Demirtaş’tan halka çağrı: Sizi teslim almaya çalışanlara karşı dik durun

İzmir’de düzenlenen “Darbelere hayır, demokrasi hemen” mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, AKP’nin yıllarca ittifak yaptığı Cemaat’i darbe zeminini açtığını belirtti. Ülkede demokrasi olmadığı için darbeye cesaret edildiğini kaydeden Demirtaş, halka da çağrıda bulundu: “Zor günlerden geçiliyor. Ama bunları atlatacağız. Moralli olun, sizi teslim almaya çalışanlara karşı dik durun. Bu ülkede aydınlık yarınlar yaşanacak.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlediği “Darbelere hayır, demokrasi hemen” mitinginde konuştu.

HDP’nin öncülüğünde 145 emek ve demokrasi örgütünün birlikte düzenlediği mitingde, darbe ve OHAL uygulamalarını protesto eden dövizler taşındı. Mitinge, HDP, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri yöneticilerinin yanı sıra HDP milletvekilleri Müslüm Doğan, Mizgin Irgat ve HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü de katıldı.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan konuşmada, AKP/Saray iktidarının askeri darbe girişimi sonrasında başlattığı operasyonlara dikkat çekildi, Gülen Cemaatiyle ilişkisi olmayan KESK üyelerini de içeren kitlesel tasfiyelerin sürdüğü vurgulandı. AKP’nin 14 yıllık iktidarında Cemaat’in bu derece güçlenmesinin zeminini sağlandığı belirtilen konuşmada, askeri ve sivil darbeye karşı demokrasi çağrısı yapıldı.

‘OHAL’E KARŞI DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK’

HDP Eş Sözcüsü Kürkçü de yaptığı konuşmada, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını hatırlattı, “Dokunulmazlıklarımız kaldırılsın, biz halkın vekilleri olmaya devam ediyoruz. O Meclis yoksa işte bu meclis var” dedi. Askeri darbe girişiminin ardından yaşananlara dikkat çeken Kürkçü, darbeye teşebbüs ettikleri için tutuklanan askerlere yönelik işkence ve hak ihlallerini eleştirdi. Kürkçü, “Bölgedeki askeri kuşatmalara, kentlerin yıkılmasına insanların diri diri yakılmasına son verilmeli. Sorumluları derhal mahkeme önüne çıkarılmalı. Eğer böyle olmayacaksa eğer barış yeniden tesis edilmeyecekse yeni bir hayat kurulamayacak demektir” dedi. OHAL ve darbelere karşı demokrasi ve özgürlüğü savunduklarını belirten Kürkçü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a demokrasi için HDP ile uzlaşma çağrısı yaptı.

‘ORDU YÖNETİME EL KOYMAK İSTİYOR ÇÜNKÜ DEMOKRASİMİZ YOK’

Miting kürsüsüne alkışlar ve sloganlar arasında çıkan HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, kritik ve zorlu bir süreçten geçildiğini ifade etti. Demirtaş, 15 Temmuz askeri darbe girişimini hatırlatan Demirtaş, ilk saatlerden itibaren Türkiye halklarıyla birlikte darbeye karşı olduklarını ifade etti. Türkiye’nin darbelerden çok çektiğini belirten Demirtaş, “Kimse askeri darbeyi meşru göremez” dedi.

Demirtaş, darbe girişiminin yarattığı etkilerin uzun süre varlığını koruyacağını vurguladı ve şunları söyledi: “Bir ülke düşünün ki neredeyse 10 yılda bir ordu askeri darbelere başvuruyor. 5-6 yılda bir postmodern darbe girişimleri oluyor. Ordu darbe girişiminde bulunma cesaretini nereden buluyor? Buna verilecek doğru cevap ancak ülkeyi darbe koşullarından uzaklaştırabilir. Ordu yönetime el koymak istiyor, bu cesareti kendinde görüyor çünkü demokrasimiz yok.”

‘CEMAATİN DEVLETİN SAHİBİ OLMASI İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPTILAR’

AKP’nin devleti tek bir partinin malı haline getirmeye çalıştığını ifade eden Demirtaş, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “İşte bu da darbelere zemin sunan hatalardan biridir. 14 yıldır AKP devleti ele geçirmek için ne gerekiyorsa onu yapıyor. Özellikle 3 yıl öncesine kadar henüz Fethullah Gülen Cemaati’yle ortaklık bozulmadığı günlerde, Cemaati devletin sahibi yapmak için ellerinden geleni yaptılar. Şimdi ‘kandırıldık’ falan diyorlar da o dönemde aleni ve açık şekilde hataları yüzümüze gözümüze vura vura yapıyorlardı. Gülen kartvizitini taşıyan, Gülen Cemaati’ne üye olan, referansı olan herkes devlette muteber insandı.”

Bazı şehirlerde vali yerine Cemaat sorumlularının sözünün geçtiğine bizzat tanık olduğunu dile getiren Demirtaş, “Süzüle süzüle bütün devlet kadrolarını ele geçirdiler. AKP’nin eksik kadroları vardı. Cemaat’in yetişmiş kadrolarını toplayıp kurumlara yerleştirdiler. Cemaat’e vakıf, dernek, sendika kurdular. Şimdi kapatıyorlar. Bu sendikaya üye olmayan memurlar yükselemedi. Sarı sendikaları böyle böyle büyüttüler” ifadelerini kullandı.

Parlamentoda Cemaati eleştirdiklerinde AKP’li vekillerin kendilerine saldırdığını hatırlatan Demirtaş, “O dönem biz anlatmaya çalışıyorduk. ‘Bakın bunlar tehlikeli devleti ele geçiriyorlar. Yanlış yapıyorsunuz’ dedik ama Gülen Cemaati’ni eleştirmek tutuklanma sebebiydi. Çünkü hakim, savcı da Cemaat’tendi. Bunlara karşı direnmekten başka çaremiz yoktu” dedi.

Türkiyenin çok inançlı bir toplum olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Bu tür çok inançlı toplumları bir arada tutabilecek tek şey laikliktir” diye konuştu. AKP’nin din devleti yaratmaya çalıştığını belirten Demirtaş, kamplaşma ve kutuplaşmanın bu şekilde darbeyi hızlandırdığını kaydetti. Dış politikadaki hatalarla Türkiye’nin yalnızlığa itildiğini söyleyen Demirtaş, AKP’nin dünyada dostunun kalmadığını kaydetti.

‘DİKTA REJİMİNE GÖTÜRMEK İSTEYENLERE KARŞI DİRENMEK HAKTIR’

Müzakere masasının devrilip, sorunun orduya havale edilmesinin en temel hata olduğunu vurgulayan Demirtaş, savaş politikasının orduyu siyaset karşısında güçlendirdiğini ifade etti. İktidarların hatalar yapabileceğini söyleyen Demirtaş, özeleştirel bir tutumla hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi. Demirtaş şöyle dedi: “Büyük yanlışlar yaparak toplumu paramparça ettiniz ama önemli olan ‘tek dil ten din’ olmak değil, önemli olan dillerimiz, inançlarımız farklı olsa da tek yürek olmaktır.”

Türkiye’nin çoğulcu yapısına saygı duyulması gerektiğini dile getiren Demirtaş, darbeye karşı direnmek ne kadar meşru bir haksa, Türkiye’yi dikta rejimine götürmek isteyenlere karşı direnmenin de hak olduğunu belirtti. Tek adam rejimi inşa etmeye çalışmanın ülkeye katkı sağlamayacağının altını çizen Demirtaş, OHAL kararnamelerini eleştirdi. Cemaat operasyonu adı altında bir çok kişinin işinden atıldığına tepki gösteren Demirtaş, “Darbeye teşebbüs etmiş mi ona bakacaksınız. Buna devam ederseniz toplumda binlerce mağdur insan yaratacaksınız” dedi.

İnsan hakları ihlallerinin öfkeyi ve ayrışmayı derinleştirdiğine işaret eden Demirtaş, hukuk kuralları içinde darbeye karşı birlikte mücadele etme çağrısı yaptı.

‘MÜZAKERE SÜRECİNE DÖNMEK GEREKİR’

Demokrasi için önerilerde bulunan Demirtaş, Kürt sorununda derhal çözüm ve müzakere sürecine dönülmesi, silahların susması gerektiğini belirtti. Demirtaş şöyle konuştu: “Her gün ölümlerin olduğu yerde darbe koşulları kendini koruyor. İmralı’da tecride son verilmeli. Ailelerin ve avukatların tecrit kaldırılarak görüşmesine izin verilmeli. Bu konuda gösterilecek duyarlılık ülkemizin iç barışına katkı sunar” dedi.

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından askerlere dokunulmazlık getirildiğine dikkat çeken Demirtaş, tepkisini şu sözlerle gösterdi: “Hataların en büyüklerinden biri buydu. 15 Temmuz’da tankla sokağa çıkanların dokunulmazlığı vardı. Eğer televizyonda bir darbe bildirisi sıkıyönetim bildirisi okunmasaydı, askerlerin hepsinin dokunulmazlığı vardı.”

HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının siyasi gerekçelerle kaldırıldığını vurgulayan Demirtaş, Kürdistan kentlerini yıkan askerlerin 15 Temmuz’da Meclis’i bombaladığına dikkat çekti.

‘DEVLET PARTİLERİN MALI OLMAMALI’

Devletin nasıl organize edileceğini tartışmak üzere derhal bir komisyon kurulması gerektiğini belirten Demirtaş, “Devlet partilerin malı olmamalı” dedi. Devlette görev alacakların etnik kimlik, inanç ve siyaseten ayrımcılığa uğramasının önüne geçilmesi gerektiğini kaydeden Demirtaş, halka yönelik yapılan bireysel silahlanma çağrısını da eleştirdi. Demirtaş, “Yurttaşın kamu güvenliğini devlet sağlamak zorundadır. ‘Her insan kendini savunsun’ derseniz linççi gruplara müsamaha gösterirseniz, ülkeyi iç savaşa sürüklemek isteyenlere fırsat verirsiniz” dedi.

‘ADALETLİ BİR YARGILAMA HERŞEYİ ORTAYA ÇIKARABİLİR’

Gerçek darbecileri açığa çıkarmanın tek yolunun adil yargılama olduğunun altını çizen Demirtaş, “İşkence altında ifadelerle, bağımsız olmayan mahkemelerle bu insanlar yargılanırsa gerçek darbeciler ortaya çıkarılamaz. Adaletli soruşturma ve yargılama hepimiz için şart” dedi.

Sokağa çıkma yasaklarının olduğu Kürt kentlerinde, ablukanın derhal kaldırılarak halkın mağduriyetinin giderilmesini istedi.

İdam tartışmalarına da tepki gösteren Demirtaş, hukukta işlenmiş ve bitmiş bir suç için yeni bir yasa çıkarıldığında geriye dönük işlenmediğine dikkat çekti. Demirtaş, “Kimseyi kandırmayın artık, idam tartışmasına son verilsin. İdam çıkarsa bile parlamentoda, darbeciye uygulayamazsınız. İdam cezasının caydırıcılığı yoktur” dedi.

‘HALKA ÇAĞRI: SİZİ TESLİM ALMAYA ÇALIŞANLARA KARŞI DİK DURUN’

Parlamentoda hakikatlerle yüzleşme komisyonu kurulması için öneri yaptıklarını hatırlatan Demirtaş, demokratik ilkeler etrafında uzlaşabileceklerini söyledi. Demirtaş şunları söyledi: “Bu ülkede işçinin, köylünün, emekçinin, kadının, gencinin, çalışanın, Kürdün, Türkün, Alevinin, Sünninin hakkını korumayan, barış içerisinde bunları eşit şekilde yaşatmayacak hiçbir ilke bizim ilkemiz olamaz. Bu ülkenin kaynaklarının peşkeş çekileceği uzlaşmalar kirli uzlaşmalardır. Biz onun içinde olmayacağız. Zor ve zahmetli günlerden geçiliyor. Ama bunları atlatacağız. Moralli olun, kabusla sizi teslim almaya çalışanlara karşı dimdik durun. Bu ülke de aydınlık yarınlar yaşanacak. Tek parti değiliz ama tek yüreğiz. Belki bizi ötekileştirmek istiyorlar ama biz tek yüreklilikle mücadele edeceğiz.” (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir