SGDF’den teşekkür ve ortak mücadele çağrısı: Beraber adalet istedik faşizmi de beraber yeneceğiz

SGDF, Suruç katliamından, “Suruç için adalet, herkes için adalet” kampanyasına kadar, bugüne kadar destek veren, yanlarında olan herkese teşekkürlerini iletti, dayanışmanın, yaraların hızlıca iyileşmesinde büyük payı olduğunu vurguladı. Gençliğin, faşizme karşı birleşik mücadelede önemli deneyim kazandığını, umut olduğunu belirten SGDF, daha zorlu ve çetin mücadele günlerinden geçildiğine işaret ederek, “Beraber adalet istedik, faşizmi de beraber yeneceğiz” dedi.

suruc-anma-istanbul

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), “Suruç için adalet, herkes için adalet” şiarıyla yürütülen kampanyasına destek veren, katılan, desteğini sunan herkese teşekkür etti. ‘Suruç için Adalet’ kampanyasında yakalanan birliktelikle önümüzdeki zorlu süreçte mücadeleyi ortaklaştırma çağrısı yapılan SGDF açıklamasında;   “Suruç İçin Adalet, Herkes İçin Adalet” kampanyasını nasıl beraber yürüttüysek, şimdi de “Beraber Adalet İstedik, Faşizmi’de Beraber Yeneceğiz” denildi.

Açıklamanın tam metni;

Beraber Adalet İstedik, Faşizmi de Beraber Yenececeğiz

sgdf-logo

SGDF olarak, “Beraber savunduk beraber inşa ediyoruz” diyerek, çıktığımız düş yolculuğunda, Kobane’ye ellerimizi uzatmak ve bu görkemli direniş şehrine dokunmak isterken Suruç’ta 33 yoldaşmızı ölümsüzlüğe uğurladık. Gezi’den Kobane’ye, Ali İsmail’den Arin’e, Berkin’den Paramaz’a köprü olmak için çıktığımız bu yolculukta AKP-IŞİD işbirliği ile katledildik.

Bu katliam, Saray ve AKP’nin halklara karşı ilan ettiği topyekun savaşın da başlangıcı oldu.

Suruç’tan bugüne 10 Ekim’de Ankara’da, Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de ve daha bir çok yerde, Saray, halkların kanı ve canı üzerine kendi iktidarını zor yoluyla tesis etmeye çalışıyor. Tüm bunların yanında ise hemen her gün gerçekleşen siyasi soykırım operasyonlarıyla Saray karşısında direnenlerin sesi susturulmaya çalışılıyor.

İşte bizler böylesi yoğunlaştırılmış koyu bir Saray faşizminin kuşatmasında, başta gençlik örgütleri olmak üzere bütün yoldaş kurum ve örgütlerle Suruç katliamı’nın birinci yılını karşılamış bulunduk. Suruç İçin Adalet, Herkes İçin Adalet diyerek, bütün adalet arayışçılarının sesi, yıllardır meydanlarda, sokaklarda adalet mücadelesi verenlerin soluğu olmaya çalıştık. Kanla yıkanmış olan bu coğrafyada , bu kan denizinin ufkundakiler için adaleti haykırdık. Ve tabi ki Saray savaşının başlangıcı olan Suruç Katliamı’nın yıl dönümünü ; sokakları, meydanları, üniversiteleri Saray’a ve AKP’ye teslim etmeyerek, “katillerden hesabı gençlik sorcak” diyerek mücadele içerisinde karşıladık.

Şunu özellikle belirtmek isteriz ki başta gençlik örgütleri olmak üzere, “Suruç İçin Adalet, Herkes İçin Adalet” kampanyasına omuz veren bütün kişilerin, kurumların, özgür basın çalışanlarının, sendikaların, siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin gösterdiği yüksek dayanışma ve mücadele ortaklığı bizler için oldukça değerli ve anlamlıdır. Suruç Katliamı’nı yaşadığımız ilk günden bugüne gösterilen yoldaşlık,unutulmayacak düzeydedir. Başta SGDF olmak üzere, Suruç gazilerinin ve Suruç Aileleri’ nin yaralarının hızlıca iyileşmesinde, gösterilen bu dayanışmanın, oldukça önemli bir payı vardır.

Ayrıca gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki Suruç Şehitleri, ve onların anılarını gerçekleştirme mücadelesi farklı kulvarlardan ama aynı hedefe yürümek isteyen gençlik örgütleri arasında daha büyük bir mücadele ortaklığı yaratmıştır. Gençlik örgütleri arasındaki devrimci dayanışma ve devrimci ortaklık daha fazla gelişmiştir. Gençlik, halkların özlemi olan faşizme karşı birleşik mücadele küçük ama önemli bir deneyim yakalamış bir anlamda umut ışığı yakmıştır.

Ve belki de herşeyden önemlisi faşizme karşı ortak ve birlikte mücadele etmenin hiç olmadığı kadar önemli ve güncel bir sorun olduğu bu zaman diliminde, birlikte yürüttüğümüz adalet mücadelesi daha büyük mücadelelerin başlangıç noktası olabilecektir.

Unutmadan söylemek gerekir ki bu adalet mücadelesinde Suruç Şehit Ailelerine, Suruç Yaralı ve Tanıklarına, Cumartesi Annelerine, Hurşit Külter’in ailesine, Mehmet Tunç’un ailesine, Soma’lı ve diğer işçi ailelere, yaşam mücadelesi veren LGBTİ’lere, Gezi ve Gazi Ayaklanması ailerine, 10 Ekim Ankara ailelerine, Özgür Basın şehitlerinin ailelerine, Sivas ve Roboski ailelerine, Tahir Elçi ve Hrant Dik ailesine ve adını sayadığımız nice adalet arayışçısına mücadele yoldaşımız oldukları için teşekkür ediyoruz.

Şimdi faşizme karşı daha zorlu ve daha çetin mücadele günlerinden geçiyoruz. Bastırılan darbe girişimi, ardından Saray diktatörlüğünün OHAL ilanı ve sokakarda artan faşist saldırganlık, bizleri daha büyük mücadelelerin beklediğini gösteriyor. Ya Saray faşizmine teslim olacağız, ya da özgürlük için direneceğiz. Önümüzde başka bir yol gözükmüyor.

Bizler, nasıl ki Suruç Katliamı’nın ardından tek ses olarak “katillerden hesabı gençlik soracak” dediysek, nasıl ki “beraber dövüşenler mutlaka beraber hesap soracaklardır” dediysek şimdi de Saray faşizminin artan saldırganlığı karşısında aynı ruh ve kararlılıkla mücadele etmemiz gerektiğini biliyoruz.

Bir kez daha Suruç İçin Adalet, Herkes İçin Adalet kampanyasında, yürüttüğümüz ortak mücadele için tüm dost ve yoldaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bizler Suruç’a giderken “Beraber Savunduk Beraber İnşa Ediyoruz” demiştik.

O halde şimdi “Beraber Adalet İstedik, Faşizmi’de Beraber Yeneceğiz” diyoruz.

SOSYALİST GENÇLİK DERNEKLERİ FEDERASYONU

SGDF-tesekkur-beraber




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir