Fincancı: Darbeyle başa çıkmanın yolu demokrasidir

OHAL’le birlikte cezaevlerinde tutukluların aile, avukat görüşleri ve haberleşme haklarında yapılan kısıtlamaların kabul edilemez olduğunu belirten THİV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, hak ihlalleri ile ilgili iddiaları araştırmalarının dahi kısıtlamalar nedeniyle mümkün olmadığı bir ortam yaratıldığını söyledi. PKK Lideri Öcalan üzerindeki tecride de değinen Fincancı, hükümeti bu konuda duyarlı olmaya çağırdı.

Darbe girişimin ardından ilan edilen OHAL ve kanun hükmünde kararnameler ile insan hakları rafa kaldırıldı. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, OHAL’in ardından cezaevlerindeki duruma dikkat çekerek, OHAL’le birlikte gelen yasaklar nedeniyle cezaevlerinden haber alıp hak ihlallerini dahi raporlayamadıklarını söyledi.

‘Cezaevleri tamamen denetime kapatıldı’

Cezaevlerinden tutuklulara yönelik fiziki saldırı iddialarının geldiğini fakat OHAL sonrası bu iddiaları araştırabilecek olanakların dahi ortadan kaldırıldığını belirtti. Cezaevlerinde görüşlere getirilen kısıtlamalar, telefon görüşmelerinin seyrekleştirilmesi, avukat görüşmelerinin kısıtlanması gibi uygulamaların kabul edilemeyeceğini belirten Fincancı, bu durumun OHAL’den önce etkili ve bağımsız inceleme olanaklarının kısıtlı olduğu cezaevlerinin tamamen denetime kapatılması anlamına geldiğini söyledi.

Fincancı, şöyle devam etti: “Türkiye insan hakları kurumu adında bir kurum oluşturuldu ve böylece özgürlükten alıkonulanların yaşadığı mekanların bağımsız gözlemlerinin yapılabileceği söylenmişti. Ancak, Paris ilkelerine göre uygun olmadığını ifade etmiştik. Daha sonra bu lağvedildi ve Türkiye insan hakları eşitlik kurumu olarak değiştirildi. Ama yeni atamalar yapılmadı. Ayrıca atamayla burasının doldurulması uygun değildi. Dolayısıyla ortada bir gözlem izleme mekanizması yok. OHAL ilanıyla birlikte bu izleme mekanizmasının olmaması kaygıları da birlikte getiriyor. Haber almanın tek yolu avukatlar, aileler ve dışarıya gönderilen mektuplardır. Ancak bu haktan yoksunlar. Aileleri, avukatlarıyla görüşemiyorlar. Sınırlamalar var.”

‘İmralı tecridine son verilmeli’

Darbe girişiminin ardından can güvenliğinden endişe edile PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde sürdürülen tecride ve görüşme taleplerinin reddedilmesine de değinen Fincancı, onarılmaz sorunlara yol açabilecek bu durum hakkında hükümetin duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Fincancı, “Bir siyasi yapının lideri olarak görülen bir kişi ile ilgili uygulamalar daha düzenli olmak zorunda. Burada ağırlaştırılmış bir tecrit özellikle Kürt kamuoyunda çok ciddi tepkilere yol açabilir. Onarılmaz sıkıntılara, çatışma ortamının yaratılmasına karşı hükümetin bu konuda çok daha duyarlı olması gerekir. Tecrit hiçbir konuda hiç kimse için kabul edilir bir durum değil. Tecrit daha ilk hayata geçirildiği dönemlerde tecridin sağlık açısında kötü olduğu ve tecridin işkence olduğunu söylemiştik” dedi.

Çare daha fazla demokrasi

Darbe girişimleriyle başa çıkabilmenin tek yolunun daha fazla demokratikleşme ve şeffaflaşma olduğunu vurgulayan Fincancı “Türkiye’de biz uzun zamandır insan hakları ihlalleri yoğunlaşarak hız kazandığını görüyoruz. Bunlar darbeye yol açacak süreçlerdir. İnsan hakları örgütleri olarak bir an önce demokratikleşme bir an önce barıştan yana tutum talep ediyoruz” diye konuştu. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir