OHAL ile bireyin psikolojinde tahakküm oluşturuluyor

Darbe girişimi ve ilan edilen OHAL’in bireyin psikolojisinde tahakküm oluşturulduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Psikiyatri Endam Köybaşı, son dönemde medya tarafından sıkça kamuoyuna yansıtılan görüntülerin de şiddetin meşrulaştırdığını söyledi.

Uzm. Dr. Psikiyatri Endam Köybaşı, darbe girişimi, ilan edilen OHAL ile sürekli olarak medya tarafından darbeci askerle yönelik işkence görüntüleri ve darbecilerin halkı tarama görüntülerinin ekranlarda kullanılmasının birey psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilediğini dile getirdi.

‘Geleceğin kalmadığı duygusunu oluşturuyor’

Askerlere uygulanan şiddet ve darbecilerin saldırı görüntülerin sürekli medya tarafından verilmesinin yaşamı tehdit eden görüntüler olduğunu vurgulayan Köybaşı, “İnsanlarda şok etkisi yarattı. Biz bu şok etkisinin insanın daha sonra hayatını etkilediğini bile biliyoruz. Sonrasında uzun vadede kalıcı etkilerinin olabileceğini bilebiliyoruz. Örneğin, o görüntüleri maruz kalmak hatta şahit kalmak bile tekrar o olay yaşanacakmış gibi korkuları beraberinde getirir. En önemlisi bir geleceğinin kalmadığı duygusunu oluşturuyor bu tür şok edici görüntüler” dedi.

OHAL ile tahakküm kuruluyor

OHAL’in bireyin psikolojinse bir tahakküm oluşturduğunu sözlerine ekleyen Köybaşı, “Birçok gerçeğin gizlenebileceğini yönelik hissiyatımız var. Örneğin, şuan düşman olarak ötekileştirilen, düşman olarak yargılanan, vatan haini olduğu ifade edilen kesimler bundan üç beş gün öncesine kadar bu ülkenin iktidar ortağıydı. Yani sizinle birlikte çalışan, sizin yönetici pozisyonunuzdaki insanlardı. Şimdi bunları hızlıca düşman ilan edip, nedenini bilemediğimiz bir biçimde yaratılmış olan saflaşma, bu saflaşma yönündeki baskılar elbette ki korku oluşturacaktır” diye konuştu.

‘Şiddet meşrulaştırılıyor’

Birilerinin adil yargılanma hakkının elinden alındığında, toplumun geri kalanlarına yönelik bir güvence yaratılamayacağını dile getiren Köybaşı, devamla şunları dile getirdi: “Şiddet görüntüsünün verilmesinin ötesinde şiddetin meşru olduğuna yönelik bize bir mesaj veriliyor. Biz bunun karşılığını bir muhabirin Fethullahçı olduğunu düşündüğü kişinin suratına tükürürken gördük. Toplumun vicdanı etkilenerek bir şiddet eğilimi yaratılıyor. Vatan hainleri mezarlığının kurulması da böyle bir şeydir.”

‘Güvenliğin tekrardan sağlanması gerekir’

Şiddetin körüklenmesiyle birlikte toplum psikolojisinde hak arayışı yerine bir güce tapınmayı beraberinde getirebileceğine dikkat çeken Köybaşı, “Faşizmin kitle tabanında, korkudan güce tapan insanlar, şuanda şiddetin tozu artığı oranda şiddetin karşısında bir hak arayışından çok kendini güçlüden yana konumlandırma gibi bir davranış kalıbına uymasını bekleyebiliriz. Şiddet uygulayan kişiden ancak böyle kurtulabileceğini düşünürsünüz. Bu bir yönünle şiddeti meşrulaştırırken diğer taraftan sizin etrafınızdaki güçsüzleri de ezmenizi beraberinde getiren bir davranış olacaktır” diye konuştu. Siyasal iktidarın bazı şeyleri düzeltmesi gerektiğini belirten Köybaşı, yapılması gereken en önemli düzenlemenin de güvenliğin tekrardan sağlanması olduğunu dile getirdi.

‘Çözüm üreterek kendimizi iyi hissedebiliriz’

Güvenlik arayışının biran önce tesis edilmesi, bu anlamda insanların yan yana gelip bunları konuşup, hak arama mücadelesinin içerisinde olmalarını öneren Köybaşı, şöyle devam etti: “Toplumumuzda bu farklı düşünülmekte. Bu tip işlere bulaşılırsa güvenliklerinin daha da kötüye gidebileceklerini, zulüm görebileceklerine yönelik algılar oluyor. İnsanlar bir araya gelerek, çözümü üreterek, birbirine benzer insanlarla tartışarak ancak kendilerini daha iyi hissedebilirler.”

‘Bir sürü psikolojisi hedefleniyor’

İktidarın bir sürü psikoloji yaratma hedefinde olabileceğinin altını çizen Köybaşı, şunları söyledi: “Her iktidar kitlelerin kendisine biat etmesini, alınan kararları sorgulamadan kanalize olmasını, onun göstermiş olduğu hedefler doğrultusunda hareket edilmesini ister. Böyle bir sürü psikolojini hedefler. Bunlardan elbette ki bir tanesi korku salmaktır. Buda toplumun üzerine salınan korkunun göstergesi olarak karşımıza çıkmış olabilir.”

‘Korku psikolojisi kaybetme korkusundan kaynaklı’

Hiçbir insanın kendini dışarıda hissetmemesi gereken ortamın sağlanması gerektiğini de belirten Köybaşı, “İktidar olmanın meşrutiyetinden değil, adalet gibi yargı sistemleri gibi olağan işleyişi içerisinde verilen haklarla bu işin sürdürülebileceğini düşünüyorum” dedi. İktidarın yarattığı korku psikolojisinin kaybetme korkusundan kaynaklı olduğunu da sözlerine ekleyen Köybaşı, son olarak şunları söyledi: “Hem kaybetmemek hem de kazanmak için bunlar olabilir. Sürekli ittifakların değiştiği, cumhurbaşkanının pozisyonunun tartışıldığı bir dönemde bir meşrutiyet arayışı olduğu hatta başkanlık girişimin zorlandığının farkındayız. Bu tutunmada olabilir yaymada olabilir. Her ikisi de korkuyu artırmanın birer gerekçesi olarak karşımıza çıkabilir.” (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir