Kaptanoğlu: Darbe gerekçe gösterilerek bir başka darbe yapılıyor

Toplumsal Psikoloji Uzmanı Cem Kaptanoğlu, darbenin “dokunulmazlıkların kaldırılması, denge denetim mekanizmasının zayıfladığı, demokrasiye yönelik kaygıların” arttığı bir dönemde gerçekleştiğini, ancak darbe girişiminde bulunanların demokrasi kaygısı taşımadığını ifade etti. Kaptanoğlu, “Bu darbe gerekçe gösterilerek, yapılanlar bir başka darbeye işaret ediyor” dedi.

Toplumsal Psikoloji Uzmanı Cem Kaptanoğlu, yaşanan darbe girişimi ve sonrasında ilan edilen OHAL ve gelişmeleri DİHA’ya değerlendirdi. Darbe girişiminin hangi koşullarda, hangi ortamda ve bağlamda ortaya çıktığının önemine işaret eden ve aslında darbeyi ortaya çıkaran koşullara dikkat çeken Kaptanoğlu, Türkiye’de demokrasinin önemli sorunlarının olduğu, iktidarın pek çok burjuva demokratik liberal demokrasilerden farklı bir modeli izlediğini belirterek, şunları dile getirdi: “Hiç bir zaman ideal demokrasiye yanaşmadı. Ama olduğu kadarıyla da iktidarın bundan farklı bir modeli yerleştirme sürecinde olduğu bir dönemde bu darbe oldu. Bu koşullar, yani seçimlerin istenilen sonuç alınmadığı için arka arkaya tekrarlanması, seçimle ilgili propagandanın eşitlikçi olmaması, en temel seçim ilkesinin bir sorun olarak ortaya çıkması, güçler ayrımı ilkesinin güçler birliği ilkesine dönüşüyor olması, seçimle gelmiş partilerin dokunulmazlık kuralı çerçevesinde ertelenen dosyaların çeşitli nedenler ileri sürülerek dokunulmazlıkların kaldırılması… Türkiye böyle bir ortamdaydı ve bu ortam içerisinde bu darbe gerçekleşti.”

‘Darbecilerin demokrasi derdi yok’

Ayrıca darbe girişiminde bulunan kesimlerinde, “demokrasiyi dert edinen bir kesim olmadığı”nın altını çizen Kaptanoğlu, darbe girişiminin parlamenter sistemin korunmasında da bir tereddüdün oluşmasına yol açacak olumsuz bir rol oynadığını dile getirdi. Kaptanoğlu, tersten “darbenin demokrasiyi ortadan kaldıracak” olmasına rağmen, “önceki pratiklerin” darbe karşısında tereddüde yol açtığını da sözlerine ekledi. Kaptanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Darbe dediğiniz şey soyut bir şey değil. Hangi koşullarda yapıldığı son derece önemlidir. Darbelere hangi koşullarda olursa olsun karşı olmak yerleşmeye başladı. Bu konuda ilerleme olduğunu görüyoruz. Halk önemli bir cesaret göstererek darbe ile hızla sokaklara çıktı. Bu önemli bir gelişmeydi. Demokrasi ile ilgili hangi sıkıntılar yaşanıyor olursa olsun darbenin, yaşanan sıkıntılardan çok daha büyük sıkıntılara neden olacağı toplumsal bilinçte yer edinmişti.”

‘Darbecilerin yapacaklarını darbe gerekçesiyle yapıyorlar’

Darbe sonrasında da yaşanan gelişmelere değinen Kaptanoğlu, darbe sonrasında yaşanan gelişmelerin 14 Temmuz’a kadar gelen süreçteki toplumsal ve demokratik haklarla ilgili değişim süreci bağlantılı ele alınması gerektiğini söyledi. Anti demokratik eğilimlere değinerek, “darbe girişimi o sürecin hızlanmasına gerekçe olacaksa, farklı bir darbenin yürürlüğe konmasına neden olacaksa bu önemli bir kayıp ve gerginliğe yol açacaktır” uyarısında bulunan Kaptanoğlu, aslında daha önce yaşanan anti demokratik gelişmelerin de, “darbe gerçekleşseydi darbecilerin toptan toplumun elinden alacağı” haklar olduğuna işaret etti. “Dokunulmazlıkların kaldırılması, yürütmenin aşırı güçlenmesi, denge ve denetim mekanizmasının bozulması” gibi hususların, darbecilerin en uç noktada yapmayı planladığı girişimler olduğuna işaret eden Kaptanoğlu, “Bu darbe bahane edilerek bunlar ilerletilecekse bu bir başka darbeye savrulmak anlamına gelir” dedi. Aslında toplumun geniş kesimlerinin darbelere karşı demokrasiyi savunma isteğinde bulunduğunu ancak hükümetin içine girdiği tavrın tersi istikamette olduğunu dile getiren Kaptanoğlu, “O yüzden karamsar olmamak oldukça zor” diye konuştu.

‘Darbe öncesi durum koyulaşarak sürüyor’

OHAL koşullarına da dikkat çeken ve gözaltı sürelerinin 30 güne çıkarılmış olmasının kendi başına bir kaygı gerekçesi olduğunu ve “demokratik ülkelerde hak olan bütün davranışların” hak olmaktan çıkarıldığını söyleyen Kaptanoğlu, “Daha önce patronlar üzerinden basına yapılan baskılar vardı. Basın üzerinden gazeteciler üzerinden baskılar vardı, şimdi gazeteler kapatılmış, öte yandan toplumun tanıdığı darbeci olmasının pek de mümkün olmayan pek çok gazeteci gözaltında. Bu demokrasi ile ilgili bir umut vermiyor” diye konuştu. Kaptanoğlu, bunun darbeye zemin sunan “14 Temmuz’a kadar olan sürecin koyulaşarak devam ettiğinin” göstergesi olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı’nın HDP’ye öfkesi sürüyor

Ayrıca insanların sürecin uyum, konsensüs ile gitmesini beklediklerini belirten Kaptanoğlu, “Beştepe’de MHP, CHP ve AKP’nin olduğu ama Türkiye’nin demokratikleşmesinde sözü önemli olan HDP’nin olmadığını görüyoruz. Bu Kürt sorunu ile ilgili sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda ipucu veriyor. Halen Cumhurbaşkanı HDP’ye olan öfkesini sürdürüyor” diyerek gelişmeleri özetlemeye çalıştı. “Daha fazla demokrasi kesinlikle darbeye karşı olmayı gerektiriyor. Ama bu bir başka darbe sürecinin devamı ile ilgili kullanılması korkusu uyandırıyor” diyen Kaptanoğlu, sokağa çıkan ve halen sokaklarda bulunan gruplara ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Darbeye karşı mücadele ettiğini söylenen AKP yanlısı grup var. Bunun böylesine kanlı darbe girişimine karşı önemli bir özveri ile yapıldığını biliyoruz. Bu gücün sokaklarda bulunma halinin daha sonraki anti demokratik söylemlerle tepki veren, eleştiri hakkını kullanan, demokratik protesto hakkını kullanan, farklı olanlara karşı bir sokak şiddeti taşıması kaygı verir. Bu böyle bir potansiyel taşıyor. Siz idam cezasını çıkarır yürürlüğe koyarsanız, demokratik kesimlerin bu gösterilere katılması mümkün değil. Hainler mezarlığı yapıyorsanız, bu ötekileştirmenin dinende hiç bir şekilde kabul edilmeyecek bir uç noktadır. Bu nefretin kutuplaştırmanın üstten gelen yüzüdür.”(DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir