SGDF’li Çoban: Tecavüz tehditti ama yarın yaşayabiliriz

Dersim’de misafir kaldıkları eve düzenlenen operasyonda işkence edilerek gözaltına alınan SGDF üyesi Ceren Çoban, saatlerce infaz ve tecavüz tehditlerine maruz kaldıklarını belirtti. “Biz dün çok açık bir tecavüz ve infaz tehdidi atlattık. Bunun dün yaşanmamış olması çok anlık bir şeydi ve yarın yaşamayacağımızın garantisi yok” diyen Çoban, Saray darbesine güçlü bir şekilde karşı durulması çağrısı yaptı.

Dersim’de ESP ve SGDF üyeleri, kaldıkları eve düzenlenen baskınla işkence edilerek gözaltına alındı. Kar maskeli özel harekat polisleri, sosyalist kadınlara cinsiyetçi hakaretlerde bulundu ve tecavüzle tehdit etti.

24 Temmuz gece yarısı yaşanan baskında saatlerce işkenceye maruz kalan SGDF üyesi Ceren Çoban, “O gece oluşan tablo şuydu, erkeklerin odasında infazlar olacak kadınların odasında ise tecavüz” sözleriyle yaşananları özetledi.

Çoban, “Bir zil sesiyle uyandım. Zil bir kez çaldı, ardından ‘açın lan kapıyı’ diye bağırışlar geldi. Arkadaşımın, ‘Açıyorum kapıyı’ demesine rağmen, polis ‘açın kapıyı yoksa sıkacağız’ dedi. Ardından koç başıyla kapının kırıldığını duydum” dedi.

‘TAMAMEN İNFAZ GÖRÜNTÜSÜ VARDI’

Çoban, “O andan itibaren tamamen infaz görüntüsü vardı. Sürekli olarak Özgür ve Mustafa’nın ismini haykırıyorlardı. Ama bu bağırışmalar isimlerin önüne cinsiyetçi sıfatlar ve küfürler eklenerek gerçekleşiyordu” dedi. Çoban, özel harekat polislerinin baştan aşağı erkek egemenliğin somutlaşmış hali olduğunu belirtti.

Çoban, yaşananları şöyle aktardı: “Önce erkek arkadaşların kaldığı odaya girdiler. Sonra bizim kaldığımız odaya gelerek, silahların lazer ışıklarını yüzümüze tutarak uyandırdılar. Yataktan kesinlikle kalkmamamızı söyleyerek yüz üstü yatırdılar. O sırada erkeklerin odasından sürekli olarak bağırış sesleri geliyordu ve öldürmek için geldikleri çok belliydi. Ben o sırada bir arkadaşımın camdan dışarı atıldığını düşündüm, çünkü kırık cam sesleri geliyordu. Duvardan duvara fırlatıyor, ellerinde kemerlerle dolaşıyorlardı.”

‘KIZLAR SIRA SIRA HEPİNİZİ…’

Özel Harekatçıların, “Kızlar açılın özel harekat geldi, bundan sonra 30 gün böyleyiz. Sıra sıra hepinizi s…” küfürleriyle odalarına girdiğini söyleyen Çoban, önemli bir ayrıntıya da dikkat çekti, “Yüzlerini görmemizden çok korkuyorlardı. Bu yüzden sırtımızı döndürdüler” dedi.

Sürekli olarak bedenleri üzerinden küfürler yağdırıldığını aktaran Çoban, “Bize hem yataktan çıkmayın diyorlardı hem ‘ne rahat gerile gerile yatıyorlar’ diyorlardı. Kadınların odasında tam bir psikolojik savaş vardı” vurgusunu yaptı.

Çoban devrimci, sol, sosyalist kadınları aşağılamaya çalıştıklarını kaydetti. Çoban, “Siz zaten herkesle sevişmez misiniz? Yatıp, kalkmaz mısınız? Niye ayrı odadasınız?” şeklinde yöneltilen hakaretler için, şu ifadeleri kullandı: “Kendileri şöyle düşündü, ‘geleceğiz hepsini karma karışık bulacağız.’ Nasıl ki Cumhurbaşkanı Erdoğan vakti zamanında ‘kızlı-erkekli’ kalmayı krizleştirmişse bu baskını yapanlarda işkenceyi değil de bizim ‘kızlı-erkekli’ kalmamızı gündemleştirmiş olacaklardı.”

‘ERKEKLERİN ODASINDAN GELEN SESİ DUYUNCA CANIMIZIN ACISINI HİSSETMEDİK’

Dinmeyen küfürler sırasında, kadınların yataktan kaldırıldığını ve sürekli olarak bellerine tekme atıldığını kaydeden Çoban, “Bir arkadaşımız 5 gün önce İstanbul’dan gelmişti. O’na, ‘Sen İstanbul’dan gelen….’ dediler. Saçını dolayıp, alnına vurmaya başladılar. Ama belimize çok sert vuruyorlardı” dedi.

Canlarının yanmasını, erkeklerin odasından gelen seslerden sonra hissetmemeye başladıklarını kaydeden Çoban, polislerin Mustafa Naci Toper ve Özgür Kiraz’ı öldürmek için geldiklerini vurguladı. “Erkeklerin odasında infaz gerçekleşecekti, kadınların odasında da tecavüz. Tablo buydu” diyen Çoban, polislerin daha sonra kendilerine, “durun onları bir halledelim de sizin üzerinizde ter atalım” dediklerini belirtti.

‘BU KIZLARI TEM’LE Mİ PAYLAŞMAK ZORUNDA KALACAĞIZ’

Yaşadıkları işkencenin bir buçuk saat kesintisiz şekilde devam ettiğini söyleyen Çoban, gözaltı için TMŞ polisleri geldiğinde ise yaşananları şöyle aktardı: “Özel harekat polislerinin amiri olduğunu düşündüğüm polislerden biri, şunu söyledi, ‘Tüh ya TEM mi geldi. Bu kızları şimdi onlarla mı paylaşacağız. Hepsi bize kalmayacak mı?’ Sözde ‘onurlu’ Türk polisi 27 yaşlarında 5 kadının olduğu odada, TEM polislerinin gelmesine bu yüzden üzülüyorlardı. ‘Bu kızları paylaşmak zorunda mı kalacağız.'”

İşkence sırasında bir kadın sesi duyduklarını aktaran Çoban, kadın özel harekat polisinin kendilerine sürekli cinsiyetçi küfür ettiğini belirtti. Çoban, “O kadının aslında nasıl kendinden, cinsiyetine yabancılaştığını gördük. Tamamen bir erkek toplamı vardı ve bu savaşın, ister askeri darbe ister Saray darbesi olsun farketmeksizin önünde sonunda en başta kadınları ezeceğini bir kez daha gördük” dedi.

‘KARŞIMIZDAKİ POLİSLER İNSANİ DEĞER TAŞIMIYORDU’

Dün yaşananların tecavüz ve infaz tehdidiyle sınırlı kaldığını söyleyen Çoban, bu darbenin getirdiklerini dünkü manzaradan gördüklerini belirtti. Bundan sonra devrimci kadınlar başta olmak üzere tüm kadınlara dönük tecavüz ve infaz girişimlerinin yaşanacağına dikkat çeken Çoban, “Önlerine gelen bir eve operasyon yaparak kadınlara tecavüz edebilir, infaz edebilirler” dedi.

Ev baskını sırasında karşılarındaki polislerin insani değerler taşımadığına bir kez daha tanık olduklarının altını çizen Çoban, “OHAL koşullarının getirdiği gözaltı süresinin 30 gün uzaması ya da OHAL’de yaşananların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınamayacak olması, bu süreçte Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi’nin askıya alınmış olması en belirgin temelde polis özel harekatına (PÖH), jandarma özel harekatına (JÖH) kadına yönelik taciz ve tecavüzlerin önünü açan bir yerde duruyor. JÖH ve PÖH’ün infazların yargılanmayacağının gösteriyor” diye konuştu.

Bu yüzden, en başta kadınların, Saray darbesine güçlü bir şekilde karşı durması gerektiğini vurgulayan Çoban, “Biz dün çok açık bir tecavüz ve infaz tehdidi atlattık. Bunun dün yaşanmamış olması çok anlık bir şeydi ve yarın yaşamayacağımızın garantisi yok” dedi.

‘SARAY DARBESİNE KARŞI TÜM KADINLAR MÜCADELEYİ YÜKSELTMELİ’

Saray savaşının Kürdistan’da daha ağır geçtiğine işaret eden Çoban, İstanbul’da defalarca operasyon geçirdiklerini hatırlattı. Türkiye’de yaşananların Kürdistan’daki uygulamalara nazaran daha “hafif” olduğunu söyleyen Çoban, “Kürdistan’daki savaşı her koşulda daha çok büyüten bir devlet var. Bir tecavüz ve infaz girişimini Kürdistan’da atlattık ama yarın Türkiye’ye yansıması çok daha güçlü olacaktır” diye vurguladı.

Çoban, Saray darbesine karşı tüm kadınlara çok güçlü bir şekilde ses çıkarma ve mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı. (ETHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir