TİHV Genel Sekreteri Bakkalcı: Görüntüler işkenceyi kanıtlıyor

TİHV Genel Sekreteri Bakkalcı, darbe girişiminin ardından, basın ve sosyal medyada yer alan görüntülerin, gözaltındakilere işkence uygulandığını kanıtlar nitelikte olduğunu kaydetti. İnsanlık onurunu zedeleyen işkencenin mutlak şekilde yasak olduğunu vurgulayan Bakkalcı, hükümete bu uygulamalardan vazgeçme çağrısı yaptı. Bakkalcı, işkenceye maruz kalanları da İHD ve TİHV’e başvuru yapmaya çağırdı.

Uluslararası AF Örgütü, 15 Temmuz günü gerçekleştirilen askeri darbe girişiminde yer aldığı gerekçesiyle gözaltına alınan kişilerin işkence, kötü muamele ve tecavüze maruz kaldığına dair bir rapor yayınladı. Örgüt, işkence ve tecavüzün yaşandığına dair “güvenilir kanıtların” olduğunu kaydetti.

Af Örgütü Avrupa Direktörü John Dalhuisen, gözaltına alınanların “acı verici pozisyonlarda 48 saate kadar tutulduğuna” dikkat çekti, hükümete bu uygulamalardan derhal vazgeçmesi yönünde çağrı yaptı. Dalhuisen, bağımsız gözlemcilerin, tüm kurumlara girebilmesinin olanaklarının sağlanmasını istedi.

‘GÖRÜNTÜLER İŞKENCEYİ KANITLAR NİTELİKTE’

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, Af Örgütü’nün yayınladığı işkence, kötü muamele ve tecavüze ilişkin raporu ETHA’ya değerlendirdi. Bakkalcı, 15 Temmuz’dan bu yana gerek yazılı gerekse görsel basında ve sosyal medyada işkenceleri kanıtlar nitelikte görüntülerin yer aldığına dikkat çekti.

AF Örgütü’nün çalışmasının son derece kıymetli olduğunu belirten Bakkalcı, insan haklarının bütünlüğüne işaret etti ve ekledi, “Bir kategoriye ayrıldığında ise işkence mutlak yasak olan bir haktır. Sözleşmede, hangi koşulda olursa olsun, savaş durumu, olağanüstü bir durum. Ne olursa olsun insanlık onurunun korunması için yasaktır.”

‘GÜCÜ ELİNDE BULUNDURAN SİSTEMATİK İŞKENCE UYGULADI’

Türkiye’de geçmişten bu yana işkencenin sistematik olarak uygulandığını hatırlatan Bakkalcı, gücü elinde bulunduran her kimse onun sistematik işkenceyi uyguladığını kaydetti. Bakkalcı, “Toplumda meşrulaştırılmasına yönelik de özel bir çaba sarf edilmesi bunun kanıtıdır” dedi.

Cezasızlığın da geçmişten bu yana bir sorun olduğuna işaret eden Bakkalcı, 14 Temmuz günü Resmi Gazete’de yayınlanan bir kanun maddesine işaret etti. Bakkalcı, şöyle aktardı: “TSK’nın bilhassa Kürt meselesiyle ilgili yaptığı ağır hak ihlallerinin cezasızlığının sağlanmasına yönelik bir kanundur. Askeri darbe girişiminden bir gün önce yayınlanan bu madde, Kürt meselesinde düzenlenen askeri operasyonlarda ağır insan hakkı ihlalinin soruşturulmasının engellenmesine ve sorumluların korunmasına yönelik bir kanundur.”

‘DARBECİLER VE DARBE KARŞITLARI TARAFINDAN İŞKENCE UYGULANIYOR’

Bakkalcı, 15 Temmuz günü ve sonrasında yaşanan önemli bir ayrıntıya da dikkat çekti, darbe girişiminde bulunanların da işkence ve kötü muameleye başvurduklarını kaydetti. Bakkalcı, “Öyle bir ortam ki darbeciler tarafından işkence uygulandı şuanda da darbe karşıtları tarafından işkence uygulanıyor” dedi.

“Sonuç olarak kim olursa olsun işkence ve kötü muamele bugüne kadar ki insanlığın yaşadığı acılardan süzülmüş, ‘sözleşme’ adı altında çeşitli belgelere dönüşmüş mutlak bir yasak konusudur” diyen Bakkalcı, TİHV ve İHD’nin varlık sebebinin 1980 darbesi sonuçlarını ortadan kaldırmak ve darbelere karşı mücadele etmek olduğunu hatırlattı.

Darbecilerin yargılanmasının, OHAL kapsamında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile gerçekleşmeyeceğinin altını çizen Bakkalcı, darbe zihniyeti güttüğü için KHK’nin darbelerle mücadele etme aracı olmadığını vurguladı.

30 güne çıkarılan gözaltı süresi, avukat görüşünün yasaklanması ve ailelere haber verilmesinin engellenmesinin tam anlamıyla işkenceye ortam sağladığını söyleyen Bakkalcı, “Bu uygulamalar ancak askeri darbe ortamının sürmesinin önünü açar” diye konuştu.

‘İŞKENCEYİ SAĞLAYAN BU YOL DERHAL TERK EDİLMELİDİR’

Görsel ve yazılı basının olağan yayın akışının yanı sıra, işkence ve kötü muameleyi çağrıştıran görüntülere yer verilmesinin iki sebebi olduğunu belirten Bakkalcı, “Bizim gibi insanları ‘aptal’ yerine koyma anlamıdır ya da bu konudaki ısrarıdır” dedi.

Bakkalcı, kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çekti, hükümete insan hakkı ihlalinin önünü açan uygulamalardan vazgeçme çağrısı yaptı.

‘İŞKENCEYE MARUZ KALANLAR BİZE BAŞVURSUN’

Bakkalcı, son olarak işkence, kötü uygulama ve tecavüze maruz kalanların İHD ve TİHV başvuruda bulunması çağrısı yaptı. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir