Gardner: ‘Bu kadar işkencenin yaşandığı ortamda hükümet sessiz’

Darbe girişimi ve sonrasında OHAL uygulamalarıyla yaşananların insan hak ve özgürlükleri açısından endişe verici olduğuna dikkat çeken Af Örgütü’nün Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, OHAL’in gözaltı süresini 30 güne çıkartan ilk kanun hükmünde kararnamesinin ilerleyen günlerde nasıl bir süreç yaşanacağının ipuçlarını verdiğini söyledi. Gardner, “Hangi hak ihlalleri yaşanacağını kestirmek bile zor” dedi.

Türkiye’nin 15 Temmuz gecesi yaşadığı darbe girişimi ve ardından hükümet tarafından ilan edilen OHAL süreciyle birlikte Türkiye’de insan hak ve özgürlükleri tekrar askıya alınmış durumda. Hükümet OHAL kararı ile birlikte Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni askıya alırken, darbe girişimi sonrası yaşanan işkenceler ise medyaya yansımaya devam ediyor. Darbe girişiminden gözaltına alınanların gözaltında işkence ve tecavüze uğradığına dair güvenilir kanıtlar olduğunu açıklayan Af Örgütü’nün Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, darbe girişimi ve OHAL süreci ile birlikte yaşanan hak ihlallerine ilişkin DİHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Gardner, insan hakları noktasında ciddi kaygıları olduğunu belirtti. Gardner, 1980 askeri darbesinde yaşanan işkenceler ve ölümleri anımsatarak sürecin 80 darbesini andırdığına dikkat çekti.

‘Nasıl hak ihlalleri yaşanacağını kestirmek bile zor’

Gardner, OHAL’in ilk yayınlanan ve gözaltı süresini 30 güne çıkartan Kanun Hükmünde Kararnamesi ile önümüzdeki dönemde nasıl uygulamalara sahne olacağına dair önemli ipuçları verdiğini söyledi. Türkiye’ye dönük ciddi endişeleri olduğunu anlatan Gardner, “30 gün gözaltı süresi, avukat hakkının engellemesi, ayrıca adil yargılamayı tehdit edecek maddeler var.Bu şartlarda tam olarak ne gibi hak ihlalleri olacak kestirmek zor” dedi.

Dersim’de OHAL işkencesi belgelendi

İşkence rutinleşiyor

Gardner, 30 güne çıkarılan gözaltı süresinin gözaltında cinsel saldırı vakalarını arttıracağına dikkat çekti.Gardner, “İnsanlar gözaltına alınırken yakınlarına haber verilmesi gerekiyordu.Avukata erişim, baroya erişim noktasında ciddi sorunlar oldu.Çoğu vakada bu haklara riayet edilmedi.Kimseyle görüştürülmeden 30 gün gözaltında tutacaklarsa bu korkunç bir şey.Bu, gözaltında taciz tecavüz için uygun bir ortam sağlayacaktır.Öyle ki gözaltına alınan rütbeli askerlere taciz ve tecavüz gibi olaylar da oldu ” dedi. Gözaltında kötü muameleye de dikkat çeken Gardner; ters kelepçe, diz üstü bekletme gibi işkence olayların rutinleştiğine değindi.

Sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte işkence arttı

Gardner, 2000’lere kadar yaygın ve sistemli işkence haberlerinin sonraki yıllarda kısmen azalış kaydettiğini, barış sürecinin çökmesi ile beraber yaşanan çatışmalı süreç sonrası işkencelerde ciddi artış olduğunu söyledi. Gardner, “Sokağa çıkma yasaklarının konulduğu il ve ilçelerde çok fazla işkence haberi aldık.Darbe öncesi işkence vakaları zaten artmış durumdaydı ek olarak işkencede şiddet vakları da arttı” dedi.

Darbe girişimi sonrası yaşanan gözaltı ve tutuklamalara da değinen Gardner, hükümetin bu operasyonlarda çok belirgin olarak ayrım yapması gerektiğini, darbede rol alanların da adil yargılanmaya tabi tutulması gerektiğini söyledi. Gardner, “Fakat darbe suçluları ile Fethullah Gülen’e yakın bir gazetede çalışan gazeteci aynı değil.Bu ayrım çok açık ama hükümet bunda diretiyor” dedi. Gardner, bunun Türkiye’nin geleceği için de çok tehlikeli bir davranış olduğunu sözlerine ekledi.İşten atmaların vahim boyutta olduğunu da aktaran Gardner ,delilsiz bir şekilde insanların “Fethullahçı, paralelci” denerek işlerinden olduğunu aktardı.

‘Bu kadar işkencenin yaşandığı ortamda hükümet sessiz’

“Bu kadar işkenceli ortamda hükmet açıklama yapmaması çok kaygı verici.Bu durumda önümüzdeki gözaltı olaylarında neler yaşanabileceği hakkında fikir veriyor” diyen Gardner, önceliklerinin gözaltında işkence ve kötü muameleler olduğunu, bu doğrultuda Af Örgütü olarak uluslararası ölçekte çalışmalarının henüz başladığını da sözlerine ekledi.

‘Avukat görüşü Öcalan’ın en temel hakkı’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukat ve aile girişimlerinin engellenmesinin de hukuki olmadığını belirten Gardner, aile ve avukat görüşünün her hükümlünün olduğu gibi Öcalan’ın da temel hakkı olduğunu söyledi. (DİHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir