Atılan memur sayısı 12 Eylül, 27 Mayıs ve 28 Şubat’ı geçti

Askeri darbe girişiminin ardından “PDY FETÖ” ilişkisi olduğu gerekçesiyle başlatılan kamudan tasfiye operasyonlarında şu ana kadar 45 bin 484 kişi açığa alındı. Başarılı olan 27 Mayıs darbesinde 4 bin 261, 12 Eylül’de 35 bin 041, 28 Şubat’ta 17 bin kamu görevlisi işten atılırken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası AKP hükümeti şimdiye kadar 45 bin 484 kamu görevlisini açığa aldı. Darbe girişimi sonrası görevden alınan hakim ve savcılar konusunda da rekor kırıldı.

TSK içerisindeki bir grubun 15 Temmuz’daki başarısız darbe girişimi ardından başlatılan soruşturma kapsamında “FETÖ/PDY” üyesi oldukları ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmak” iddialarıyla açığa alınan ve tutuklanan sivil memur, asker, polis, hakim ve savcı sayısı 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat darbe dönemlerinde işten atılan kamu çalışanı sayısını geçti. Darbe girişiminden 23 Temmuz gününe kadar kamuda görevli 45 bin 484 kişi “PDY/FETÖ” ile ilişkisi olduğu gerekçesi açığa alındı. Açığa alınan kamu çalışanları arasında Milli Eğitim Bakanlığı 21 bin 738 kişiyle birinci sırada, İçişleri Bakanlığı 8 bin 777 kişiyle ikinci, Adalet Bakanlığı 2 bin 935 hakim ve savcı ile üçüncü sırada yer aldı. Neredeyse devlete ait her kurumda yapılan açığa almaların önümüzdeki günlerde devam edeceği ve bu sayıların artacağı sinyali veriliyor.

Rekor sayıda hakim ve savcı görevden alındı

Darbe girişimi sırasında 62’si polis, 5’i asker, 173’ü de sivil olmak üzere 240 kişi yaşamını yitirdi. Darbeci askerlerden 24’ünün yaşamını yitirdiği çatışmalarda, bin 535 kişi de yaralandı. Darbe girişimi ardından gözaltı ve tutuklamalara ilişkin yapılan resmi açıklamaya göre, 24 Temmuz itibariyle, 13 bin 165 kişinin gözaltına alındı, 123’ü general olmak üzere 5 bin 863 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanların 8 bin 838’i asker, 2 bin 101’i hâkim savcı, bin 485’i polis, 52’si mülki idari amiri, 689’u da sivil olduğunu kaydedilen açıklamada tutuklananların 123’ünün general, 282’sinin rütbeli polis, bin 559’u hâkim savcı olmak üzere toplam 5 bin 863 olduğu ifade edildi. Bakanlar Kurulu’nca 81 ilde ilan edilen olağanüstü hâl (OHAL) uygulamasının ardından hazırlanan Kanun Hükmünde Kararname’ye göre, “FETÖ/PDY” ilişkisi olduğu gerekçesiyle 35 sağlık kuruluşu, 934 okul, 109 öğrenci yurdu, 104 vakıf, bin 125 dernek, 15 üniversite ve 19 sendika kapatılarak, mallarına el konuldu.

28 Şubat’ta post modern darbede 5 bin 162 öğretmen işten atıldı

Necmettin Erbakan’ın Başbakan, Tansu Çiller’in dışişleri bakanı olduğu 28 Şubat 1997’de olağanüstü toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucunda ordunun baskısıyla “irtica” gerekçesiyle açıklanan kararlarla 28 Şubat süreci başladı. Laiklik ile ilgili alınan kararların uygulanmasının isteyen askerin yaptığı baskılar nedeniyle dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan istifa etmek zorunda kaldı. Refah Partisi kapatıldı. Bu süreçte verilen kararların uygulanıp uygulanmadığı denetlemek için askerlerin içinde yer aldığı “Batı Çalışma Grubu” kuruldu. Alınan kararlar doğrultusunda üniversiteler başta olmak üzere bütün kamu kurumlarında başörtüsü yasağı uygulandı. “İrticai faaliyetler” içinde oldukları gerekçesiyle çok sayıda kişi tutuklandı. Genelkurmay Başkanlığı tarafından gazeteciler Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar gibi isimler hakkında, “PKK’ye destek verdikleri” iddiasıyla andıç hazırladı. Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu’nun 1996 ile 2003 yılları arasındaki darbe sürecinde kamuda yaşanan tasfiye ve işten atma sayısına ilişkin hazırladığı raporda, 11 bin öğretmenin istifa etmek zorunda bırakıldığı, 3 bin 527 öğretmenin görevine son verildiği belirtildi. Bin 635 askeri personel YAŞ kararıyla meslekten ihraç edildi, 4 bin 625 kişi fişlendi, 2 bin 500 kişi ise emekliye sevk edildi.

12 Eylül’de 3 bin 854 öğretmen, 120 öğretim üyesi, 47 hakim işten atıldı

Genelkurmay Başkanı Kenan Evren öncülüğündeki 12 Eylül 1980 darbesinde ise darbeci generaller Milli Güvenlik Konseyi’ni kurarak ülke yönetimine el koyup sıkıyönetim ilan etti. Süleyman Demirel’in başbakan olduğu hükümet görevden alınarak, Meclis ve siyasi partiler lağvedildi. 12 Mart darbesinde değiştirilen 1961 Anayasası uygulamadan kaldırıldı. Türkiye siyasetinin yeniden dizayn edildiği 9 yıllık sürede, 650 bin 000 kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi. Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı. (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı) 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı. 388 bin kişiye pasaport verilmedi. Kamu ve özel sektörde çalışan yaklaşık 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu. 3 bin 854 öğretmen, üniversitelerde görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi kaçarken vuruldu. 95 kişi çatışmada öldü. 73 kişiye doğal ölüm raporu verildi. 43 kişinin intihar ettiği ileri sürüldü. 397 subay, 176 astsubay, 447 askeri öğrenci “yasadışı görüşe sahip oldukları” gerekçesiyle ordudan atıldı.

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu 12 Eylül darbesi sonuçlarına ilişkin 2012 yılında hazırladığı raporda, “Sıkıyönetim komutanları tarafından 4 bin 891 kamu görevlisinin işine son verilmiştir. 4 bin 509 kamu görevlisi sürgüne gönderilmiş; zorla emekli edilen, emekli olmaya zorlanan ya da istifa etmek zorunda kalan kamu görevlilerinin sayısı 20 bini geçmiştir” tespitine yer verildi.

12 Mart’ta binlerce muhalif cezaevine konuldu

12 Mart darbesi, TSK’nin 12 Mart 1971’de verdiği muhtırayla başladı. Meclis’in feshedilmediği, Anayasanın askıya alınmadığı darbede, o dönemde iktidarda olan Adalet Partisi hükümeti zorla istifa ettirildi. İstifa ettirilen hükümet yerine askerin isteğiyle CHP’den istifa eden milletvekili Nihat Erim, “bağımsız başbakan” olarak “partiler üstü reform hükümeti”ni kurdu. 9 Mart 1971’deki başarısız olan darbe teşebbüsünde yer aldıkları gerekçesiyle yaklaşık 600 subay işkenceden geçirildikten sonra emekli edildi. Darbenin ardından sola karşı büyük sindirme ve tasfiye harekâtı başlatıldı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) 21 Temmuz 1971’de kapatıldı. Partinin liderleri tutuklanarak, 15 yıla kadar değişen hapis cezaları aldı. Darbenin sonuçlarına ilişkin sınırlı sayıda istatistik veriler nedeniyle, gözaltı, tutuklama ve işten atılmalara ilişkin kesin sonuçlar olmamakla birlikte binlerce üniversite öğrencisi, siyasetçi ve aydın tutuklandı işten atıldı. Gözaltına alınanlar İstanbul’daki Ziverbey Köşkü’nde ağır işkencelerden geçirilerek, tutuklandı. Sosyalist ve devrimci gençlik hareketlerinin önderleri olan Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil Kızıldere ve Nurhak dağlarında katledildi ya da idam sehpalarına gönderildi.

27 Mayıs’ta 520 hakim ve savcı, 147 öğretim üyesi işten atıldı

Askerin emir-komuta zinciri dışında yaptığı 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, bu yönüyle 15 Temmuz’daki askeri darbe girişimiyle benzerlikler taşıyor. Darbe sonucunda TSK üyesi 38 kişiden oluşun Milli Birlik Komitesi (MBK) yönetime el koydu. Meclis’i ve Demokrat Parti (DP) hükümetinin feshedildiği darbede, Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes tutuklandı. Darbenin ardından tutuklananlar hakkında hazırlanan toplam 19 dava dosyası “Anayasayı ihlal davası” adı altında tek bir dosyada birleştirildi. “Yüksel Adalet Divanı” adıyla olağanüstü mahkeme kuruldu. 14 Ekim 1960’ta başlayan 15 Eylül 1961’de karara bağlanan Yassıada duruşmalarında 592 sanıktan 288’i için idam istendi. Yargılamalar sonucunda 15 sanık idam cezası alırken, 31’i müebbet hapis ile cezalandırıldı. 418 sanık ise çeşitli cezalara çarptırıldı. Cezaları onaylanan Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül günü, dönemin Başbakanı Adnan Menderes 17 Eylül’de İmralı Adası’nda idam edildi.

MBK, 235 general ve 3 bin 500 civarında subay (daha çok albay, yarbay, binbaşı) emekliliğe sevk edildi. Yine, üniversitelerdeki 147 üniversite öğretim görevlisi, adliyelerdeki 520 hakim ve savcı, Danıştay’dan 28 üye, Yargıtay’dan ise 66 üye emekliye sevk edildi. 1962 yılında çıkarılan yasayla öğretim üyelerine üniversiteye geri dönüş hakkı tanındı. MBK, darbeden 4 gün sonra, Kürtçülük yaptıkları iddiasıyla 550 Kürt’ü Sivas’taki kampa götürdü. Bunlardan 495’i 6 ay sonra serbest bırakılırken, 56 kişi ise “Kürtçülük” yaptıkları gerekçesiyle batı illerine sürüldü. (DİHA)

 




One thought on “Atılan memur sayısı 12 Eylül, 27 Mayıs ve 28 Şubat’ı geçti

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir