Alevilerden ‘öz savunma ve demokratik cephe’ çağrısı

Darbe girişiminin ardından sokağa salınan grupların hedefinde olan Alevi toplumunun kanaat önderleri, saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını vurgulayıp, saldırılara karşı “demokratik cephe” çağrısı yaptı.

Darbe girişiminin ardından camilerden okunan ezan ve salaların eşliğinde sokağa salınan göstericilerin “idam isteriz” çığlıklarını onaylayan AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarla sürdürdüğü sokak gösterileri ve OHAL ilanı, Alevilere yönelik saldırıları da beraberinde getirdi. Saldırılara maruz kalan ve tehdit altında olan Alevi toplumunun kanaat önderleri yaşanabilecek saldırılara karşı “demokratik cephe” vurgusu yaparak “öz savunmanın” önemine dikkat çekti.

Kürt illerinde devam eden çatışmalara dikkat çeken Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak İlçe Başkanı Mustafa Demirtaş, “Ülkemizde yaşanan bu darbe girişimine Alevi halkı olarak elbette karşıyız. Darbenin getireceği; baskı, zulüm ve işkencelerle, demokrasi, insan haklarını yok sayılacağı faşizme kapı açılacağını çok iyi biliyoruz. Ancak biz Aleviler aynı şekilde OHAL uygulamalarının da karşısındayız. Zaten terörle mücadele adı altında ‘kahraman Türk ordusu’ Kürdistan’ı tankıyla topuyla bombaladı, evleri iş yererini yaktı, yüzlerce sivil insanımızı katletti ve katletmeye devam ediyor” dedi.

‘OHAL uygulaması insan haklarına aykırıdır’

Alevlerin tarihin her döneminde zulmüne boyun eğmediğine dikkat çeken Demirtaş, “Bu darbe girişimi ve devamında ilan edilen OHAL uygulaması insan haklarına aykırıdır. Zaten darbe girişimi bastırıldıktan sonra binlerce insan tutuklandı, OHAL ilanına gerek kalmadı. OHAL demek özgürlüklerin kısıtlanması demek, Anayasa’nın, insan haklarının askıya alınması demek, bizler bunu kabul etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Demitaş, uygulanan baskı politikalarının Türkiye’yi daha tehlikeli bir yere götüreceğini belirtti ve Alevilere yönelik saldırılarla mezhep çatışması riskine işaret etti. Demirtaş, “Tüm bunların yaşanmaması için adım atmalıyız birlikte mücadele etmeliyiz, kendi öz savunmamızı oluşturmalıyız” dedi.

‘Mezhep savaşı doğar’

Alevi inancının iyilik, barış ve demokrasi tembihlediğine dikkat çeken Seyit Hacı Kureyş Dergahı Piri Mehmet Güzel de, darbeye toplumun her kesiminin karşı olduğuna işaret etti. Güzel bu konuda şunları söyledi: “Sokaklara dökülen sadece AKP kitlesi değildi. Daha sonra AKP kitlesi sokağı kendisinden olmayan kitleye adeta yasakladı. Amaç saptırıldı, bizler herkes için inanç özgürlüğünü savunuyoruz ancak günde 40 defa sala okunarak insanları sokağa çağırmak büyük bir yanlıştır. Bu mezhep savaşını doğurur. İkilik yaratmaya neden olur. Aleviler, Kürtler, demokrat tüm kesimler bu oyuna gelmeyecek. Birilerinin kendi iktidarını pekiştirmesi için ülkede iç savaş yaratılmasına izin vermeyecek. Askeri sıkıyönetim veya OHAL ikisi de diktatörlüktür. OHAL demokrasi getirmez, baskıyla zorla demokrasi olmaz insanların demokrasiyi anlayıp içselleştirmesi gerekiyor.”

‘Birlikte mücadele ederek dur diyebiliriz’

Türkiye’de darbe mekaniğinin tekrar devreye girmesinin zeminini hükümetin çözüm sürecini askıya alınması ve savaş mekaniğini devreye sokmasıyla sağlandığının atını çizen Sarısaltık Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Soylu ise, “Son günlerde yaşadığımız darbe girişimi ve OHAL ilanı kabul edilemez bir tutumdur. Demokrasiye inanan tüm kesimlerin birlikte mücadelesiyle darbe önlendi. Bu durum ülkede tekrar birliği sağlaması gerekirken hükümetin ve yöneticilerin tutumlarından dolayı ülke iç savaşa sürükleniyor. Bu durumdan çıkmanın tek yolu demokrasi cephesinin oluşturulmasıdır. Bunarla ancak birlikte mücadele ederek dur diyebiliriz” diye konuştu.

‘Öz savunmamızı sağlamalıyız’

Türkiye’de egemenlerin ortak düşmanlarının her dönemde Kürt ve Aleviler olduğuna dikkat çeken bir diğer isim ise Anadolu Alevileri Kültürünü Araştırma ve Cem Evi Yaptırma Deneği Başkanı Haydar Güner.

Sokaktaki tehlikeyi “İnsanları sokağa çıkarmak kolay fakat sokaktaki insanları yönlendirmek imkânsızdır” sözleriyle değerlendiren Güner, “Sokaktaki kitle, ne yaptığını bilmeyen tamamen linç kültürüyle hareket eden saldırgan bir tutum sergiliyor. Bu kitlenin Madımak, Maraş ve Malatya’da Alevilere saldıran onları yakan kitleden hiçbir farkı yok. Buradan bakınca biz aleviler için pek bir şey değişmedi, devlet zihniyetinin ortak düşmanın aleviler olduğunu tekrar fark ettik. Onun için ivedilikle bir demokrasi cephesi etrafında birleşip öz savunmamızı sağlamalıyız” dedi.

‘Baş eğmeyeceğiz’

Asker veya sivil fark etmeksizin darbelerin ölüm getireceğine dikkat çeken Demokratik Aleviler Derneği Ankara Eş Başkanı Şengül Çelik de, darbelerin ve OHAL’in Kürt illerinde zaten uygulandığına işaret etti. Darbe girişimi ve OHAL sayesinde Türkiye’de yaşayan yurttaşların Kürt halkına yapılan haksızlıkları daha iyi anlayacağının altını çizen Çelik, “Askerler, Kürdistan’da insanları panzerlerin arkasında sürüklerken, Kürt kadınlarına ganimet gibi yaklaşırken devletin ve hükümetin tüm yetkilileri ‘benim kahraman askerim, benim Mehmetçiğim’ diyerek yaşananları aklamaya çalışıyorlardı. Fakat darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı, ‘onların tankları varsa benim milletimin de imanı var’ dedi. Onun için OHAL ilanı ile darbeye hizmet ediliyor ve darbeyi önleyen demokrat kesimler hedef haline getiriliyor” dedi.

Sokaklarda Alevilere karşı yürütülen ırkçı bir propagandanın olduğuna dikkat çeken Çelik, “Bize karşı yapılacak olan saldırılar da kendimizi koruma hakkımızı kullanacağız, katillerimizin önünde başımızı önümüze eğmeyeceğiz” diye konuştu.

‘Kendimizi savunacağız’

Alevlilerin tarihin her döneminde gerek sivil gerek askeri darbelerde soykırımlara tabi tutulduklarını hatırlatan Dersimliler Derneği Ankara Şube Başkanı Ali Ekber Çelik ise “Biz katliamlarla bu zamana kadar gelmiş bir neslin torunlarıyız onun için darbelerin karşısında önce biz dururuz” dedi. Çelik, “Darbeyle yüzleşmenin yolu OHAL değildir, daha fazla demokrasidir. Ancak amaç demokratikleşme değil amaç muhalif kesimleri susturmak sindirmek ve yok etmektir. Ancak bu sefer amaçlarını gerçekleştiremeyecekler. Dersim’de, Maraş’ta, Madımak’ta sustuk bundan sonra susmayacağız direneceğiz bizi katletmelerine izin vermeyeceğiz. Kendimizi savunacağız” diye konuştu. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir