Demirtaş: İmralı’da Öcalan’ı değil barışı rehin tutuyorsunuz

Van’da “Darbeye hayır demokrasi hemen şimdi” mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hükümete seslendi: “Siz İmralı’da Öcalan’ı değil, barışı rehin tutuyorsunuz.” Kürt halkının sadece hakkı olanı istediğini belirten Demirtaş, “Şimdi paralelden topladıkları generallerin haline bakıp HDP’yi de böyle ezeriz diyorlar. Biz demir leblebiyiz, demir. Çiğnediğinizde dişleriniz dökülür. Aklınızı başınıza alın gelin şu barış çağrılarına cevap verin” dedi.

hdp-van-miting-5

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, katıldığı Van mitinginde PKK lideri Öcalan’a dönük tecrit nedeniyle AKP Hükümeti’ni uyardı. “Parlamentoyu bombalayan İmralı’da neler yapar” diyerek darbecilerin, Öcalan’a da yönelmiş olabileceği konusundaki kaygılarını dile getiren Demirtaş, AKP’ye “Aile ve avukatlarının Sayın Öcalan’ın yanına gitmesi bir lütuf ya da rica değildir. Yasa var, kanun var. Kürt halkının liderinden haber alma hakkı vardır. Bunu böyle bilin. Halk her yerde Önderliği için direnişte olacak. Böyle hukuksuzluğu, böyle adaletsizliği biz de kabul etmeyiz” sözleriyle seslendi.

Van’da binlerin katıldığı “Darbeye hayır, demokrasi hemen” sloganıyla gerçekleştirilen mitingde DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in konuşmasının tamamlamasının ardından sahneye HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş çıktı.

Konuşmasına halkı selamlayarak başlayan Demirtaş, 15 Temmuz’daki darbe girişimi üzerinde durdu. Kürt halkının yönetime ve siyasete ağırlığını koyan askeri darbe ve cuntacılardan çok çektiğini belirten Demirtaş, “Bir darbenin hiçbir zaman bizleri kurtaracağına inanmadık. Çok şükür kendimize ve öz gücümüze inandık. Darbeci anlayışların peşinden koşmadık. 15 Temmuz akşamı sokağa çıkan savaş uçakları zannetmesinler ki darbeler sadece bunlarla gerçekleşir. Şu darbe girişiminden medet uman ve arkasındaki siyasi güç kimdir öğrenmek istiyoruz. Bu darbeciler başarılı olsaydı, kimi başkan yapacaktılar öğrenmek istiyoruz. Bunları biliyorlar ve söylemiyorlar. Acaba üst düzey AKP’liler için de olduğu için bizimle paylaşmıyorlar?” diye sordu.

‘Darbenin iyisi kötüsü olmaz’

Darbenin iyisi ve kötüsü olmadığını belirten Demirtaş, HDP’nin olarak ilkesel hareket ettiklerini ifade etti. Demirtaş, “Darbenin iyisi kötüsü yoktur. Darbeye karşı durmak ilkesel bir harekettir. Bizler darbeden medet ummadığımızı ilk saatlerde gösterdik. Darbeler şu veya bu şekilde toplumu ayrıştırmak ve bölmek için yapıldı. O gün bizler sokağa çıksaydık, iç savaş çıkacaktı. Bu ülkede herkesin huzuru ve güveni bütün halklar için önemlidir. Başbakan ve Cumhurbaşkanı artık darbe tehlikesi kalmadı diyorlar ya, bizler bu darbeyi yapanları merak ediyoruz? Bu üç parti anlaşmıyor olsalardı bu durumu tartışırlardı. Bu üç parti tek dil, tek ayak, tek ırk ile felsefe yürütüyor. Bu ülkede tek dil yoktur. Sen bu ülkede boğazın yırtılana kadar da bağırsan bu ülkede tek dil yoktur. Tek dil, faşizmdir. Hitler de seçim programında bu sloganı kullanmıştır. Şimdi Hitler faşizminin etrafı altında buluştular diye biz de mi buluşacağız” ifadelerini kullandı.

‘Bakanlar olimpiyatlarda birbirini eziyordu’

Konuşmasının devamında HDP olarak demokratik taleplerinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Demirtaş, şunları söyledi: “Bizlerle demokratik çerçevede ülkenin demokrasiye nasıl gireceğini konuşmak istiyorlarsa kapımız açık. Ama onun dışında konuşmayız. Bizler ilkelerimize bağlı kalmaya devam edeceğiz. Darbe, ‘adım adım geliyorum’ dedi. Yapılan hataları gördünüz. Şimdi de ‘Cemaat bizi kandırdı, Allah bizi affetsin’ diyorlar. Madem Allah affetsin diyeceksin o zaman bu kadar insan neden tutuklandı. O zaman cemaatin kandırdığı herkesi istifaya çağıralım. Hele bakanlara bir bakın. Türkçe olimpiyatlarında birbirlerini eziyorlardı. Fethullah Gülen’e övgüler yaydırıyorlardı. O kürsülerde bakanlar cennete ulaşmış gibi otuz iki dişini göstererek övgüler yağdırıyorlardı.”

‘Cemaat AKP sayesinde şehirlerde komite kurdu’

Cemaatin bütün şehirlerde faaliyet gösteren bir komitesi olduğunu dile getiren Demirtaş, hükümete şu sözlerle yüklendi: “Her şehirde aleni bir şekilde faaliyet yürüten Cemaat komitesi vardı. Bunları anlatırken üç yıl öncesinden bahsediyorum. İhale almak istediğinizde önce Cemaatin abisine danışılacaktı. 81 ilin tamamının valisini cemaat atadı. Vali yardımcılarının kontenjanları cemaate ayrılırdı. Emniyet müdürlerine cemaat referansı olmadan atanamazdı. Tayyip Erdoğan’ın desteği ile bunları yaptılar. Adalet Bakanı şimdi ne diyor; ‘Bunlar 40 yıldır bu darbeye hazırlanıyordu.’ Bunun geri kalan 10 yılını beraber hazırladınız. Bunun hesabını verin.”

Atalay’a seslendi

Demirtaş, 2009 yılında ‘KCK’ adı altında yapılan operasyonlarda 10 bin kişinin tutuklanmasını da hatırlattı. Demirtaş, AKP Van Milletvekili Beşir Atalay’a, “Biz bunları uyardığımızda, ‘Cemaat ne yapacağını bilir’ denilirdi. Van Milletvekili Beşir Atalay’ın o günlerdeki sözleriydi bunlar. Buyursun gelsin sözlerini çıkaralım ortaya” sözleriyle seslendi.

‘Türkiye’nin geleceği İmralı’da rehin’

Demirtaş, bu yöndeki sözlerine şöyle devam etti: “Ülkenin başına gelenler yüzünden neredeyse suçlu biz olduk. AKP’nin kalemşörleri utanmadan, sıkılmadan ‘HDP, paralel ile iş birliği yaptı’ diyor. Cevap vermeye değmez. Böyle namertlik ve adilik olamaz. Yıllardır cemaatin parası ile gazetecilik yapanlar, şimdi HDP’nin iş birliği yaptığını söylüyor. Dikkat edin cemaate en fazla kim küfür atıyorsa, gizli cemaatçidir. Bunlar kendilerini saklamaya çalışıyor. Madem kendine güvenmiyorsun tedirginsin o zaman çözüm sürecine sarılsaydın dört elle. Savaşı başlatmak yerine bugün ülkeyi barışa götürüp, tanklar ve toplar ile darbe yapanları siz yarattınız. Bunlara gösterdiğiniz saygının bin de birini gösterseydiniz Kürt barışı olacaktı. Ama yapmadılar, neden çünkü bunların zihniyetlerinde Kürt düşmanlığı var.”

‘Kürde düşen direnmektir’

Yıllardır meydanlarda barışı haykırdıklarını söyleyen Demirtaş, “Bizler şu meydanlarda defalarca bir defa değil, bin defa tekrarladık. Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de taş üstünde taş koymadıkları halde bizler yine çağrı yaptık. ‘Yaptığınız şey yanlıştır, gelip sizi bulur’ diyorduk. Darbe olacağını bilmiyorduk. Yüksekova’yı ev ev yıkan askerin senin kuyunu kazıyormuş. Biz uyarıyorduk bir yerde bir yanlışlık var. Biz dediğimiz de AKP vekilleri bize saldırıyordu. ‘Asker sivile kurşun sıkmaz ‘diyordu. Şimdi sizde biraz ahlak varsa Cizre’yi anlarsınız. Türk nasıl seçilmişine sahip çıkıp tank önünde duruyorsa Kütler de çıkar ve savunur kendini halkını. Sen bu halkı tank ve top ile tehdit edersen Kürde düşen direnmektir” dedi.

‘Kürt halkı önderi için sokakta olacak’

Parlamentoyu bombalayan darbecilerin PKK Lideri Öcalan’a da yöneldiğini belirten Demirtaş, şunları söyledi:

“Burayı bombalayan İmralı’da neler yapar. Sayın Öcalan ailesi ve avukatları ile görüştürülmüyor. Aile ve avukatlarının gitmesi bir lütuf ya da rica değildir. Yasa var, kanun var. Kürt halkının liderinden haber alma hakkı vardır. Bunu böyle bilin. Halk her yerde önderliği için direnişte olacak. Böyle hukuksuzluğu, böyle adaletsizliği biz de kabul etmeyiz. Darbecilerin İmralı’da suikast yapmak istediğini söyleyen Numan Kurtulmuş. Darbeciler iç savaş çıkarmaya çalışıyor demedin mi? Sayın Abdullah Öcalan bir halkın Önderi’dir. Halkımız Önderliği için sokaklarda olacaktır. Bizler candan geçmişiz. Allahtan başka korkumuz yok, halen anlamadınız mı? Akıllı olun ve bu ülkeyi beraber düzeltelim. Nefesimiz yetene kadar direneceğiz. Biz size bir kaç beden büyük geliriz. Bizi cemaatle falan karıştırmayın. Bizi gözü dönmüş paralel ve caniler ile karıştırmayın. Hakkımızı istiyoruz. Bizden çaldıklarınızı istiyoruz. Paralelden kopardıkları generallere bakıp HDP’yi bitirelim diyorlar. Biz demir leblebiyiz, demir. Çiğnediğinizde dişleriniz dökülür. aklınızı başınıza alın gelin şu barış çağrılarına cevap verin. Bu çağrılar çaresizliğimizden değil, bu çağrılar acizliğimizden değil, bu çağrılar korkaklığımızdan değil, erdemli oluşumuzdan, onurlu duruşumuzdandır. Bak on binler bu meydana toplanmış hem darbeye, hem diktaya karşı demokrasi ve özgürlük diyorsa bu bir nimettir nimet.”

Demirtaş’ın konuşmasını tamamlayıp miting alanından ayrılması sonrası, polis alanda bulunan halka polis gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Bu saldırıya karşı öz savunmaya geçen halk ile polisler arasında kısa süreli çatışma yaşandıktan sonra olaylar sona erdi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir