DİSK: Ne darbe ne OHAL çözüm demokrasi

DİSK, Türkiye genelinde 3 aylık OHAL ilan edilmesine ilişkin “Ne darbe ne Olağanüstü Hal, çözüm demokrasi” şiarıyla Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

DİSK, Türkiye genelinde 3 aylık OHAL ilan edilmesine ilişkin “Ne darbe ne Olağanüstü Hal, çözüm demokrasi” şiarıyla dün Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısına DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun yanı sıra DİSK Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, 15 Temmuz askeri darbesini kınadığını belirtti. Beko, “DİSK, başarılı olsun olmasın demokratik siyaseti sekteye uğratan bütün darbelere karşıdır. Parlamenter demokrasinin vazgeçilmezi olan yurttaş iradesine, çoğulculuğa herkes saygı duymalıdır” dedi.

DİSK ASKERİ DARBELERDEN EN FAZLA ZARAR GÖREN ÖRGÜTTÜR

DİSK olarak askeri darbeleri iyi bildiklerini belirten Beko, “DİSK, darbelerden ve baskı rejimlerinden en fazla zarar görmüş örgütler arasındadır. 12 Eylül askeri darbesi sonrasında faaliyetlerimiz durduruldu, başta Genel Başkanımız Abdullah Baştürk olmak üzere 52 DİSK yöneticisi idamla yargılandı. Üyelerimiz işten atıldı ve tutuklandı. Grevler yasaklandı, işçi hakları budandı. Darbelerin, demokrasiye ve işçi haklarına büyük zarar verdiği açıktır. Biz kimden gelirse gelsin bütün darbelere karşıyız ve karşı olmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

Askeri diktatörlüğün panzehiri, Meclis’i devre dışı bırakan ve demokratik hakların kullanımını ortadan kaldıran Olağanüstü Hal uygulaması olmadığını kaydeden Beko, “Askeri dikta girişimlerinin panzehiri demokrasidir. Darbeye en iyi cevap ülkemizin demokratikleşmesidir” dedi.

OHAL ilan etmenin ülkedeki hiçbir sorunu çözmeyeceğini söyleyen Beko, “Türkiye’nin içinden geçtiği bu zorlu ve kritik dönemde sebebi ne olursa olsun kimse kendisini halkın iradesinin yerine koymamalıdır. Darbecilerin bombaladığı TBMM’ni Olağanüstü Hal uygulamalarıyla devre dışı bırakmak, demokrasinin evrensel değerlerinin reddi olduğu gibi, darbecilerin amacına hizmet eder” diye kaydetti.

DİKTATÖRLER ARASINDA DİKTATÖR SEÇMEYE MAHKUM DEĞİLİZ

Darbecilerin saldırılarına çok net bir yanıt veren Meclis’in OHAL ile beraber devre dışı bırakılmasının “demokrasi” ile değil ancak “karşı-darbe” kavramıyla açıklanabileceğini ifade eden Beko, “Ülke olarak darbeciler arasından darbeci, diktatörler arasından diktatör seçmeye mahkum değiliz” diye konuştu.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden bu yana ilk kez ülkenin tamamını kapsayan olağanüstü hal ilan edildiğinini vurgulayan Beko, “2002 yılına kadar da bölgesel olarak uygulanan Olağanüstü Hal, sadece faili meçhul cinayetlerle, katliamlarla, gözaltında kayıplarla, işkencelerle anılmaktadır” dedi.

“Bu kez öyle olmayacak” diyen Beko, “Olağan hukuk düzeni içindeki sabıkaları göz önüne alındığında, temel hak ve özgürlüklerin ne kadar büyük bir tehdit altında olduğu anlaşılmaktadır” diye konuştu.

Beko, darbe girişimi ile ilgili görüşlerini DİSK, Türk-İş, Hak-İş ve KESK’in üyesi olduğu ve milyonlarca işçiyi temsil eden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ile Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ile paylaşmaktıklarını ve darbe girişimi kınadıklarını söyledi.

OHAL İŞÇİ HAKLARINI CİDDİ TEHDİT ETTİ

Olağanüstü Hal uygulaması ile birlikte işçilerin haklarının da ciddi bir tehdit altında olduğunu belirten Beko, “Her türlü hak aramanın yasaklandığı bir ortamda, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine bile gerek duyulmadan kanun hükmünde kararnamelerle işçilerin kazanılmış hakları budanabilir” dedi. “Endişeliyiz” diyen Beko, şöyle konuştu: “Kıdem tazminatının gaspından, zorunlu bireysel emeklilik sistemine kadar işçileri daha da güvencesiz hale getirecek ve yoksullaştıracak düzenlemeler OHAL koşullarında yargı devre dışı bırakılarak, TBMM’de muhalefetin engeline takılmadan, işçiler ve sendikalar etkisizleştirilerek çıkarılabilir. Geçmişte bunun çok sayıda örneğini yaşadık. Olağanüstü hal uygulamasının, sermaye lehine olağanüstü bir sömürü ve yağma olanağı olarak kullanılmasından endişe duyuyoruz.”

TÜRKİYE’NİN İHTİYACI DEMOKRASİ, LAİKLİK VE BARIŞTIR

Otoriter ve baskıcı yönetim arzusuna OHAL uygulamasıyla yasallık kazandırmanın “darbe ile mücadele” olarak tanımlanamayacağını ifade eden Beko, “Türkiye’nin ihtiyacı işkence, linç, idam cezası ve Olağanüstü Hal ilanı değildir. Türkiye’nin ihtiyacı TBMM’ni fiilen işlevsizleştirmek değildir. Tüm bunlar sivil ve askeri darbelerin hedefleri ve amaçlarıdır. Türkiye’nin ihtiyacı demokrasidir, laikliktir, barıştır, herkesin inancını özgürce yaşadığı, düşüncesini özgürce ifade ettiği, insanca yaşanacak bir ülkeyi el ele kurmaktır” diye belirtti.

DİSK’in bugüne kadar darbelerin ve her türlü dikta girişiminin karşısında emek, barış, demokrasi ve laiklik talepleriyle çıktığının altını çizen Beko, OHAL uygulamaları karşısında bu taleplerini dillendireceklerini söyledi. Türkiye’nin acilen çoğulcu ve özgürlükçü bir demokrasiyi hayata geçirmesi gerektiğini kaydeden Beko, “Türkiye’yi yönetenler darbe girişimden ders çıkarmalı, toplumsal gerginliği artırmaktan kaçınmalı, otoriter rejim heveslerinden vazgeçmelidir. Hepimizin ortak paydası demokratik hukuk devleti olmalıdır” diye konuştu.

Beko, “Türkiye’nin içinde bulunduğu karanlık tablodan çıkması, askeri veya sivil darbe tehditlerinden kurtulması için emek, demokrasi ve barış güçlerinin ortak mücadelesi büyük önem taşımaktadır” dedi. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir