HDP Gezi direnişindeki polis şiddetinin araştırılmasını istedi

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Gezi’de başlayan ve tüm ülkeye yayılan Haziran ayaklanmasında direnişçilere uygulanan polis şiddetinin araştırılmasını istedi. Dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun rolünü hatırlatan Baluken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Polisimiz kahramanlık destanı yazdı” sözleriyle yaşananlara arka çıktığını belirtti, Meclis Araştırması yürütülmesini talep etti.

gezi-erdogan-polis-2

Halkların Demokratik Partisi Grup Başkanvekili İdris Baluken, Gezi direnişinde uygulanan polis şiddetini Meclis gündemine getirdi. Dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun Gezi direnişi ve sonrasındaki barışçıl eylemleri polis şiddetiyle bastırmasındaki rolü hatırlatan Baluken, Meclis Araştırması açılmasını istedi.

Gezi direnişi ve sonrasında yaşanan barışçıl eylemlere yoğun polis müdahalesi yaşandığını hatırlatan Baluken, polisler hakkında ciddi bir soruşturma yürütülmediğini ve cezasızlık politikasının yürütüldüğünü kaydetti. Gezi direnişi sürecinde Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Mustafa Sarı, İrfan Tuna, Selim Önder, Zeynep Eryaşar, Medeni Yıldırım, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Serdar Kadakal ve Berkin Elvan yaşamını yitirdiği, 8.000 kişi yaralandığı, 4.900 kişinin gözaltına alındığı bilgisini aktaran Baluken, yaşananlardan dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun rolünü hatırlattı.

Mutlu’nun Cemaat operasyonu sonrasında tutuklandığını kaydeden Baluken şunları belirtti: “Yaptığı açıklama ve uygulamalar ile polis şiddetini yükselten Mutlu Gezi Direnişi sonrası ortaya çıkan ağır tablonun en önde gelen sorumlularından biridir. Yine Emniyet kurumu içinde tutuklanan polisler ve paralel devlet ile ilişkisinden dolayı tutuklanan Mutlu’nun bu uygulamalarına AKP Hükümetinin sahip çıktığı, onunla ortak hareket ettiği ve hatta bu uygulamaları yönettiği o dönem başta Erdoğan olmak üzere hükümet sözcülerinin yaptıkları açıklamalardan açıkça anlaşılmaktadır.”

O dönemde “polisimiz destan yazdı” sözleriyle polisin şiddetine ve Mutlu’ya arkan çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe girişiminin hemen ardından Topçu Kışlası projesini gündeme getirmesinin düşündürücü olduğuna dikkat çeken Baluken, “Darbeci diye gözaltına alınan dönemin idari ve mülki amirlerinin tavrına paraleldir. Darbe sonrası iktidar kanadından yapılan açıklamalarda Gezi Direnişinin paralel devlet yapılanması ile ilişkilendirilerek bağlamından koparılmaya çalışıldığı da izlenmektedir. Dolayısıyla sorunlu olan insanların kendilerini ifade ediş biçimleri değil Gezi Direnişi esnasında ve sonrasında yaşanan polis şiddeti, tahammülsüz siyasi yaklaşımlar ve yürütülen ciddiyetsiz soruşturmalardır. Darbe girişimi sonrasında yaşananlar nedeniyle Türkiye tarihinde bir kırılma yaratan Gezi Direnişinde yaşanan olayların yeniden araştırılmasını ve sorumluların açığa çıkartılmasını elzem hale getirmiştir. Bu amaçla Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyonun kurulması ve kamuoyunun aydınlatılması gerekmektedir” diye belirtti.

Baluken, “Gezi sürecinde yaşanan olayların siyasi iktidar ile birlikte sorumlusu olan paralel devlet yapılanmasının darbe girişimi sonrası tutuklanmış olması Türkiye tarihinde bir kırılma yaratan Gezi Direnişinde yaşanan olayların yeniden araştırılmasını ve sorumluların açığa çıkartılmasını elzem hale getirmiştir. Bu amaçla Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir komisyonun kurulması ve kamuoyunun aydınlatılması” talebinde bulundu. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir