33 Düş Yolcusu OHAL yasağına rağmen anıldı

İstanbul Valiliği tarafından OHAL gerekçesiyle yasaklanan “Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak” Suruç şehitleri anması, engellemelere rağmen BEKSAV’da gerçekleştirildi. Anma etkinliğinde 33 Düş Yolcusu adına emeği, kimliği, bedeni ve yaşam hakkı için direnenlere plaket verildi. Direnler 33 Düş Yolcusu’na mücadeleye devam sözü verdi.

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) Bostancı Gösteri Merkezi’nde düzenleyeceği, ancak İstanbul Valiliği tarafından yasaklanan “Suruç için adalet herkes için adalet” gece Bilim Eğitim Estetik ve Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı’nda (BEKSAV) gerçekleştirildi.

suruc-anma-beksav-5

Geceye Suruç şehitlerinin aileleri, Suruç gazileri, 65 gün önce gözaltına alınan ve hala kendisinden haber alınamayan Hurşit Külter’in kardeşi Ebubekir Külter, Cizre’de katledilen Mehmet Tunç’un ailesi, gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın ailesi, Adana’da katledilen Azadiya Welat gazetesi dağıtımcısı Kadri Badu’nun eşi Şemse Bağdu, Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, zorunlu askerlik sırasında öldürülen Ermeni Sevag Balıkçı’nın babası Garbis Balıkçı, ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi, ESP ve HDP PM, il ve ilçe yöneticileri, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, Genel Sekreter Hakkı Demiral, HDK Yürütme Kurulu üyesi Emin Orhan, HDP Milletvekili Hüda Kaya, Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Göllü, Eğitim-Sen MYK üyesi Ebru Yiğit, Genç-Sen üyeleri, Toprak ve Özgürlük Kolektifi, Kaldıraç, Öğrenci Kolektifleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyelerinin de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

’33’LERDEN ALDIM BAYRAĞI’

suruc-anma-beksav-10

33 Düş Yolcusu’nun sözleriyle geceye katılanlar selamlandı. Suruç gazilerinden Güneş Erzurumluoğlu, “Masumların kurban edildiği bir zafer asla bir zafer değildir. Yoldaşlığın taşkın bir sel gibi aktığı, davranışlardan mahrum bıraktırılan ben görevi onlardan aldım. 33’lerden aldım bayrağı. Güneş gibi yarının insanlarını, yoldaşları, yiğitlerin haslarını, gidenleri kafamın içinde ve yüreğimde, kavgamda taşıyorum” sözleriyle geceye katılanları, yanı başında yitirdiği 33 Düş Yolcusu’nun anısına saygı duruşuna çağırdı.

‘HALKIM SEVDİK SENİ DEDİLER’

Ardından SGDF Eşbaşkanı Oğuz Yüzgeç konuştu. Yüzgeç, “Ölümler vardır ki, dağlar kadar yücedir. Ölümler vardır ki, kuş tüyü kadar değeri yok. Ölümü dağlar kadar yüce, ölümü dağlar kadar heybetli olanların ardından söz söylemeye çalışıyoruz” diyen Yüzgeç bu nedenle zorlandıklarını, bu nedenle seslerinin zor çıktığını söyledi.

Yaşamlarını ikirciksiz ortaya koyanların ardı sıra konuşmanın zor olduğunu vurgulayan Yüzgeç, 33’ler gibi faşizme direnen Bulgaristan devrimcilerinin yazdığı şu dizeleri okudu: “Kavga amansız ve katı, kavga dedikleri gibi destansı. Ben düştüm yerimi yenisi alacak. O kadar yalın ve akla yatkın. Ama birlikte olacağız fırtınada çünkü halkım sevdik seni.”

33 Düş Yolcusu’nun da “Halkım sevdik seni” diyerek Kobanêli çocuklarının havar çığlığına ses olmak, yoldaş olmak için yola çıktıklarını söyleyen Yüzgeç, “Yanlarında umutları, gülüşleri, oyuncakları, yıkılmış ama yıkılırken Kürt halkının, halkımızın, Ortadoğu halklarının sesini yükselten Kobanê’nin çığlığına ses olmaya gitti. Onlar sadece Kobanê’nin değil, aynı zamanda Berkin’in, Ali İsmail’in, Ethem’in sesi oldular, çığlığı oldular” dedi.

ONLARIN ÇİZDİĞİ ROTA YOLUNDA YÜRÜYORUZ”

suruc-anma-beksav-9

20 Temmuz 2015’te en güzel 33 parçalarını ölümsüzlüğe uğurladıklarını hatırlatan Yüzgeç şöyle konuştu:

“Hani şair diyor ya ‘Yoldaş olmak kafası mükemmel bir aydınlıkta olmaktır. Yoldaş olmak yarin yanağından gayrı her şeye ortak olmaktır.’ İşte bizler hayata, acılara, umutlara ortak olduğumuz 33 yoldaşımızı kaybettik. Biliyoruz; özgürlük ve onur için mücadele edenler, yaşamlarını ‘halkım sevdik seni’ diyerek ortaya koyanlar kendi yaşamını eşitlik ve özgürlük mücadelesi karşısında, hiç tanımadığı çocukların, yüzlerini bile görmedikleri insanların yaşamlarına adayanlar, kendi yaşamlarıyla ortaya koyanlar elbetteki büyük bedeller ödedi. Şimdi AKP/Saray bize daha büyük bir savaşı dayatıyor. Daha büyük bedeller ödeyeceğimiz bir savaş dayatıyor. Suruç katliamı savaşın başladığı bir tarih oldu. Memleketin dört bir yanında oluk oluk yoldaşlarımızın kanı akıyor. O günden bugüne elini tuttuğumuz, gözlerinin içine baktığımız dostlarımız, annemiz, babamız, çocukları… Onları bir daha göremeyeceğimizi bilerek alınlarını öperek üzerine toprak atıyoruz. Bir yanımızda acı var ama diğer yanımız da o kadar büyük o kadar onurlu ki onların çizdiği rotaya bakarak yolumuzu yürüyoruz.”

“Düne kadar halkımıza karşı suç işleyen, bu topraklarda yolsuzluğu, hırsızlığı birlikte yapanlar, birbirlerini pamuklara sarıp saklayanlar şimdi birbirlerinin kuyusunu kazıyor” diyen Yüzgeç, “Ama bizim yoldaşlarımız, 33’ler, başka bir ahlak ve geleceğin temsilcisi. Onlar en büyük zorluklarda, tıpkı Suruç’ta olduğu gibi yoldaşlarını satmadan, sırtlarını onlara dayayarak yürüyenlerdir. ‘Bu yolda ölümden başka bir şey yok en fazla Kobanê’de şehit düşeriz’ dediler, aynı yalınlıkla şehit düştüler” dedi.

‘AKP DE YENİLECEK’

Faşizmin tüm halklara, ezilenlere daha büyük bir savaşı dayattığını söyleyen Yüzgeç, şunları kaydetti: “Bugün AKP/Saray faşizmi bizleri teslim almak için büyük bir savaş başlattı. Suruç’ta, Ankara’da, Cizre’de, Kürdistan’ın dört bir tarafından ölümsüzleşenler bizlerden, bu faşist terör karşısında sinmemizi değil, bir adım daha öne çıkmamızı bekliyorlar. Bu faşizmi sadece alt etmemizi bekliyorlar. Tarihimizden aldığımız büyük bir kuvvetle yürüyoruz. Devrimciler bu topraklarda yenilmedi. Denizler, Mahirler, İbrahimler yenilmedi. Amed zindanlarında bedenini dört kibrit çöpü ile direnen Mazlum Doğan, 12 Eylül zindanlarında direnenler, Beyazıt’ta, Fatsa’nın köylerinde direnenler yenilmedi. 90’larda yakılan köylerde şehit düşenler yenilmedi, 89’da ‘bekle bizi diyerek’ Taksim’e çıkmak isteyen Mehmet Akif Dalcı, 19 Aralık’ta, 2000’de bedenlerini açlığa yatıranlar yenilmedi. Deresini, suyunu savunan Metin Lokumcu yenilmedi. Ve şimdi Kürdistan ve Türkiyeli devrimciler yenilmeden mücadele ediyor. Nasıl ki, Kürdistan’da katliam yapanlar, 19 Aralık’ı yapanlar yenildilerse şimdi de AKP yenilecek. Erdoğan’ı da, faşizmi de yerle bir edeceğiz.”

“Miştenur’da can veren Paramaz’ın, Kobanê’yi savunan Sibellerin, Azizlerin, Cemrelerin yoldaşları, onlara tüm devrim şehitlerine bir kez daha söz veriyoruz faşizm karşısında diz çökmeyeceğiz, yenilmeyeceğiz” diyen Yüzgeç, konuşmasını “Sizler, özgürlüğün doyumsuz tohumları gibi düştünüz toprağa, bire bin verdiniz. Kaldırın başlarınızı, bakın, bıraktığınız noktadan yürüyor yoldaşlarınız” şiiriyle sonlandırdı.

Suruç aileleri: 20 Temmuz’da öğrendik yoldaşlığı

SGDF Eşbaşkanı Oğuz Yüzgeç’in ardından Suruç Aileleri İnisiyatifi adına Gamze Yıldız konuştu.

‘ANILARINI BÜYÜTÜP, ACILARIMIZA İYİ GELECEĞİZ’

Suruç şehidi Cemil Yıldız’ın kızı Yıldız, “Bir yıldır acımızı paylaşıyorsunuz, hiç yalnız bırakmadınız bizi. 20 Temmuz’da öğrendik yoldaşlık böyle bir şeymiş. Can verenlerin aileleri bir birine can oldu. Bir birimizin acısını sardık, sağalttık. Hiç kolay olmadı, elbette” dedi.

suruc-anma-beksav-4

OHAL’in ilan edilmesiyle, yıllardır süren adaletsizliğin devam edeceğini gösterdiğini belirten Yıldız, “Nasıl ki, Amara’ya girişimiz, anıtımızı dikmemiz, canlarımızın kanlarını döktükleri toprağa dokunmamız engellendiyse, bu kanlı süreç bundan sonra da devam edecek. Biz acıyı birleştirmeyi, inadına umudu büyütmeyi öğrendik. Faşistlerin baskılarına dayana dayana, direne direne yürüdük. Surç için adalet isterken, Roboskî için adalet istedik, katledilen kadınlar için Ankara için direndik. Bundan sonrada devam edeceğiz. Her ayın 20’sinde canlarımızla birlikte olacağız. Onların anılarını büyütüp, acılarımıza iyi geleceğiz” şeklinde konuştu.

33 DÜŞ YOLCUSUNUN ADINA ADALET MÜCADELESİ YÜRÜTENLERE PLAKETLER VERİLDİ

Konuşmaların ardından, Suruç aileleri, 33 Düş Yolcusu’nun adına, 1 Mayıs ’77 1 Mayıs’ından, Gazi’ye, Roboski’den Ankara’ya, Metin Göktepe’den Kadri Bağdu’dan, 56 gündür kayıp olan Hürşit Külter’e, Kürdistan’da özyönetim direnişine kadar, devlet katliamlarına karşı adalet mücadelesi sürdürenlere “Adalet” plaketlerini verildi.

suruc-anma-beksav-13

Gözaltına alınan ve 56 gündür kendisinden haber alınamayan Hurşit Külter’in kardeşi Ebubekir Külter, ağabeyinin de 33 Düş Yolcusu gibi yaşamını halkların yaşamına feda ettiği için gözaltına alındığını ve kaybedilmek istendiğini söyledi.

Gözaltında katledilen gazeteci Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, “Gazetecilik suç değildir” diyerek sözlerini söyledi. Göktepe: “33 genç insanla başlatılan bu travma, Ankara ve Cizre ile devam eden süreç bugün darbe karşıtlığı altında sivil diktatörlüğe dönmüş durumda. Kaybedenler, kaybedene kadar mücadelemiz devam edecek” dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, “Nasıl acıları paylaşarak azaltmayı, nasıl sevgileri çoğaltarak çoğalmayı öğrendik” dedi ve ekledi: “Umut var mı diye düşünenlere seslenmek istiyorum; o gidenler bizleri bıraktılar. Biz birbirimizi, halkların dayanışmasını kazandık. Birbirlerinin kirli hesaplarını çok iyi bilenlerden adalet istemeyeceğiz. Bütün zalim taraflara adaletin nasıl gerçekleşeceğini biz göstereceğiz.”

Polen Ünlü’nün annesi Şennur Ünlü, “20 Temmuz’dan önce 6 kişilik bir aileydik, 20 Temmuz’dan sonra baktım ki, Edirne’den Karsa, Türkiye’den Avrupa’ya kadar kocaman bir aile olmuşuz. Abilerim, ablalarım, kardeşlerim en çok da Polenlerim, Cebolarım oldu” şeklinde konuştu.

SURUÇ GAZİLERİ 33 DÜŞ YOLCUSU İÇİN EZGİLER SÖYLEDİ

suruc-anma-beksav-7

Törenin ardından Grup İsyan Ateşi, 33 düş yolcusu için ezgiler söyledi. Suruç katliamından yaralı kurtulanların oluşturduğu “Suruç Gazileri Korosu”, sahneye çıktı. “Biz Amara’nın bahçesinde nasıl gururluysak, bugün BEKSAV’ın bahçesinde de aynı gururu yaşıyoruz” diyen Suruç gazileri ilk ezgilerini Cebrail Günebakan için söyledi. Gaziler, ardından diğer şehitler için de ezgilerini seslendirdi. Duygu yoğunluğunun dinmediği gece, gazilerin seslendirdiği ezgilerle daha da arttı. Aileler, gözyaşlarını tutamadı.

GENÇLİK ÖRGÜTLERİ: ADALET SAĞLANANA KADAR

suruc-anma-beksav-2

SGDF’nin başlattığı “Suruç için adalet, herkes için adalet” kampanyasına destek veren 20 gençlik örgütü adına Tilbe Akan konuştu. 33 devrimcinin AKP’nin beslediği DAİŞ çeteleri tarafından katledildiğini belirten Akan, “Umudumuzu çalmak istediler, başaramadılar. Bizim umudumuz mücadelemizde. Onlar sınıf arkadaşlarımızdı, yoldaşlarımızdı, mücadele arkadaşlarımızdı. SGDF’ye yapılan saldırı hepimize yapıldı. Adalet sağlanana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Gecenin kapanışını BEKSAV bünyesinde çalışan Grup Vardiya yaptı. “Onların yolundan yürümeye devam ediyoruz. Kobane yolunda da beraberdik, o acılara şait olduk. Ama her şeye rağmen umudumuzun dimdik ayakta olduğunu haykırdı” diyen Grup Vardiya, “Umut dimdik ayakta” marşını, geceye katılanlarla birlikte Suruç şehitleri için söyledi. Ayrıca Grup İsyan Ateşi ezgilerini 33 düş yolcusu için söyledi.

suruc-anma-beksav-3

Gece, BEKSAV tarafından hazırlanan, 33 düş yolcusunun aileleriyle yapılan görüşmelerden hazırlanan, onların yaşamlarını anlatan kısa filmin gösterimi ile yapıldı. Filmin yönetmenlerinden Mustafa Emin Büyükcoşkun, “Bitmemiş bir filmin fragmanını izleyeceksiniz” dedi, hazırlık sürecine ilişkin kısa bilgi verdi. Ailelerin en kıymetli anlarını kendileri ile paylaştıklarını söyleyen Büyükcoşkun, filmin bir yıl içerisinde tamamlanacağını söyledi.

Bu arada, hapishanelerde bulunan tüm MLKP dava tutsakları adına Muhabbet Kurt ve Hasan Polat, mesaj gönderdi. Suruç şehitlerini anan Kurt ve Polat, ailelerin ve Suruç şehitlerinin yoldaşlarının verdiği adalet mücadelesini selamladı. (ETHA)

Yasaklamayı protesto eden SGDF: Adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir