TSK’yı yalanlayan Adalet Bakanı: Rütbelilerin neredeyse yüzde 50’si işin içinde

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TSK’nın darbe girişimini yapanların ordunun yüzde 1.5’i olduğuna yönelik açıklamasıyla ilgili olarak “Üst düzeyde çok ciddi bir rakam var. 1.5’in 10 katı 20 katı değil, daha büyük. Neredeyse yüzde 50’si” dedi.

Bozdağ Milliyet’ten Abdullah Karakuş‘un sorularına şu yanıtları verdi:

TSK’nın, darbe girişimini yapanların ordunun yüzde 1.5’i olduğuna yönelik açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

TSK’nın bütün sayısının içinde bir oran olarak yapılıyor ama erleri bunun içine katmazsanız o zaman farklı bir şey çıkar. Bu açıklamayı sanırım ‘TSK’nın tümü bunun içinde yer almadı azınlık bir grup bu işin içinde yer aldı’ tezini desteklemek için yaptılar diye değerlendiriyorum. Ama işin esasına baktığınızda bu darbe teşebbüsleri her zaman üst düzey rütbelilerin sevk ve idaresinde olur.

‘Tekerin gücü yok’

General, kurmay ve üst düzeyde çok ciddi bir rakam var. 1.5’in 10 katı 20 katı değil daha büyük rakam var. Neredeyse yüzde 50’si. Bazı yerlerde bunun da üstünde rakamlar var. Alt düzey daha çok onların emir ve komutası altında. İşi, arabanın direksiyonunda oturan yönetiyor, götürüyor. Tekerin bir gücü yok. Darbeyi gerçekleştirenlerin sayısal olarak çok büyük bir rakam olduğunu görüyoruz. Etkisine baktığımızda da Türk ordusunun önemli bir kısmının özgül ağırlığı itibariyle bu işin içerisine birileri tarafından çekildiğini görüyoruz. O açıdan olaya erleri de katarak toplayıp bölerek değil de bu işi başarabileceklerin katılımı bakımından değerlendirmek daha faydalı olur.

Ayrı yerlerde yargılama

Yargılamaların hepsi Sincan’da mı olacak, özel yer mi yapılıyor?

Ankara Adliyesi’nde bu yargılamaların sağlıklı yapılma imkanı yok. Yargılamanın adil ve sağlıklı olması bakımından daha geniş bir yargılama salonuna ihtiyaç var. İhale yaptık, Sincan’da bir salon inşası başladı. Dosyaların hepsinin bir yerde davalarının görülmesi zor. Hukukumuz davaların birleştirilmesine imkan tanıyor ama Türkiye’de bu kadar geniş çaplı bir soruşturmanın hepsinin bir mahkemede birleştirilmesi kağıt üzerinde mümkün olsa bile fiilen uygulanması çok zor. Bu nedenle farklı yerlerde bu davaların görüleceğini tahmin ediyorum. Ayrı ayrı yerlerde de bunun yargılaması yapılabilir.

Uludere, Rus uçağının düşürülmesi, Yazıcıoğlu konuları tekrar gündeme gelecek mi?

Bunların gündeme yeniden gelmesi doğal. Çünkü pilotların önemli bir kısmı bu darbe teşebbüsünde yer aldılar. Şu anda gözaltında ve tutuklu olanlar var. Bunlara ilişkin ortaya çıkan yeni durum nedeniyle yeni bir pencereden olaylara yaklaşılması gerekecektir. Bu dosyaları yargı bir şekilde tekrar ele alma ihtiyacı duyacaktır.

Komuta kademesi yerinde kaldı, askerlere yönelik soru işaretleri var mı?

Türkiye zor bir dönemden geçiyor ama en büyük zorluğu TSK yaşıyor. TSK’nın içinden, TSK’nın itibarını yerle bir eden hain çete çıktı. Yeni komuta kademesine başarılar diliyorum. Bu ordunun FETÖ’nün ordusuna dönüşmüş olma görüntüsünü ortadan kaldırıp Peygamber ocağı bir ordu ve Türk milletinin ordusu vasfını daha güçlendirici çalışmalar yapacağına inanıyorum. Kaybedilen itibarı yeniden ihya etmek, FETÖ yapısına dönüşmüş yapıyı yeniden peygamber ocağı orduya dönüştürmek son derece önemli.

‘1 dolar tesadüf değil’

1 dolar olayı nedir, özel bir şifreleme mi?

Tesadüfen olan bir olay değil. Bu darbe teşebbüsüne katılanların hepsinin üzerinde 1 dolar çıkıyor. FETÖ ile irtibatlı olanların üzerinden çıkıyor, tesadüf olamaz. 1 dolarla kimse bir alışveriş yapamaz. İnsanlar üzerinde 1 dolar taşımaz. Niye hep bu çıkıyor, bunun bir izahı lazım. Bu birbirlerini tanımak için bir kimlik midir, belli konularda mesaj, şifre, parola mıdır, ama bir anlamı mutlaka vardır. Bu da yargılama sürecinde ortaya çıkacaktır. Bu örgütün yapısı bakımından ve darbe teşebbüsünde bulunanların birlikte hareketi bakımından son derece önemli bir delil olarak görüyorum.

Yargı da tek olacak

Askeri mahkemelerle ilgili bazı düzenlemeler planlıyor musunuz, anayasa paketi olarak kısa sürede gelebilir mi?

Muhtevasını siyasi partilerle görüşerek belirlememiz gerekiyor. Askeri yargıda bir reform yapılması son derece önemli. Çünkü iki ayrı devlet varmış gibi bir görüntü çıkıyor. Yani devlette yargı tek olur. Yasama ve yürütme nasıl tekse yargının da tek olması lazım. Şu anda Türkiye’de iki ayrı yargı var. Dolayısıyla hukuk devleti ile bağdaşmayan bir durumla karşı karşıyayız. AB sürecinde bizim yargıyı birleştirme taahhüdümüz var. Darbe teşebbüsünün sonuçlarını ortadan kaldırmak için yapacağımız çalışmaların başında demokratikleşme çalışmaları geliyor. Bunlardan biri de askeri Yargıtay’ın kaldırılarak Yargıtay’da birleştirilmesi, askeri yüksek idari mahkemesinin kaldırılarak Danıştay’a onların gelmesi son derece önemli bir demokratikleşme adımı olacaktır. CHP, MHP ve HDP de zannedersem bunların kaldırılmasını istiyor. Bu konudaki adımı birlikte atabiliriz diye düşünüyoruz.

Batıdan Türkiye’ye ‘cadı avı, kötü muamele yapılıyor, suçsuzlarda içeri alınıyor’ gibi eleştiriler geliyor…

Uluslararası Af Örgütü sübjektif bir açıklama yaptı. FETÖ’nun yaptığı kulislerin etkili olduğunu görüyoruz. Darbe teşebbüsünü görmüyor bu çevreler. Tankın     ezdiklerini ve şehitleri görmüyor. Meclis’in bombalanmasını görmüyor. Bunları yapanlara amasız fakatsız bir kınama yapmıyor. Ama bunun karşısında demokrasiyi, hukuku ve Avrupa değerlerini koruyan hükümete ve millete olmadık haksızlığı yapıyorlar. Herkesin bu değerleri koruyan Türk milletini kahraman ilan etmesi gerekir. Türkiye demokrasisine sahip çıkma bakımından bütün dünyaya örnek oldu, liderlik etti. Kahramanlığı görmüyorlar demokrasi ve insan hakları düşmanlarının iftiralarına ve çarpıtmalarına inanıyorlar. Çok net söylüyorum. Gözaltına alındıktan sonra işkence ve kötü muamele yapılması kesinlikle söz konusu değildir. Hükümetimiz işkencede sıfır tolerans uygulamasını hayata geçirdi. Bazılarını halk gözaltına aldı, arbede yaşandı. Çatışmalar yapıldı, darbeciler silahlar kullandı. Bu sırada olan bazı şeyleri gözaltına alındıktan sonra olmuş gibi göstermek büyük bir iftiradır, büyük bir ahlaksızlıktır.

Dünyanın her yerinde çatışma sırasında olan şeylerden bir mesuliyet doğmaz, çünkü meşru müdafaa hakkıdır. Bütün evrensel hukuk bunu korur. Tecavüz var deniliyor. Nerede kim yapmış tamamen iftiradır. Kesik baş, tecavüz gibi şeyler de kesinlikle algı operasyonudur.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir