILIÇDAROĞLU: MEDYA, DARBEYE KARŞI DİRENDİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ise şöyle:

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, siz siyasi partilerimizin saygıdeğer başkanları, saygıdeğer yurttaşlarım. Türkiye Cumhuriyeti bize altın tabak içinde sunulmadı, acıyla, kanla, gözyaşıyla kurduk. Mazlum milletlere örnek bir devlet olduk. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak da yapanların vasiyetidir.

Demokrasiyi derinleştirmek kolay değildir. Biz de demokrasi adına ağır bedeller ödedik. Dikkat buyurunuz, bu ağır bedeller hep darbe dönemlerinden sonra olmuştur. Değerli milletvekilleri, dün yaşadığımız olay doğrudan bir darbe girişimidir. Cumhuriyetimize, demokrasimize, tarihsel birikimimize yapılmış açık bir saldırıdır. Oysa biz demokrasimizi güçlendirmek için anayasamıza öyle maddeler koyduk ki değiştirilmesi dahi teklif edilemez.

Türkiye, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Savunmak hepimizin ortak görevi olmalıdır. Dün demokrasiye yapılan bu saldırıyı açıkça lanetliyoruz. Olay hepimizde derin üzüntü yarattı ki ve fakat ne mutlu ki bu süreç siyasette başından beri olması gereken bu süreç bizleri ortak bir paydada birleştirdi. Bu ortak payda cumhuriyete ve demokrasiye olan bağlılıktır. Demokrasiyi geliştirmek ve derinleştirmek hepimizin ortak faydasıydı.

Demokrasi aynı zamanda üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğüdür. Anayasa ve ettiğiniz yeminlere bağlılık demektir. Medya özgürlüğü demektir. Tarafsız ve bağımsız yargı demektir. Aynı zamanda güçler ayrılığı demektir. Din ve vicdan özgürlüğü demektir. Hukuku ve demokrasiyi katledenlere karşı direnme hakkı demektir. Dün halkımız meydanlara çıktı, darbeye karşı direnme hakkını kullandı.

Değerli milletvekilleri, bu Meclis’e düşen tarihi bir sorumluluk var. Bu darbe girişimi bize şunu açık ve net biçimde gösterdi. Bu parlamenter demokratik geleneğimizin bize kazandırdığı bir mirastır. Bu mirasa sahip çıkmak da hepimizin ortak görevidir. Ayrılık yok, gayrılık yok, demokrasi konusunda birlikte mücadele var. Hangi noktaya ulaştığımızı gösteren en önemli olaydır. Türk siyasal tarihinde. Değerli milletvekilleri. İleride bu darbe girişimi nasıl önlendi diye tarihçiler araştıracaklar. Bu ülkede demokrat ve özgürlükçü kalmış bir medyamız var. Her türlü eziyete rağmen özgür kalmaya çalışan medya darbeye karşı direndi.

Hem de hepimizin gözleri önünde, canlı yayında, halkın doğru bilgilendirmesini sağladı, halkın direnme hakkını kullanması konusunda cesaret verdi. Medyaya yürekten teşekkür ediyorum. Neden yürekten medya diye ısrarla söyledim. Çağdaş demokrasilerde yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü büyük güç. Yalnız eklemek zorundayım. Siyasi partilerin darbe karşısında gösterdiği ortak tavır, özeleştiri yapma fırsatını da bize sundu. Türkiye demokrasi geliştikçe dünyanın saygın ülkelerinden biri olacaktır.

Her türlü darbeye karşı olmak bu parlamentonun görevidir. Makamı mevkisi, rütbesi ne olursa olsun demokrasi üzerinde hiçbir vesayete bu parlamento izin vermemelidir. Uzlaşı kültürü içinde Türkiye’nin sorunlarını çözmek için birlikte çalışmak  zorundayız. Bu bizim halkımıza vaat edeceğimiz güzel bir olaydır. Yaşadığımız tüm sorunları, tüm durumları, tam demokrasi, daha fazla özgürlük ve adalet içinde çözebiliriz. Demokrasiden taviz verilmesi sorunların çözümü değil, sorunların kendisidir. Anayasa ve hukukun dışına çıkanlar kim olursa olsun, bunun bedelini mutlaka ödemeliler.

Önümüzde çok kritik bir dönem olduğu gerçeğini kabul etmeliyiz. Devletin vakarına ve ciddiyetine yakışan bir anlayışla yani hukuk içinde kalarak atlatmamız gerekmektedir. Hukuktan vazgeçmeyeceğiz, devlet hukuk içinde devlettir. Bu duygu ve düşüncelerle bu saldırılarda hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.”

BAHÇELİ: DEMOKRASİ UÇURUMDAN DÖNMÜŞTÜR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

Sayın Başkan, değerli genel başkanlar, Sayın Genelkurmay Başkanı, değerli milletvekilleri, sözlerime başlarken muhterem heyetinizle birlikte bir ferdi, bir sevdalısı olmaktan onur duyduğum aziz milletimizi en içten duygularımla selamlıyorum. Şu anda ekranları başında pür dikkat bizleri izleyen her bir vatandaşıma şükranlarımı sunuyorum. Dün gece demokrasiye pranga vurulmak, darbe indirilmek istenmiştir. Millet iradesi çok açık saldırı ve suikasta uğramıştır.

Türkiye’mizin diz çökmesi, omurgasının kırılması maksadıyla, şerefli Türk ordusu içine sızmış bir takım düşman işbirlikçisi ortalığa çıkmıştır. Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarından bazıları rehin alınmış, Genelkurmay karargâhı işgal edilmiştir. TSK içine yuvalanmış vatan ve millet hasımları gecemizi zehir etmiştir. Türk demokrasisi çok çetin bir imtihandan geçmiştir. Gazi Meclis havadan bombalanmıştır. Bu sözün bittiği püf ve kırılma noktasıdır. Emniyet binaları, devlet televizyonları, istihbarat kuruluşları, havalimanları, askeri üs ve bölgeler ablukaya alınmış, peş peşe saldırıya uğramıştır.

Bomba 79 milyon Türk vatandaşına değmiştir. Bu şerefsiz kalkışma, darbe girişimi Türk milletinin tamamını hedef almıştır. Dün gece yaşananlar darbe girişimi olduğu kadar kanlı ve kalleş bir terör saldırısıdır. Bu saldırı Türk askerinin içinden devşirilmiş, kandırılmış, aklı çelinmiş veya buna çoktan teşne bir grup tarafından yapılmıştır. Demokrasi uçurumdan dönmüştür. Kara leke yine milletimizin azim ve kararlılığıyla temizlenmiş, derin komplo ve kumpas inançla püskürtülmüştür. İhtilaller, muhtıralar devri geride kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti her musibeti def edecek kadar yeterlilik ve kuvvettedir.

Ülkemize kastedenlerin yediğini içtiğini burnundan getirmek hepimizin namus borcudur.

BALUKEN: ÇATIŞMALI ORTAM DEMOKRASİ VE SİYASETİ ZAYIFLATMIŞTIR

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı İdris Baluken’in açıklamalarından satır başları şöyle:

Değerli milletvekilleri, 15 Temmuz akşamı saat 10 sularında başlayan ve hala tehdit olarak varlığını devam ettiren, hedefi demokrasiye kaos yaratmak olan darbe girişimiyle karşı karşıyayız. Bu darbeci anlayışı en sert biçimde lanetlediğimi ifade etmek istiyorum. Hiçbir darbenin tek bir meşru gerekçesinin olamayacağını ifade etmek istiyorum. Bu darbe girişiminin de kontrol altına alınması partimiz açısından en büyük hedef olarak ortaya konmuştur. Bu darbe girişimindeki pervasız saldırılar sonucu 161 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, parlamento bile bombalanmıştır. Bu bile ülkemizdeki demokrasinin nasıl büyük bir tehlike altında olduğunu ortaya koyması açısından yeterlidir. Yaşamını yitiren bütün yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Böylesi saldırılar ne dün, ne bugün, ne de yarın asla başarıya ulaşamayacaktır. Bu tarz saldırıları yapanlar, Türkiye’de halkın iradesine yönelik darbe yapmak isteyenler bilmelidir ki Türkiye halkları darbeye asla prim vermedi, bundan sonra da asla boyun eğmeyecektir. Türkiye demokrasi mücadelesi 1960, 1971, 1980 darbelerinde, 28 Şubat’ta veya emuhtıralarda görüldüğü üzere her darbeye karşı dimdik durmuştur. HDP şahsında bu demokrasi mücadelesinin bir parçası olmanın onurunu tüm halklarımızla paylaşmak istiyoruz. HDP demokratik siyasete karşı her girişimde HDP tarihi direnişin bir üyesi olarak kendi misyonunu oynamaya devam edecektir.

Barış, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti temelinde her türlü siyasi işbirliğini yapacağımızı halkımıza ifade ediyoruz. Demokratik siyaset dışında siyaseti dizayn etmeye çalışan hiçbir yol ve yöntem partimiz tarafından asla kabul edilmeyecektir. Dün akşam 10 sularında başlayan ve şiddetini artırarak devam eden, halka, resmi ve özel kurumlara, millet egemenliğinin temsil edildiği meclise, havalimanlarına yönelik saldırılar ülkemiz siyaset tarihi açısından bir kırılma noktası olarak tarihe geçecektir.

Parlamentonun bombalanması, yüzlerce sivil insanın sokak ortasında katledilmesi, havadan yapılan saldırılar, tipik bir darbeyi aşan vahşet, katliam ve kaos içeren bir planlamayı yapan aklın ürünüdür. Türkiye’de devleti ele geçirmeye çalışan iktidar kavgaları ve toplumsal kutuplaşmalar ülkeyi uçurumun kenarına sürüklemekteydi. Tek çıkış noktasının Kürt meselesi başta sorunların çözülmesi, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi olduğunu ifade ettik.

Yanlış politikalarla güçlendirilen paralel yapının durumu, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının alınarak askere dokunulmazlık verilmesi demokratik siyaset alanını daraltmış, siyasi kurumları darbecilerin açık hedefi haline getirmiştir. Çatışmalı ortam demokrasi ve siyaseti zayıflatmış, demokrasi dışı güçlere karşı darbe mekaniğini zinde tutmuştur.

15 Temmuz saldırısı darbe girişimi çok şükür ki umduğunu bulamamış, bilakis halklarımızın doğru, siyaset kurumunun doğru tavırlarıyla alt edilmiştir.

Cizre’de, Sur’da, Silvan’da, Yüksekova’da yaşananların İstanbul’da, Ankara’da, Karadeniz’de Ege’de yaşanma ihtimalinden hep bahsettik, ne yazık ki bunu fark etmemiz için dün geceki darbe girişiminin gelmesi gerekti. Bir kez daha amasız, ancaksız, şiddetle kınıyoruz. Son olarak bütün halklarımıza çağrı yapıyoruz. Darbe girişiminin amaçlarından biri kaos yaratarak toplumsal kutuplaştırmayı artırmaktır. (Evrensel)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir