Yüksekdağ: Kadınların özgür olmadığı bir ülkede darbe tehdidi her zaman olur

Kadıköy’de düzenlenen “Darbelere karşı özgürlüklerimizi savunuyoruz” buluşmasında kadınlara HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, kadınların özgürlüklerinin gasp edildiği, meydanlarda, sokaklarda olmadığı bir ülkede darbe tehdidinin her zaman olacağını söyledi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Koordinasyonu ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, Kadıköy’de “Darbelere karşı özgürlüklerimizi savunuyoruz” şiarıyla kadın buluşması düzenledi.

istanbul-miting-17

 

Kadınlara seslenen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, kadınların darbeye karşı, özgürlük için yan yana gelmesinin değerli olduğunu belirtti, “Umarım bütün Türkiye’nin bütün meydanları yan yana duran, omuz omuza veren bu kadınların yarattığı güzellikte buluşsun. Eğer bu zamana kadar meydanlarda kadınlar olsaydı, meydanlarda özgürlük olsaydı, meydanlar tanklarla işgal edilmeyecekti. Bu ülkenin dört bir yanında darbe saldırıları yaşanmayacaktı. Her türlü darbe karşısında her türlü zulüm ve ayrımcılık karşısında bizlere dayatılan eşitsizlik karşısında kadınların duruşu, omuz omuza mücadelesi, darbe ve OHAL rejimine karşı gücümüz olacak. Nasıl ki yüzyıllar boyunca kadınlar onuru ve hakları için hiçbir darbeye, darbeci düzene boyun eğmediyse bundan sonra da eğmeyecek” dedi.

‘SAVAŞ DA, ŞİDDET DE, DARBE DE ERKEKTİR…’

Dün olduğu gibi bugün de, yarın da, şiddet erkektir, bunu en iyi siz bilirsiniz. Darbe erkektir, savaş erkektir” diyen Yüksekdağ, bu topraklara savaşı dayatanların, darbe yapanların sıkıyönetim ve OHAL uygulamalarından medet umanların, hepsinin erkek olduğunu ve karargahlarda karar aldığını söyledi.

‘BU DARBE EVLERDE KADINA ŞİDDET UYGULAYAN ERKEK EGEMEN ZİHNİYETTEN GELDİ’

Kadınların her zaman adil, eşit bir yaşam inşa etmeye çalıştığını kaydeden Yüksekdağ, “bu darbe nereden geldi” diyenlere şöyle yanıt verdi: “Biz söyleyelim; bu darbe evlerde her gün kadına şiddet uygulayan erkek egemen zihniyetten geldi. Her gün sokaklarda kadınların katledilmesinden geldi. Yaşamın her alanında kadına karşı ayrımcılığı dayatan uygulamalardan geldi. Eğer kadınlar kendi yaşamında barışı yaşayamıyorsa kadına karşı şiddet, kadına karşı darbe yılın her bir gününde, ayında kesintisiz olarak sürüyorsa askeri darbe de siyasi darbe de savaş da saldırı da bu topraklarda yaşanır. İşte bugün kadına karşı şiddeti durdurmayanlar, kadın katillerini koruyanlar kadına açık bir askeri darbeyi hazırladılar. O kadınların haklarını düşünen bir anlayış, düşünce yapısı hiçbir zaman olmadı. Bizler bugün bütün bir ülkemizde, coğrafyamızı sarmış bu şiddet ortamı içinde bütün darbe zihniyetlerine kadar sonuna kadar karşıyız.”

‘DARBELERE KARŞI YAŞAM, YAŞATMA SEÇENEĞİ ORTAYA ÇIKMALI’

istanbul-miting-18

Darbeler ve savaşlar önce kadınları hedeflediği için kadınların darbelere karşı olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, “Bu zamana kadar dişimizle, tırnağımızla kazandığımız haklarımızı gasp etmeye çalışıyorlar. ‘Darbecileri idam edelim, tecavüzcüleri hadım edelim’ diyorlar. Yaşamın karartıldığı bir darbeye karşı başka bir mekanizma bilmiyorlar. Kadına yönelik tecavüzün kaynaklarını ortadan kaldıracak bir zihniyete sahip değiller. Darbeciler de bundan bir süre önce öldürerek iktidar olabileceklerini sanıyorlardı ama darbe karşıtı siyasette onlardan farklı hareket etmiyor. Bir seçeneğin ortaya çıkması gerekiyor, yaşam seçeneği, yaşatma seçeneği, demokrasi seçeneği. Ama bunu darbe ve OHAL zihniyeti taşıyan siyasi iktidarın sahipleri düşünmüyor. Böyle bir siyaset geliştirmiyor, işte kadınları gücü ve iradesi de tam da böyle bir kritik ve tarihsel anda devreye giriyor. Onların sahip olmadığı iradeyi biz ortaya koyacağız, biz sergileyeceğiz.”

‘DEMOKRATİK SİYASETİN ÖNÜNÜ BİZ KADINLAR AÇACAĞIZ’

Demokratik siyasetin önünü kadınların açacağını vurgulayan Yüksekdağ, “Kim olursa olsun Alevi, Sünni, dindar, mütedeyyin, laik bütün kadınlarla el ele, omuz omuza verip bizler yaratacağız. Savaş çıkaran, darbe yapan, öldüren, erkek egemen iktidara ve siyasete karşı yaşatan, sorun çözen ve yeni demokratik yaşamı inşa eden gücü bizler ortaya koyacağız. İşte bunun için ben bütün kadınlara sesleniyorum yeniden demokrasi için, adalet için geniş bir kadın demokrasi cephesinde, geniş bir kadın özgürlük alanında yan yana gelelim, omuz omuza verelim. Çok iyi biliyoruz ki kadınlar el ele verdiğinde omuz omuza verdiğinde nice dağları devirir, nice yolları aşar, mevziler yaratır. İşte bizim mevzimizde de kadının kurtuluşu, bütün Türkiye halklarının kurtuluşudur. Nerede olursa olsun OHAL’e boyun eğmeden, kadınların iradesini dimdik ve bütün görkemiyle ayağa dikeceğiz.”

KENDİ ÖZ GÜCÜMÜZE İNANARAK DEMOKRATİK MÜCADELEMİZİ BÜYÜTECEĞİZ’

Bundan sonra bütün kentlerde kadınlar olarak alanlara çıkacaklarını ve kadın iradesini ortaya koyacaklarını söyleyen Yüksekdağ, kadınlar olarak darbenin rüzgarında savrulmadan, hiçbir OHAL rejiminin eklentisi olmadan, alanlara çıkacaklarını kaydetti. Yüksekdağ, “Her yerde kendi öz gücümüze inanan kadınların demokratik mücadelesini büyüteceğiz” diye vurguladı.

‘KADINLARIN ÇAĞRISINA KULAK VERSEYDİNİZ TANKLAR SOKAKLARA İNMEZDİ’

“Bugün darbenin nereden nasıl geldiğinin hala araştırıp çözmeye çalışanlar, kadınların çağrısına kulak verseydi, tanklar sokaklara inmemiş olacak, uçaklar ülkenin meclisini bombalamamış olacaktı. Bugün OHAL’le karşı karşıya kalınmamış olacaktı” diyen Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hep şu çağrıyı yaptık, tankların yanında değil demokratik hakların yanında olun. Ama onlar 1 yıl boyunca tankların yanındaydı.

Tankların yanında olursanız, Cizre’ye, Silopi’ye, Silvan’a girmesini, top atışına tutmasını onaylarsanız işte o tanklar sizin karşınıza çıkar. İşte bugün darbe sadece kendine yöneldiğinde darbe karşıtı olmanın zamanı değildir. Darbe kimden gelirse gelsin kötüdür, mutlaka karşısında durmak, yekvücut olmak gerekir. AKP/Saray iktidarı, darbe sadece kendisine karşı gelişince darbe karşıtı oluyor. Darbe sadece bize karşı olunca değil bütün darbelere karşı her durumda, her koşulda karşı durmayı temel ilke edindik. Siyasi iktidar darbeleri ilkesiz bir duruşla püskürtemez. Eğer darbeye karşıysanız, demokrat olduğunuzu iddia ediyorsanız, herkese karşı demokrat olacaksınız, kadınlara karşı da demokrat olacaksınız.”

‘KADINLARI EVE HAPSETTİLER, TANKLARI SERBEST BIRAKTILAR’

Kadınların meydanlarda, sokaklarda olmadığı bir ülkede darbe tehdidinin her zaman olacağına dikkat çeken Yüksekdağ, “Bizler dün de söyledik bugün de söylüyoruz: Geceleri de, sokakları da, meydanları da istiyoruz ve vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz! Bizlere darbeden önce de sokakları yasaklamışlardı, kadınların eve hapsedilişini çare sanmışlardı. Kadını eve hapsettiler, tankları serbest bıraktılar. İşte onların demokrasisi, özgürlük anlayışı böyle bir şeydi. Eğer kadınların özgürlüğünü gasp ediyorsanız, kimselere özgürlük yoktur. Eğer kadınları evlere kapatıyorsanız kışlalardan tankları, darbe mekanizmasını serbest bırakırsınız” şeklinde konuştu.

Darbe girişiminin ardından ders çıkarması gereken hükümetin, ayrımcı, kutuplaştırıcı politikalarını sürdürdüğüne işaret eden Yüksekdağ, AKP’nin darbe darbe üzerinden iktidarını pekiştirdiğini sandığını söyledi. Yüksekdağ, “Ayrımcı zihniyet bugünkü darbenin yollarını düzenlemiştir. AKP kafası hala bir şey öğrenememiş” dedi.

‘TARAFIMIZ ÇOK NET: ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ’

HDP’nin tarafının çok net olduğunu söyleyen Yüksekdağ, “Biz özgürlükten biz demokrasinin tarafındayız” dedi. Yüksekdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz kadın direnişinin tarafındayız. O nedenle bu tarafta olmaktan gocunmuyoruz. Bu tarafta olmaktan gurur duyuyoruz. Hala bu ayrımcılığı sürdürenler iyi bilsinler ki Saraylarında uzun ve mutlu bir iktidar süremezler. Artık böyle bir beladan sonra Türkiye’de gerçek bir demokrasinin herkese eşitlik, özgürlüğün ve hemen demokrasinin sağlanması gerekiyor bunu sağlamaya yüzünü dönmemiş bir iktidar başka darbeleri beklemeye mecburdur.”

‘EŞİT VE ÖZGÜR BİR ŞEKİLDE BU TOPRAKLARDA YAŞAMAYA DEVAM EDEBİLİRİZ’

Yüksekdağ, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu memleketin bir köşesinde kadınlar gözyaşı döküyorsa Hurşit Külter gibi 65 gündür evladını arayıp bulamıyorsa, eğer memleketin bir köşesinde kadınlar yıkılmış virana dönmüş evlerini yeniden inşa etmeye çalışıyorsa, ortada çok büyük bir darbe var demektir. Bu darbe insanlığa karşı darbedir, bu darbe kadınlara karşı bir darbedir.

İşte bugün diyoruz ki; hiçbir darbe olmasın insanlığa karşı, siyasete karşı darbe olmasın, kadınların, insanların yaşam haklarına darbe olmasın, bu memleket hepimize yeter. Eşit bir şekilde özgürlüklerimizle bu topraklarda yaşamaya devam edebiliriz. Eğer başaramazsak, şerden ve beladan kimse kurtulamaz.”

Minbiç’te DAİŞ çetelerine karşı direnen kadınları selamlayan Yüksekdağ, “Eylem Ataş’a ve O’nun gibi direnen cesur ve özgür kadınlara bin selam olsun. Nerede olursak olalım, darbecilerin, erkek egemen sistemin, darbeyle, savaşla OHAL’le, baskıyla, işkenceyle aramıza koymaya çalıştıkları sınırları tanımayacağız. Sınırsız ve özgürlük bilinciyle direnen kadınlar kazanacak. Darbeye karşı direnen halklarımız kazanacak bunun inancıyla sizleri yeniden selamlıyorum. Yolunuz yolumuz olsun” diye belirtti. (ETHA)

Demirtaş: Darbeye de diktaya da karşıyız

HDK Eş Sözcüsü Koçyiğit: Ayrımcılık yapmadığınızda barış gelecek

Kadıköy’de ‘Darbelere karşı özgürlüklerimizi savunuyoruz’ buluşması

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir