Hukukçular: ’30 gün gözaltı işkencedir’

OHAL kararnamesiyle gözaltı süresinin 30 güne çıkartılmasına tepki gösteren hukukçular, uzatılan gözaltı süresinin işkence anlamına geldiğini ve Türkiye’yi 12 Eylül askeri darbesi dönemine götürdüğünü söyledi.

Olağanüstü Hal’in (OHAL) ilk kararnamesi Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, gözaltı süresi 30 güne çıkarıldı, Cumhuriyet savcısının istemiyle tutuklunun avukatlarıyla görüşmesi sulh ceza hâkimliğince yasaklanabilme imkanı getirildi. Kararname ile birlikte 35 sağlık kuruluşu, 15 vakıf üniversitesi ve bin 229 vakıf ve dernek kapatıldı. Kararnamede gözaltı süresinin 30 güne çıkartılmasını değerlendiren hukukçular, uygulamanın Türkiye’yi 12 Eylül askeri darbesi dönemine götürdüğünü, 30 gün gözaltı süresinin işkence anlamına geldiğini söyledi.

OHAL’de ilk kararname: Gözaltı süresi 1 aya çıkartıldı

Öztürk: Kararname akla işkenceyi getiriyor

Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkez yöneticisi avukat Raziye Turgut Öztürk, kararnamenin akla sadece işkenceyi getirdiğini söyledi. “Çünkü ancak bu bir aylık sürede işkence izleri silinir” diyen Öztürk, gözaltı grupları ne kadar kalabalık olursa olsun gözaltı işlemlerinin 4 günde bittiğini belirtti. Avukat müvekkil görüşmelerinin de savcı kararı ile yasaklanmasının ise ciddi hak ihlallerine neden olacağını belirten Öztürk, bunun adil yargılanma ilkesinin ihlali anlamına geldiğini söyledi. AİHS’in askıya alınmasının bu kararnamenin habercisi olduğunu belirten Öztürk, şunları söyledi: “Biz 15 Temmuz’dan öncede böyle uygulamalar gördük. Demek ki bu uygulamaları yasallaştırmak istemişler. Kişilerin örgütlenme hakkını da ortadan kaldıran bir durum var. Keyfi uygulamalar artacaktır. 1980 darbesinin dahi gerisine düşen bir kararname. Biz darbeden korkup 10 yıl geri gideceğiz diye düşünürken AKP’nin darbesi ile 36 yıl öncesine götüren bir uygulama ilke karşı karşıyayız.” Öztürk, son olarak sıkıyönetim dönemlerinde dahi gözaltı süresinin 30 gün olmadığını belirterek, “AKP’nin darbesi ile askeri darbe arasında hiçbir fark yok” dedi.

Kozağaçlı: Demokratik alan kapanmıştır

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı da, kararnamenin kabul edilemez bir belirsizlikte olduğunu belirterek, kararnamenin hükümetin basın aracılığı ile yaptığı açıklamalar ile çeliştiğine dikkat çekti. İktidarın “Yurttaşların hayatına yansımayacak” söyleminin tam tersi bir durum yaşandığını ifade eden Kozağaçlı, demokratik ve sendikal alanın tamamen kısıtlandığını sadece ticari alana dokunulmadığını söyledi. “Türkiye’yi geri götüren bir kararname. Uygulamaya geçilirse sendikal haklar demokratik haklar temel hak ve özgürlükler kısıtlanır” diyen Kozağaçlı, “En tehlikeli durum tutuklu ve hükümlüler ve gözaltından bulunanlar için. Yaşam hakkı ihlali olacak. Uygulama yapılsın görelim demeye gerek yok durum şuanda da ortada” diye konuştu. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir