Önder: Köprüden önceki son çıkıştayız

On binlerin katılımıyla Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, iktidarı krizin çözülmemesi durumunda kaosa gidileceği yönünde bir kez daha uyardı. İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder ise, AKP zihniyetinin barışı katlettiğini vurgulayarak, “Köprüden önceki son çıkıştayız” dedi ve ekledi: “Bu harmandan insanlığa hiç bir bereket, rahman yoktur. Bu ülkenin ortak geleceğini Sayın Öcalan’ın işaret ettiği radikal demokraside, eşit, adil bir barışın kurulmasında, bunun inşasında seferber olalım.”

Dyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlenen miting, Dicle Fırat Korosu’nun ezgilerinin ardından DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel‘in konuşmasına geçildi. Tuncel, “Kürdistan kentlerinde soykırım saldırılarına karşı, Ortadoğu’da karanlığı getirmeye çalışanlara karşı başka dünya mümkün” diyerek, direnenleri selamladı. Zor bir dönemden geçildiğini belirten Tuncel, bu zor süreçte Kürdistan’dan aydınlığı göstermek için bir araya geldiklerini belirtti.

Tuncel: ‘Kriz çözülmezse kaos oluşur’ amed-miting-23

Demokrasi mücadelesi verenler olarak iktidarı krizin çözülmesi gerektiği noktasında uyardıklarını hatırlatan Tuncel, krizin çözülmemesi durumunda kaosa gidileceğini ifade etti. Tuncel, iktidarların yanlıştan dönmek yerine Kürt halkına karşı düşmanlık yapıldığını belirterek, çözüm masasının devrilerek savaş masasının kurulduğunu kaydetti. Bu ülkenin askerinin ve polisinin halkına zulüm etmemesi gerektiğini ifade eden Tuncel, bunu sadece Batı için değil Sur’da Cizre’de Gever’de katledilenler için de söylenmesi gerektiğini vurguladı.

‘Darbelere karşıysanız Kürt halkının elinden tutun’

Kürdistan’da yaşanan katliamlar sırasında uyarılar yaptıkları için siyasi iradelerin tutuklandığını anımsatan Tuncel, tüm saldırılara rağmen tarihin kendilerini doğruladığını ve 15 Temmuz darbesinin yaşandığını söyledi. Kürt halkı olarak darbelere karşı olduklarını söyleyen Tuncel, tarihin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ı doğruladığını belirtti. Tuncel, “Sayın Öcalan sürekli olarak hükümeti uyardı. Darbe dinamiğinin devreye girmesi halinde sadece Kürtlerin değil tüm Türkiye halklarının kaybedeceğini vurguladı, ancak dinlemediler. Sayın Öcalan, Tayyip Erdoğan’a ‘Sonun Mursi gibi olur’ diyordu. Yeni fark ettiler şimdi bu durumu. Bu kadar büyük öngörülere sahip birini tecrit etmekle daha büyük darbelere geçiş verilecektir. Darbelerin son bulması için Sayın Öcalan’ın özgürlüğüyle sağlanacaktır. Gelin bu sesi duyun. Eğer darbelere karşıysanız Kürt halkının elini tutun diyoruz” dedi.

‘Gelin hep beraber Sayın Öcalan’ı özgürleştirelim’

DBP olarak bugüne kadar ortaya koydukları politik çizgide ısrarcı olduklarının altını çizen Tuncel, son olarak şunları kaydetti: “Kürt halkı özgürleşmeden darbeler bitmeyecektir. Türkiye halklarına diyoruz ki bu topraklarda demokratik özerk yaşamı inşa edeceğiz. Başka bir yaşam istiyorsak başka yaşamı ellerimizle örebiliriz. Kadınlar olarak diyoruz ki gelin demokrasi mücadelesini beraber örelim. Başkan Apo’nun gençlerine sesleniyorum gelin demokrasiyi inşa edip faşizmi parçalayıp Sayın Öcalan’ı özgürleştirelim.”

Önder: Amed gibi bir kent yok

amed-miting-21Sahneye bir annenin elini tutarak çıkan İmralı Heyeti üyesi, HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, alandaki on binleri Kürtçe ve Türkçe selamladı. Konuşmasına Amed halkının duruşuna vurgu yaparak başlayan Önder, “Dünyanın hiç bir ikliminde, dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir kent yoktur. Başı yere düşse de dizi toprağa yere değmeyen. Böyle bir vilayet, böyle bir halk dünyanın hiç bir yerinde yok. Hepinizi saygı ile selamlıyoruz” dedi. Konuşması “Kürdistan sizinle gurur duyuyor” sloganı ile kesilen Önder, “Siz heyetle gurur duyuyorsunuz, İmralı heyeti olarak biz de sizi kıskanıyoruz. Yoldaşlar, özgürlük, demokrasi, barış ve bunun bu topraklardaki en onurlu simgesi Sayın Öcalan için bu kent daima kundakta, beşikte çocuğunu, ocakta yemeğini evde ailesini bırakıp, Sayın Öcalan dendiğinde, barış dendiğinde kendini meydanlara attı” dedi.

Önder’in konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hükümet bu darbeyi temizlemeye çalışıyor. Hepsini, tek tek eliyle yerleştirdiği darbecileri bulamıyor. Sayın Öcalan 2 metrekarelik zindandan tek tek, her gün ve her zaman bunları uyardı. Biz şahidiz, siz şahitsiniz, Allah, bütün kainat şahittir. İmralı heyeti olarak boynumuzun borcudur bunlar söylemek. Bugün hapsedilen, tutsak edilen, tecride maruz bırakılan sadece Sayın Öcalan ve bir halkın kimliği, onuru değildir. Buradan tüm demokrasi ve barış güçlerine sesleniyorum. Hapsedilen, sesi duyulmasın isteyen insan sadece bu bölge ve ülkeye değil, tüm insanlığa, 21’inci yüz yılın temel paradigmalarını, çözümlerini, geleceği kucaklayan önermeler yapan insandır. Bu nedenle sadece Amed’in Kürtlerin değil, insanım diyen herkes için bir mesele olmalıdır. Böyledir de.

‘Köprüden önceki son çıkıştayız’

Darbecilerin 15 Temmuz’da 2-3 saatliğine İstanbul ve Ankara’yı maruz bıraktığı bombardımana Sur, Cizre, Gever, Nusaybin, Şırnak aylarca maruz kaldı. Buna sesini çıkarmayanlar bu halkın yıkımının müteahhitliğine soyunuyor. Buradaki çanaktan yalak kapma peşindeler. Onlara da lanet olsun. Barışı katlettiler. Böyle bir halk bulunmaz. Tüm yaşanmışlıklara rağmen. Bir darbeye maruz kaldık, hayatını kaybedenlerin hepsini yad ediyoruz. Demokrasi mücadelemizde onların anısını da yaşatacağız. Ama kimse bu darbeye yaklaşık bir yıldır bölgenin maruz kaldığını dile getirmedi. Dile getirmek bizim, ayıkmak hükümetin işidir. Köprüden önceki son çıkıştayız. Biz sizi uyardık, yine uyarıyoruz. Bu halk demokrasi arzusuna sahip çıktı. Bugün de öyle. Ama siz bu halkın siyasi temsilcilerinin dokunulmazlıklarını kaldırıp, sivil siyasetçileri, yerel yöneticilerini zindanlara atıp, kayyım atama fantezileri kurup, bu kampanyayı yürütenlere dokunulmazlık getirdiniz. Ne ekersen onu biçersin demek bize yakışmaz.

‘Sahnemiz belli ediyor’

Bu harmandan insanlığa hiç bir bereket, rahman yoktur. Bu ülkenin ortak geleceğini Sayın Öcalan’ın işaret ettiği radikal demokraside, eşit, adil bir barışın kurulmasında, bunun inşasında seferber olalım. Darbelerle ancak böyle baş edilir. Darbe konusunda sizden daha tecrübeliyiz. Sayın Öcalan’ın işaret ettiği mekanikler buralarda vücut buluyor neredeyse her zaman. Üzerimize düşeni yaptık, yapmaya hazırız. Ama kimse bizden yüzsuyu dökmemizi, sessiz kalmamızı, boynumuzu bükmemizi beklemesin, fıtratımızda yok, mayamızda yok. Diyarbakırlılar derler ya ‘sahnesi belli ediyor’. Bizim sahnemiz belli ediyor. Neye hazır olduğumuzu biliyor. Gelin Sayın Öcalan üzerindeki insansız, izansız, hukuksuz tecride son verin. Kendinizi koruyamıyorsunuz. Yanınızdaki asker boynunuza kayış geçiriyor.

‘Hukuksuzluğa son verin’

Bu noktada sizin vereceğiniz güvence Kürt halkını, demokrasi çevrelerini ne kadar rahatlatabilir. Bir an önce hukuksuzluğa son vermeye, barışın güvencesini Sayın Öcalan’a teslim etmeye çağırıyoruz. Darbecilerin bu toprakta yürütülen katliamlardaki payını, sorumluluğunu aramaya başlamadan, Hurşit Külter’i bulmadan, akıbetini bildirmeden, mezar taşı bile belli olmayan kayıplarımızla hesaplaşmadan darbelerle başa çıkamazsanız. Barışı siz başlattınız Amed halkı. Başta hasta tutsakların ölüm orucu olmak üzere bu ülkeyi yönetenler buna mecbur kaldılar. Özgürlük nöbeti başlatanlara selam olsun. Herkesi buraya destek olmaya çağırıyorum. An serkeftin an serkeftin. Bijî biratiya gelan. Xatire we.” (DİHA)

Diyarbakır’da “Darbelere hayır, demokrasi hemen” mitingi

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir