Minbic’da teslim olan DAİŞ’çi M.N.E.F: Türkiye petrol aldı cephane verdi

Minbic’ta teslim olan DAİŞ üyesi M.N.E.F. itiraflarda bulunarak örgüt ile Türkiye ilişkilerini tek tek anlattı. DAİŞ itirafçısı, Raqqa’dan İskenderun, Batman ve Mersin’e yüz binlerce varil petrol taşındığını, 5 ayda Karkamış’tan 320 TIR dolusu cephane aldıklarını, aynı sınırdan bir ayda 450 yabancı örgüt üyesi aktarıldığını ve Riha ile Dilok’ta öldürülen 4 gazetecinin DAİŞ Türkiye ilişkilerine dair belge edindikleri için Türk yetililerin isteği üzerine DAİŞ tarafından öldürüldüğünü anlattı.

Minbic Askeri Meclisi’nin 1 Haziran’da başlattığı “Şehit Komutan Faysal Ebu Leyla” hamlesi El Sirîpê Mahallesi’ndeki birkaç resmi kurum binalarında sıkışan örgüt üyelerine karşı düzenlenen operasyonlar ile sürüyor. Süren operasyonlarda çok sayıda DAİŞ’li yakalanırken, teslim olan M.N.E.F isimli örgüt itirafçısı, Türkiye ile DAIŞ ilişkilerini deşifre etti. Ajansımıza konuşan M.N.E.F, Türkiye’nin Rojava halkının kazanımlarına yönelik tahammülsüzlüğün anlattı.

DAİŞ Petrolü Türkiye’ye

3 yıldır DAIŞ militanı olduğunu ve birçok alanda çalıştığını anlatan Halepli M.N.E.F, 8 ay önce Rakka’daki en büyük akaryakıt rafinerisinde görev aldığını söyledi. Rafineride işletilen yakıtın dağıtıldığı idare bölümünde görev aldığını söyleyen DAİŞ’çi, şu bilgileri verdi: “O süreçte bu rafineriye gelen çok sayıda özel tanker ve TIR gelip yüklenip gidiyordu. Bu tanker ve TIR’lar yakıtı Türkiye’nin Mersin, İskenderun ve Batman kentlerine götürüyordu. En az 850 bin varil yakıt bu araçlarla götürüldü. Bunun daha öncesinde de yüz binlerce varil yakıtın götürüldüğü anlatılıyordu.”

Şoförlerden 35’i öldürüldü

Rafinerideki işinin 5’inci ayında tanker ve TIR şoförlerinden 35’inin DAIŞ üyesi ve Türk kuryeleri olduğu belirtilen kişiler tarafından öldürüldüklerini ileri süren M.N.E.F, şunları anlattı: “Bu şoförler yaptıkları işin ücretinin yarısını peşin yarısını da sonra alıyorlardı. Her şoför iş başına 4-5 bin dolar alıyordu. Ancak son aylarda Suudi Arabistan ve Türkiye’den gelmesi gereken paralar ulaşmayınca DAIŞ para konusunda sıkıntı yaşadı. Şoförler bu durumu bildikleri için paralarının diğer yarısını istemeye başladılar. DAIŞ de bunu fırsat olarak gördü ve değişik milletlerden olan bu şoförlerden 35’ini Türk kuryeleri ile birlikte öldürdü. Bu şoförlerden bir kaçı da sanırım Türkiye’ye kaçtılar ve oralı olduğunu düşünüyorum.”

‘Cephanelik Cerablus ve Bab’a gönderildi’

Türkiye’nin DAIŞ’e Cephanelik ve lojistik desteği ile ilgili de çarpıcı bilgiler veren örgüt üyesi M.N.E.F, son 5 ay içinde Karkamış’tan 320 TIR cephane ve askeri lojistiğin Sultan Murat Tugayı ve muhalifler üzerinden Cerablus ve Bab kentlerindeki DAIŞ’e gönderildiği itiraf etti. M.N.E.F, anlatımlarını şöyle sürdürdü: “TIR’larla yapılan bu cephane ve lojistik desteği, 15 Temmuz Türkiye’deki darbe gecesi ve sonrasında 3 gün daha devam etti. Hatta darbe gecesi Karkamış’tan 100 TIR Cerablus’a geçti. Sınırdan geçişler ise bir Türk subayı ve bir DAIŞ çete emiri tarafından yapılıyor. Bu Türk subayı Ahmed Enci Cabi olarak biliniyor. Annesinin ismi Xanim, babasının isminin de Abdullah olduğunu hatırlıyorum. Aslen Pirsûslu (Suruç) ama ailesi uzun zamandır Nizip’te yaşıyor. Kendisi de uzun zamandır sınır hatlarında özel görevlendirilmiş bir subaydır. Onunla birlikte sınır geçişlerini yapan çete emirinin ismi de Omer Weqas’tır. Bu da Cerablus’un 8 kilometre batısında bulunan Karakoy köyündendir. Bu subayla birlikte özel eğitilmiş bir grup sivil insan çalışıyor. Omer Weqas ile subay bu kişilerden söz ederlerken ‘Amir’, ‘Müdür’, ‘Dayı’, ‘Büyük Amca’ şeklinde isimlendirmiştiler. Bilmiyorum belki de bu isimleri sadece biri için, belki de her biri için bu şekilde farklı koymuşlardı.” M.N.E.F., ismini andığı çetebaşı ile subayın birlikte çekilmiş fotoğrafı ile askerin sınırda nöbet tuttuğu zırhlı araçtaki fotoğrafını ajansımızla paylaştı.

‘Bir ay içinde 450 çete sınırdan geçirildi’

DAİŞ itirafçısı M.N.E.F, Türkiye’den Kuzey Suriye sınırlarına geçirilen çete üyeleri ile ilgili de şu bilgileri verdi: “Yine bu kişilerin yabancı çete üyelerini Karkamış’tan Cerablus’a geçirdikleri bilgisini aldım. Bazen Karkamış Sınır Kapısı’ndan, bazen de Urfa’nın Birecik ilçesine bağlı Ziyaret köyünden Cerablus’a geçiriyorlardı. Yani şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bunlar sadece bir ay içinde 450 yabancı DAIŞ üyesini sınırdan geçirdiler. Bunlardan Türk yetkililerin bilgisi vardır. Hiçbir yetkili bundan bilgim yoktur diyemez sanırım.”

Türkiye DAİŞ asker görüntülerinden rahatsız olmuş

M.N.E.F, günümüze kadar DAİŞ Türkiye ilişkisine dair ortaya çıkan tüm belge ve iddiaların gerçek olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “Özelikle Kobanê sürecinde ortaya çıkan görüntüler gerçeği yansıtıyor. Bu görüntülere ilişkin her iki tarafında yetkilileri DAİŞ militanlarını uyardı ve bu tarzda görüntü vermemelerini istedi. Çünkü toplum nezdinde zor durumda kaldıklarını söylediler.”

Gazetecileri MİT istedi DAİŞ katletti

Türkiye’nin uyarıları üzerine DAİŞ çetelerinin daha dikkatli davrandıklarını, ancak yinede bazı belgelerin Riha ve Dilok’taki bazı gazetecilerin eline düştüğünü kaydeden M.N.E.F, “Kilis, Karkamış ve Suruç’tan çekilmiş görüntüler ve bazı belgeler bu gazetecilerin eline geçmişti. Türk yetkililerin uyarı ve istihbaratı ile Urfa ve Antep’te öldürüldüler. Bu gazeteciler Türk yetkililerin talebi doğrultusunda DAİŞ sempatizanı bir grup tarafından öldürüldü. Gazetecilerin ellerindekiler görüntümü yoksa belgemiydi tam bilemiyorum” diyerek Riha’da 31 Ekim 2015 tarihinde katledilen “Ayn Vatan” gazetesinin yazı işleri müdürü İbrahim Abdulkadir ile muhabiri Firaz Hamadi ile Dilok’ta 27 Aralık 2015 tarihinde DAİŞ’in yaptığı katliamları belgesel film yapan ve son olarak MİT DAİŞ ilişkisini belgeleme hazırlığında olduğu iddia edilen Suriyeli 37 yaşındaki gazeteci Naji El Jerf ile 10 Nisan 2016 tarihinde katledilen Mohammad Zahar Alshurgat cinayetlerine dikkat çekti. (Erdoğan ALTAN – DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir